DOLAR 46,3313 0.05%
EURO 53,9820 0.31%
ALTIN 6.437,09-0,15
BITCOIN 3046924-0,37%
İstanbul
25°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Gazete Köşesi

Gazete Köşesi

16 Haziran 2026 Salı

Şengün Girişimcilik Stüdyosu Kamuoyuna Tanıtıldı

Şengün Girişimcilik Stüdyosu Kamuoyuna Tanıtıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Girişimcilik dünyasında iyi bir fikre sahip olmak artık tek başına yeterli görülmüyor. Yatırımcılar, iş ortakları ve müşteriler; girişimlerin yönetim yapısına, hukuki hazırlıklarına ve büyüme stratejilerine de dikkat ediyor.

Bu değişen tablo içinde Şengün & Partners Avukatlık Ortaklığı ile Şengün Stratejik Yönetim Hizmetleri A.Ş., Şengün Girişim Stüdyosu adıyla yeni bir yapılanmayı kamuoyuna duyurdu.

Yeni oluşum, girişimlerin fikir aşamasından yatırım görüşmelerine uzanan süreçte ihtiyaç duyabilecekleri hukuki ve stratejik çalışmalara odaklanacak. Şirket kuruluşları, kurumsal yapılanma, yatırım hazırlıkları ve iş geliştirme süreçleri stüdyonun çalışma alanları arasında yer alıyor.

Girişimcilik ekosisteminde son yıllarda dünya genelinde yaygınlaşan “venture studio” modelleri, girişimlere yalnızca danışmanlık değil, gelişim süreçlerinde daha yakın destek sunmayı hedefliyor. Şengün Girişim Stüdyosu da bu yaklaşımı hukuk ve stratejik yönetim ekseninde yorumlayarak faaliyet göstermeyi planlıyor.

Devamını Oku

Orta Doğu Krizi, Japonya’da Plastik Tedarik Zincirini ve Ambalaj Alışkanlıklarını Sarsıyor

Orta Doğu Krizi, Japonya’da Plastik Tedarik Zincirini ve Ambalaj Alışkanlıklarını Sarsıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Orta Doğu’da süren çatışmalar ve buna bağlı olarak artan nafta krizi, Japonya’da hizmet ve gıda sektörünü derinden etkiliyor. Orta Doğu petrolden elde edilen naftanın tedarikinde oluşan aksaklıklar, plastik poşetler, gıda kapları ve servis eldivenlerinde kıtlığa yol açtı. Ancak Japonya’da yıllık plastik tüketimi 8 milyon tonu aşıyor ve bunun yaklaşık üçte biri gıda sektörü tarafından kullanılıyor. Bu durum, fiyat artışları ve arz sıkıntılarıyla işletmelerin ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Bazı mağazalar, müşteriler kendi kaplarını veya poşetlerini getirdiklerinde özel indirimler veya hediyeler sunmaya başladı.

Plastik Üretiminde Büyük Düşüş JPCA’nın son verileri kriz boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Mart ayında polietilen üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %62 geriledi ve diğer plastik ürünlerin imalatında da benzer düşüşler görüldü. Hükümet ise bu krizin geçici olduğunu savunsa da uzmanlar durumun kalıcı bir kıtlık ihtimaline işaret ediyor. Haziran ayı boyunca durumun daha da ağırlaşabileceğine dair uyarılar artıyor ve anketler plastik krizinin halk için ana endişelerden biri haline geldiğini gösteriyor.

Ambalaj Kültürü ve Zorluklar Japonya’da plastik poşetler 2020’den beri ücretli hale getirildi; buna rağmen perakende kültürünün derinlikleri nedeniyle pek çok ürünü birden çok kat plastik ambalajla sarmalama alışkanlığı sürüyor. Kawasaki banliyösündeki ColekoVer süpermarketinin müdürü Takeshi Takanohira, artan maliyetler ve azalan stoklar nedeniyle personeline meyve ve sebzeleri tek tek poşetlememe talimatı verdiğini söylüyor. Bir sonraki durağa geçerken fırın işletmecisi Shisou Tanoshiri, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle baget ekmekleri için gereken plastik poşetlerin temininde sıkıntı yaşadıklarını ve stokların birkaç ay daha belirsiz olduğunu belirtiyor. Ayrıca gıda eldivenleri de bulmakta güçlük çekiliyor; hijyen konusundaki yüksek talepten dolayı halk yeniden kullanmaya sıcak bakmıyor.

Çöpler ve Yerel Çözümler Kofu’daki Hinode Delica, ambalaj kriziyle başa çıkmak için yeni bir yol geliştirdi: müşteriler kendi tabağını getirirse, bento menülerinin yanında ücretsiz ek ürünler sunuluyor. Kap tedarikçisinin haziran ayında fiyatları %30 artıracağını bildirmesiyle bu yaklaşım benimsenmiş durumda. Belediye çöplerinin sıkı ayrıştırılması ve belirli poşetlerle toplanması, stok kıtlığı nedeniyle zorlukla uygulanıyor. İnsanlar panikle çöp poşetlerine yönelince bazı belediyeler en fazla iki poşet satışına sınır koydu ve bazı alanlarda onaylı olmayan poşetlerle çöp atılmasına geçici izinler verildi.

