Çocukluk çağı obezitesi konusunda yeni veriler, artık yetersiz beslenme nedeniyle normal kilonun altında olan çocuk sayısını geride bırakacak şekilde büyüyor. Dünya Obezite Federasyonu’nun 2026 Atlası, dünya genelinde 180’den fazla ülkede çocuklarda fazla kilo ve obezite oranlarının yükseldiğini ve artışın özellikle düşük ve orta gelirli bölgelerde daha belirgin olduğunu gösteriyor. 2025 yılında 5-19 yaş grubunda 177 milyon çocuk obeziteyle mücadele ederken, 2040’ta bu rakamın 228 milyona ulaşması bekleniyor ve küresel obezite oranı %8,7’den %11,9’a çıkacak.

Raporun öne çıkan bir detayı, kırılma noktası olarak yaşanan beslenme trendlerindeki değişimlerdir: 2027’den önce çocuk obezitesinin, yetersiz beslenme nedeniyle normalin altında kiloya sahip çocuk sayısını aşması öngörülüyor. Simon Barquera ve Johanna Ralston, artan obezite yükünün sağlık sistemleri, toplumlar ve gelecek nesiller üzerinde ciddi baskılar yaratacağını belirtiyor.

En ağır yükün görüldüğü bölgeler arasında Amerika kıtası, Doğu Akdeniz ve Batı Pasifik bulunuyor. Avrupa’da ise farklı bir tablo söz konusu: 2025’te 14 milyon olan obez çocuk sayısının 2040’ta 13 milyona düşmesi bekleniyor; bu, Avrupa için dikkat çekici bir istisna olarak değerlendiriliyor.
TEMEL NEDENLER arasında annenin hamilelik sürecindeki sağlık durumları, çocukluk dönemi beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı, emzirme ve okul yemeklerinin kalitesi ile fiziksel aktivite eksikliği yer alıyor. Hükümetlerin önleme adımlarını hayata geçirdiği belirtilemekle birlikte, bu çabaların hızla artan trendlere yetişmediği ifade ediliyor. Obezite, sadece gelecekte kronik hastalık riskleriyle sınırlı kalmıyor; erken yaşlarda da önemli sağlık riskleri doğuruyor.
Rapora göre 2040 yılına kadar en az 120 milyon okul çağındaki çocukta yüksek VKİ kaynaklı karaciğer bozuklukları, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik belirtiler görülebilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise obezitenin psikososyal etkilerini, damgalama ve akran zorbalığı gibi sorunları da tetiklediğini vurguluyor. Ayrıca obezitenin okul başarısını da olumsuz etkileyebileceği raporda belirtiliyor. Dünya Obezite Federasyonu, yalnızca bireysel önlemlerle yetinmenin yanlış olduğunu, gıda sistemleriyle okul ortamlarına kadar geniş çaplı değişiklikler gerektiğini savunuyor. DSÖ üyeleri ise 2025-2030 dönemi için belirlenen Küresel Beslenme Hedefleri doğrultusunda ilk altı ayda yalnızca anne sütüyle beslenmeyi %60’a çıkarmayı ve çocuklarda aşırı kilo oranını %5 azaltmayı hedefliyor.