Yükselen Faizlerin İnşaat Sektörüne Etkileri ve Gelecek Beklentileri

Yükselen Faizler ve İnşaat Sektörü Üzerindeki Etkileri

Yükselen faiz oranları, inşaat maliyetlerindeki artış ve ev fiyatlarının ulaştığı yüksek seviyeler, vatandaşların alım gücünü hızla eritmekte. Bu durum, hem konut sahipliği oranını düşürmekte hem de inşaat şirketlerinin 2024 yılı için yeni projelerde frene basmasına neden olmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri de bu durumu açıkça ortaya koyuyor. 2024’ün son çeyreğinde belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısında %16.7 oranında bir azalma gözlemlendi.

“Herkes Etiler’de Oturmuyor”

İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, “Yatırım iştahımız kalmadı” diyerek sektördeki mevcut durumu özetliyor. Keçeli, “Son iki yılda şirketler ciddi anlamda para kazanamadı. İstanbul'da ihtiyaç duyulan bölgelerde konut üretimi yok, ancak olmayan yerlerde fazlasıyla mevcut. Herkes Etiler’de, Suadiye’de yaşamıyor; Gebze ve Hadımköy gibi bölgelerde de konut ihtiyacı var. Artık ‘Nerede ev yaparsam satarım’ dönemi sona erdi. Talep nerede yoğun, doğru lokasyon neresi ve hangi fiyatlar uygun gibi verilere dayalı üretim yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Keçeli, “Yılın son çeyreğinden umutluyuz” ifadesini de ekleyerek, “Eylül 2025 itibarıyla faizlerin düşmesiyle sektör yeniden canlanacak” dedi. Ayrıca, “Dar gelirlinin konut ihtiyacı her zamankinden daha fazla” diyerek, bu kesime yönelik konut üretmenin devletin öncelikli görevi olduğunu vurguladı. “Kampanyalar artırılmalı” tavsiyesinde bulundu.

Kampanyalar ve Alternatif Modeller

“Konutta kooperatif modeli ön plana çıkabilir” diyen Keçeli, inşaat maliyetlerinin yaklaşık yarısını arsa maliyetlerinin oluşturduğunu belirtti. Kamu ve özel sektör iş birliğinin bu noktada önemli olduğunu ifade eden Keçeli, “Bu kapsamda firmaların her yıl üretimlerinin %20’si kadar sosyal konut üretmesi gibi bir yol izlenebilir” dedi.

Ayrıca, konut projelerinde lokasyonlara göre ahşap ve yatay yapılar gibi alternatif modellerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Kira artışlarında, kent merkezlerindeki üniversitelerin de etkisi var. Bu durum kiraları olumsuz etkiliyor. Emekli veya asgari ücretle geçinen birinin İstanbul’daki kiraları karşılaması mümkün mü? Onlara yönelik konut projeleri geliştirilmesi şart” diye ekledi. Keçeli, konut satışlarının artışının kiralardaki artışı da engelleyebileceğini belirtti.

Yatırımcıyı Mevduata Kaptırdık

Engin Keçeli, “Yatırımcıları kaybettik” ifadeleriyle sektördeki zorlukları dile getirdi. “Bankalardaki yüksek mevduat faizleri, gayrimenkulü yatırım aracı olarak geri plana itiyor. Markalı konut üretenler ve üst gelir grubuna hitap edenlerin rakibi, bankalardaki mevduat faizleri haline geldi. Türk halkı, yatırımını genellikle altına ve konuta yaparken, şimdi banka mevduatlarına yöneliyor. Ancak, faizlerin düşmesiyle birlikte konut, insanlar için tekrar güvenli bir liman haline gelecektir” şeklinde konuştu.