Doğu Asya’da Kriz Yayılıyor Bu sorun sadece Japonya ile sınırlı değil. Petrol ve nafta ihtiyacı Doğu Asya’nın diğer büyük kentlerini de etkiliyor. Güney Kore başkenti Seul için belediye verileri, plastik çöp poşeti satışlarının Mart ayında beş katına çıktığını gösteriyor. Enerji ve Çevre Bakanı Kim Sung-whan ise halkı sakinleştirmeye çalışarak temel poşet arzında sorun olmayacağını belirtiyor. Tayvan ise yılda yaklaşık 9 milyar adet plastik poşet tüketiyor ve bu yılki plastik toptan satış fiyatları %40’a kadar yükseldi. Orta Doğu’dan alınan petrolün yaklaşık %70’ini kapsayan Tayvan hükümeti, stokçuları hedef alıp firma fiyatlamalarını yakından izliyor.

Devamını Oku

Doğal Dedektörler: Orman Yapraklarında Altın Taşıyan Mikrobiyal Senkronizasyon

Doğal Dedektörler: Orman Yapraklarında Altın Taşıyan Mikrobiyal Senkronizasyon
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağaçlar, köklerinden yukarıya doğru ilerleyen mineral yolculuğunda yalnız değildir. Avrupa ormanlarının emblematic ağacı olan Norveç ladini üzerinde yapılan çalışmalarda, yaprak dokularında saf altın nanoparçacıklarının varlığı tespit edildi; ancak bu maden doğrudan ağaç tarafından üretilmiyor, ağaçlarda yaşayan mikroskobik bir güç olan bakteri topluluğu tarafından taşınıyor. 138 yaprak örneği üzerinden yürütülen incelemelerde, endofit adı verilen mikroorganizmaların bitkiyle ortak yaşam sürmesi, altının köklerden yapraklara ulaşmasını sağlayan ana mekanizmayı oluşturdu. Bu süreçte bakteriler, yerin derinliklerinde çözünmüş halde bulunan altını köklerle emip taşıyor ve yaprak damarlarına ulaşmasını sağlıyorlar. Numuneler Kittila yakınlarındaki bir ormanlık alandan toplandı ve 23 ağaçtan 138 yaprak üzerinde ayrıntılı gözlemlerle incelendi; sonuçlar, dördünde doğrudan altın parçacıklarının bulunduğunu gösterdi.

Bakterilerin etrafında oluşan koruyucu tabaka, biyofilm adı verilen bu kalkan, yaprak dokusuna tutunmayı kolaylaştırırken aynı zamanda altını yoğunlaştırıyor. Böylece ağaçlar, yeraltı altın yataklarının yerini işaret eden canlı birer göstergeye dönüşüyorlar.
Yapraklardan Altın Çıkarılması pratik değil çünkü parçacıklar gözle görülemeyecek kadar küçüktür ve çıplak gözle fark edilmez. Bu nedenle ağaç kesimiyle altın üretimi mümkün değildir. Ancak bu keşif, madencilikte devrim yaratabilir; ekolojik bir bakışla madencilikte eski sondaj yöntemleri yerini doğal izleyicilere bırakabilir. Yapraklardan alınan numuneler analiz edildiğinde, yapraklarda bakteriyle taşınmış altın izi mevcutsa, tam olarak o ağaç çevresinde devasa rezervlerin varlığına işaret edebilir. Bu yaklaşım, ormanları korurken madenciliği planlamak için yenilikçi bir yol sunuyor: toprak kazmaktan ziyade ağaç yaprakları üzerinden biyolojik işaretler aramak.

Devamını Oku

Kölelik ve Şiddet Olayını İçeren Dava: Zeynep Ahmed ve Ailesi Hakkında Genişletilmiş Bilgilendirme

Kölelik ve Şiddet Olayını İçeren Dava: Zeynep Ahmed ve Ailesi Hakkında Genişletilmiş Bilgilendirme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Melbourne Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanan 31 yaşındaki Zeynep Ahmed, IŞİD üyesi olan kocasıyla birlikte 15 yaşındaki bir kızı köleleştirmek ve bu süreçte tecavüzleri defalarca gerçekleştirmekle suçlandı.

Olaylar zincirinde, Zeynep Ahmed ile tecavüzlere katıldığı iddia edilen baba Mohammed ve eşi Davut’un duruşmada öne çıkan bağlantıları dikkat çekti. Davut, Türkiye’ye hızlı bir şekilde kaçtı ve oradan Suriye’ye geçerek yeniden IŞİD saflarına katıldı. Mayıs ayı itibarıyla Avustralya’ya dönen kadın, havalimanında kölelik suçlamasıyla tutuklandı ve olayların bir parçası olarak Suriye’de yaşadığı dönemde babasının kendisine hatta bir köle kız satın aldığı belirtilen iddialar da mahkeme dosyasında yer aldı.

