DOLAR 44,1980 0.05%
EURO 50,9209 -0.01%
ALTIN 7.137,170,40
BITCOIN 33268273,85%
İstanbul
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
2025’te Dikkat Edilmesi Gereken Bulaşıcı Hastalıklar

2025’te Dikkat Edilmesi Gereken Bulaşıcı Hastalıklar

ABONE OL
14 Ocak 2025 00:12
2025’te Dikkat Edilmesi Gereken Bulaşıcı Hastalıklar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2025 yılı itibarıyla, dünya genelinde göz önünde bulundurulması gereken bulaşıcı hastalıklar arasında, tropikal vektörlerden kaynaklanan dang humması, chikungunya ve sıtma gibi hastalıklar dikkat çekmektedir. Biobiochile‘ye göre, bu hastalıklar özellikle Afrika ve Latin Amerika’da aktif olmaya devam ederken, iklim değişikliği ve küreselleşmenin etkisiyle Avrupa gibi daha önce bu hastalıklarla nadiren karşılaşan bölgelerde de ciddi tehditler oluşturabilir.

HMPV Metapnömovirüsü

HMPV (Metapnömovirüs) yayılımının hızlanması, dünya genelinde diğer bulaşıcı hastalıklarla ilgili endişeleri artırmaktadır. Bu süreçte, bakteri, virüs, mantar veya parazit gibi organizmaların neden olduğu hastalıkların, gıda tüketimi veya çevredeki organizmalara maruz kalma yoluyla insanlara bulaşma riski bulunmaktadır.

Kuş Gribi Alarmı

Kuş gribi, 2025 yılı itibarıyla mevcut bulaşıcı hastalıkların kapsamını incelemek amacıyla İspanyol Bulaşıcı Hastalıklar Derneği (SEIMC) üyesi mikrobiyolog María del Mar Tomás ile yapılan bir röportajda gündeme gelmiştir. Kuşları etkileyen ve şu anda memelilere ve insanlara yayılmaya başlayan kuş gribi, influenza A virüsünün insandan insana geçme olasılığı nedeniyle sağlık otoritelerini alarma geçirmiştir. Dr. Tomás, “2024’te kuş gribi ortaya çıktı. İlk olarak kümes hayvanlarında tespit edildi, ardından yabani kuşlara, deniz aslanları gibi memelilere ve şimdi de inekler gibi insana daha yakın olan hayvanlara yayıldı,” ifadelerini kullanmıştır. 1 Ocak 2003 ile 1 Kasım 2024 tarihleri arasında, Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) bildirilen toplam 939 kuş gribi A(H5N1) insan vakası arasında 464 ölüm kaydedilmiştir. Hastalık daha şiddetli semptomlara yol açsa da, genel enfeksiyon oranı şu an için düşük seviyelerde kalmaya devam etmektedir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

HIV, frengi ve bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılma korkusunun özellikle gençler ve ergenler arasında giderek azaldığı belirtilmektedir. A Coruña Üniversite Hastanesi’nde görevli bir mikrobiyolog, risk gruplarında yalnızca kronik hastalıklara veya doğurganlık kaybına neden olabilecek enfeksiyonların değil, aynı zamanda antibiyotiklere dirençli bakterilerin yayılmasının da ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etmektedir. Bu bakteriler, özellikle azınlık popülasyonlarında tekrarlayan enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle, önleme ve farkındalık kampanyalarının daha fazla önem kazandığını vurgulamaktadır. HIV’in antiretroviral tedaviler sayesinde artık kronik bir hastalık haline gelmesi, yeni nesiller ve hatta yaşlılar arasında bulaşma korkusunun azalmasına yol açmıştır. Ayrıca, HIV’i önlemeye yönelik tedbirlerin diğer cinsel hastalıkları engellemediği konusunda dikkat çekmekte ve bariyer doğum kontrol yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır.

Mpox Virüsü

Mpox, 2024 yılında yeniden ortaya çıkan bir enfeksiyon olup, virüsün yeni bir mutasyonundan kaynaklanmaktadır. Merkez üssü Demokratik Kongo Cumhuriyeti olan bu virüs için SEIMC sözcüsü, “Mpox’un Batı ülkelerinde bulaşma yalnızca cinsel yolla gerçekleşiyor. Bu nedenle, virüs mutasyona uğradıkça ve insanlara daha iyi adapte oldukça, buna karşı önlem almamız gerekiyor,” şeklinde açıklamada bulunmaktadır. Afrika’da ise, virüsün anneler ve çocuklar aracılığıyla diğer bulaşma yolları ile yayıldığına dikkat çekilmektedir. Virüsün mutasyona uğraması nedeniyle, aşı kampanyaları ve önleme tedbirlerinin büyük önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Tropikal Bulaşıcı Hastalıklar

Dang humması, chikungunya ve sıtma, Afrika ve Latin Amerika’da hâlâ aktif olan ve 2025 yılında farklı ülkelerde salgınlara yol açmaya devam edecek tropikal bulaşıcı hastalıklardır. İklim değişikliği ve küreselleşme, bu hastalıkların vektörleri olan sivrisineklerin, endemik bölgelerinin dışına çıkarak, Avrupa gibi daha önce bu hastalıklarla pek karşılaşmayan bölgelere ulaşmasına neden olabilir. Uzmanlar, kovucuların, sinekliklerin ve herbisitlerin kullanımı gibi önlemlerin yanı sıra, sivrisineklerin en yoğun olduğu bölgelerde ve saatlerde maruziyetten kaçınılması ve larva üremesini teşvik eden alanlardan uzak durulmasının büyük önem taşıdığını vurgulamaktadır. Ayrıca, uzmanlar, “Farklı aşıların önemli bir rolü vardır; bu, nüfus düzeyinde en etkili önleyici tedbirlerden biridir,” şeklinde eklemektedir.

En az 10 karakter gerekli