Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, hazır giyim sektöründeki son gelişmeleri değerlendirdi. Kaya, 2023 yılının son çeyreğinde siparişlerde kısmi bir iyileşme beklenmesine rağmen, sektör ihracatının bu yılı %6-7 oranında bir düşüşle kapatacağını öngördü. Ayrıca, daralma trendinin 2025 yılına kadar devam edeceğini ve bu dönemde %5’lik bir gerileme beklediklerini ifade etti.
Kaya, önümüzdeki yıl yaşanabilecek daralma ile birlikte sektörde istihdam kayıpları ve şirket kapanmaları ile karşılaşabileceklerini belirtti. Bu durumu önlemek için finansman desteği, döviz kurunun enflasyon oranında artması ve asgari ücretin Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde belirlenmesi gibi taleplerinin olduğunu dile getirdi.
Kaya, basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2022 yılının son çeyreğinde sektörde ihracatın 21.2 milyar dolar ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını hatırlatarak, bu dönemden itibaren ihracatta bir gerileme yaşandığını vurguladı. Son iki yılda istihdamın %15.3 ve üretimin %17 oranında daraldığını aktaran Kaya, 2023 yılının ilk dokuz ayında ihracatın geçen yıla göre %8 civarında düştüğünü söyledi.
Kaya, “Ancak yılın son çeyreğindeki siparişlerde kısmi bir iyileşme bekliyoruz. Bu nedenle, bu yılı geçen yıla oranla yaklaşık %6-7 düşüşle kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu da yıllık 18 milyar dolar veya bunun biraz altında bir rakama denk geliyor.” şeklinde konuştu. Sektörde toparlanmanın hemen gerçekleşmeyeceğini belirten Kaya, 2025 yılında sektörün %5 daha küçülme ihtimalinin olduğunu da ekledi.
Kaya, sektörün yaşadığı ihracat kayıplarının nedenlerine ilişkin değerlendirme yaparak, 2022 yılı başından itibaren uygulanan ekonomi politikalarının üretim maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını belirtti. “Buna karşın, TL’nin değer kaybı, döviz kurunun üzerindeki baskı ve iç pazardaki sıkılaşma politikaları nedeniyle sektörümüz, ihracat pazarlarında artık sadece pahalı değil, aynı zamanda çok pahalı hale geldi.” ifadesini kullandı.
Kaya, “İki yıl öncesine kadar rekabet ettiğimiz Bangladeş, Vietnam ve Hindistan gibi ülkelerden yaklaşık %20 daha pahalıydık. Günümüzde bu fark %60’lara ulaştı. Alım grupları bu farkı tolere edemediği için kayıplar yaşıyoruz.” dedi. Fiyat baskısının etkisiyle sektörün kârsız hatta bazen zararına mal satmak zorunda kaldığını vurguladı.
Verilen bilgilere göre, Avrupa pazarı Türk hazır giyim üreticileri için %60 civarında bir pazar payına sahip. Kaya, Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin sektördeki ihracata etkileri hakkında da bilgi vererek, bazı noktalara uçuşların durmasının ve lojistik sıkıntıların özellikle Laleli, Merter ve Osmanbey’den yapılan bavul ticaretine ve kargo yoluyla yapılan ihracata olumsuz yansıyacağını belirtti.
Kaya, hükümetin ekonomi politikalarında ağırlıklı olarak enflasyon ve faize odaklandığını, ancak sektörün daha büyük sorunları bulunduğunu ifade etti. Maliyet artışları, döviz kuru baskısı ve rekabet edememe gibi sorunların üstesinden gelmek için bazı taleplerinin olduğunu belirtti.
Kaya’nın talepleri şunlardır:
Kaya, aksi durumda sektör olarak sermayelerinin ve kaynaklarının kalmayacağını vurguladı.