Köle Kızın Yaşamı ve İfadesi Duruşmada sunulan deliller, 2017 yılında Mohammed’in Suriye’deki aile evine 10 bin dolar ödeyerek genç bir kız satın aldığını gösterdi. Bu kız, evde kaldığı 16 ay boyunca baba ve Davut tarafından tecavüze uğradı; saçından sürüklenerek merdivenlerden aşağı itildiği ifadelerle ifadelere yansıdı. Kız, yaşadığı korkuyu polis ifadelerinde yüksek sesle bağırarak dile getirdi ve Zeynep Ahmed ile ailenin diğer fertlerinin evde neler yaşandığını bildiklerini belirtti. Rapora göre Zeynep Ahmed doğrudan fiziksel şiddet uygulamasa da sürekli olarak olumsuz davranışlarla kızın yanında olduğu kaydedildi.

İlerleyen dönemde süreçte kız birkaç kez daha farklı kişilere satıldı ve sonunda özgürlüğüne kavuştu. Bu süreç, mahkemenin en ciddi ithamlarını oluşturan ayrıntılar arasında yer aldı. Olayların aydınlatılmasıyla birlikte Avustralya yetkilileri, Davut Ahmed’in Türkiye’ye doğru hızla uçtuğunu ve oradan Suriye’ye kaçıp IŞİD’e tekrar katıldığını ifade etti.

İddialarda Yeni Detaylar Mahkeme sürecinde polis dedektifi Marc Clendenning, Ahmed ailesinin toplum güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayarak Zeynep’in kefaletle serbest bırakılmasına karşı çıktı. Dedektif, Zeynep’in IŞİD ideolojisinden özellikle kopmadığını ve örgüt çatısı altında yaşamayı gönüllü sürdürdüğünü öne sürdü. Ayrıca Zeynep Ahmed’ın ilk evliliğinden sonra iki ayrı IŞİD üyesiyle daha evlendiği ve şu an nerede bulunduğu bilinmeyen, Türkiye’den Suriye’ye kaçan bir IŞİD’li ile birlikte olduğu iddiaları da gündeme getirildi. Duruşmada, örgüt bünyesinde çalıştığı ve şiddeti teşvik ettiği belirtilen kadının kefalet talebinin nihai kararının ise ilerleyen günlerde verileceği ifade edildi.

Devamını Oku

Airbus A350-1000ULR ile Ultra-Long Range Testleri ve Sunrise Projesi Gündemde

Airbus A350-1000ULR ile Ultra-Long Range Testleri ve Sunrise Projesi Gündemde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fransa’nın Toulouse kentinden havalanan Airbus A350-1000ULR prototipi, ilk test uçuşunu başarıyla tamamladı. MSN 707 tescilli uçak, 41.000 feet yükseklikte yaklaşık 3 saat 43 dakika havada kaldıktan sonra iniş yaptı ve uçuş testlerini sürdürdü.

Propotipteki sertifikasyon süreci iki ay sürecek ve bu süreçte genel performans ile yeni yakıt sistemi mimarisi üzerinde çalışmalar gerçekleştirilecek. Gelecek aşamalarda ise kabin havalandırması, sıcaklık kontrolü ve soğutma sistemleri üzerinde iyileştirmeler yapılacak.

22 SAATİ BULMASI BEKLENİYOR Süper uzun menzil kapasitesi sunan bu model, fazladan 20.000 litre yakıt taşıyan ek bir yakıt tankı ile donatıldı. Airbus yetkilileri, bu değişiklikle uçuş menzilinin 1.800 kilometreden fazla uzatılacağını belirtiyorlar.

Şu anda dünyada en uzun ticari rota olarak bilinen Singapur-New York hattının yaklaşık 15.350 kilometre olduğu düşünülürse, bu yeni konfigürasyonla Sidney-Londra arasındaki uçuşun 18.500 kilometreye ulaşması ve yolculuk süresinin 22 saate kadar çıkması bekleniyor.

Qantas, Sunrise Projesi kapsamında bu uçak için 12 adet sipariş verdi ve ilk uçağın Nisan 2027’de teslim edilmesi planlanıyor. Yolcular için yaklaşık 300 koltuk kapasitesinde tasarlanan uçakta wellness alanı ve Wi‑Fi erişimi de bulunacak.

KABİN GÖREVLİSİNDEN KOLTUK DEĞİŞTİRME UYARISI Ayrıca sosyal medya paylaşımları üzerinden havayolu prosedürleri hakkında değerlendirme yapan bir kabin görevlisi, koltuk değiştirme işlemlerinin teknik denge açısından sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti. Yolcuların bilet alım veya kapı çıkışında koltuk tercihini yapmasının, uçak içi yerleşimin dengesiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan görevli, izinsiz değişikliklerin denge hesaplarını etkileyebileceğini ifade etti.

Devamını Oku