DOLAR 44,2795 0.22%
EURO 50,5902 -0.78%
ALTIN 7.134,90-0,98
BITCOIN 31632000,92%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Şarj Edilebilen Bataryaların Gizemi ve Hidrojen Akıtımı

Şarj Edilebilen Bataryaların Gizemi ve Hidrojen Akıtımı

ABONE OL
7 Ekim 2024 16:01
Şarj Edilebilen Bataryaların Gizemi ve Hidrojen Akıtımı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şarj Edilebilen Bataryaların Gizemi

Şarj Edilebilen Bataryaların Gizemi

Şarj edilebilen bataryalar, modern yaşamımızda vazgeçilmez bir yere sahip. Akıllı telefonlardan taşınabilir bilgisayarlara, dijital saatlerden elektrikli araçlara kadar geniş bir yelpazede kullanılıyorlar. Ancak bu pillerin bir ömrü olduğunu unutmamak gerekiyor. Zamanla artık kullanılamaz hale gelen birçok elektronik cihaz, bu sebeple işlevselliğini yitiriyor ve yenisini almak ise hem zor hem de maliyetli olabiliyor. Peki, bu durumun arkasında yatan sebep nedir? Bilim insanları bu sorunun peşine düştü.

Yanıcı Madde Akıtımı

Yanıcı Madde Akıtımı

Özellikle telefonlar ve dizüstü bilgisayarlarda yaygın olarak kullanılan lityum-iyon piller, iki elektrot içeriyor: pozitif yüklü anot ve negatif yüklü katot. Bu iki elektrot arasındaki etkileşim, lityum iyonlarının depolanmasını sağlıyor. Pilin içindeki elektrolit, bu iyonların anottan katoda doğru hareket etmesine yardımcı oluyor. Bu hareket, yük oluşturan elektronların salınmasına yol açan kimyasal bir zincir reaksiyonunu başlatıyor. Ancak Stanford Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, lityum iyonlarının yanı sıra, kimyasal tepkimeler sonucu başka parçacıkların da katoda doğru hareket ettiğini keşfetti. Bu süreçte hidrojen protonları ve elektronları, elektrolit içindeki moleküllerden ayrılıyor ve katotta birikiyor. Bu da, lityum iyonlarının yükü verimli bir şekilde iletmesini engelliyor. Kısacası, pillerimiz sürekli olarak hidrojen akıtıyor ve bu durum, pillerin ömrünü kısaltıyor. Dikkat çekici bir nokta ise, hidrojenin son derece yanıcı bir madde olmasıdır.

Kullanmasanız Bile Enerji Kaybı

Kullanmasanız Bile Enerji Kaybı

Araştırmanın öncüsü, Stanford Üniversitesi’nden fizikçi ve kimyager Gang Wan, Science News dergisine verdiği demeçte, “Pilleri kullanmasanız bile, piller hidrojen akıtarak enerji kaybediyor” diyerek pillerin kaçınılmaz sonunu vurguladı. Hidrojen, izlenmesi zor, her zaman mevcut olan ve birçok kimyasal tepkimede ana yapı taşı görevi gören bir elementtir. Wan ve ekibi, güçten düşmüş pillerde hidrojenin rolünü incelemek için, hidrojen atomlarını daha belirgin hale getiren bir bileşik kullandı. Wan, hidrojenin yalnız protonuna kıyasla bir nötron ve bir proton içeren döteryum izotopunu kullanarak, pillerin akıttığı hidrojeni gözle görünür hale getirdi. Araştırma ekibi, döteryumu hidrojen atomlarına bağlayan bir izleme cihazı gibi kullanarak, X-ray ile kolayca fark edilebilen döteryumun pil içindeki hareketlerini izledi ve akan hidrojenin pilin ömrünü nasıl etkilediğini gözlemledi.

Pillerde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu çalışma sayesinde Wan, pillerin ömrünü uzatma yollarının bulunabileceğini öne sürdü. Ancak Wan, mühendisleri de uyarıyor: “Mühendisler daha güçlü piller üretmek için yarışırken, yarattıkları piller güçlerinden dolayı daha fazla hidrojen akıtıyor olabilir. Bu da pillerin ömrünü daha da kısaltıyor.” belirlemesini yaptı. Hidrojen, son derece yanıcı bir madde olmasına rağmen, çoğu pilin akıttığı hidrojen miktarı büyük bir kazaya yol açacak kadar tehlike yaratmıyor. Ancak, elektrikli araçlar ve scooter gibi taşıtlarda kullanılan lityum-iyon piller, çeşitli sebeplerden ötürü tehlikeli olabiliyor. Uzmanlar, bu tür araçlarda kaliteli ve güvenilir pillerin kullanılmasını şiddetle tavsiye ediyor.

En az 10 karakter gerekli