Vlkolinec Köyü: UNESCO Mirası Artışı ve Yerel Halkın Sessiz Çelişkisi
Vlkolinec köyü, ahşap mimarinin nadir korunmuş örneklerinden biri olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Yıllar içinde gelen ziyaretçiler, köyün 1770 yapımı çan kulesiyle birlikte geleneksel konutlarıyla karşılaşıyor; bu durum köyün ekonomik hareketliliğini artırsa da bazı sakinler için yaşam kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor.
Yıllık ziyaretçi sayısı yaklaşık olarak 100 bine yaklaşan Vlkolinec’te, turizmin sunduğu avantajlar ile mahalle mahremiyetinin zorlandığı duygusu arasında bir gerilim söz konusu. Köyden Anton Sabucha, UNESCO’nun listeden çıkarılması halinde yaşam kalitesinin artacağını ifade ederek, bu endişeyi açıkça dile getiriyor.
Bununla birlikte, bölgesel turizm merkezi Visit Liptov’un yöneticisi Katarina Sarafínova, köylülerin çoğunluğunun UNESCO statüsünü desteklediğini belirtiyor. Sarafínova’ya göre liste, ahşap mimariyi koruma atılımlarına güç kattı ve kamu ile özel mülkiyetler ile kiliseleri kapsayan kültürel miras yapılarını restore etti. Hibe destekleriyle yeni sergiler açıldı, UNESCO Evi ve bir turizm danışma merkezi kuruldu; bu mekânlar geleneksel yaşamı ziyaretçilere aktarırken tesislerin verimli işlemesini sağladı.
Ruzomberok ile Vlkolinec arasındaki iş birliği, yerel yönetimin ev sahiplerine bakım desteği sunmasına ve turizmin yükünü hafifletmek amacıyla vergi indirimi uygulamasına olanak tanıdı. 2022–2031 dönemi için hazırlanan yönetim planı, altyapı eksikliklerini gidermeyi, ulusal kültür mirasının restorasyonunu ve geleneksel halk mimarisinin korunmasını hedefliyor. Ayrıca bölgede bir alan yöneticisi atanması planlanıyor; sorunlar Vlkolinec Çalışma Grubu aracılığıyla ele alınacak.
UNESCO’nun şimdiye kadar dünya mirası listesinden çıkardığı üç alan da, yerel halkın taleplerinden çok, bölgedeki yeni yapılaşma baskıları nedeniyle belirlendi. Dresden Elbe Vadisi örneğinde Waldschlösschen Köprüsü’nün inşası, bu kararın temel nedenlerinden biri olarak öne çıktı.