Araştırmacılar, mevcut kuantum üstünlük deneylerini yeniden yapılandırarak önemli bir başarıya imza attı. Bu deneyde uygulanan yöntem, klasik bilgisayarların öngörü kapasitesinin tamamen dışına çıkacak şekilde tasarlandı. Elde edilen rastgelelik, yalnızca kuantum fiziğinin belirsizlik ilkelerine dayanıyor. Projenin temelini, 2018 yılında Texas Üniversitesi’nden bilgisayar bilimcileri Scott Aaronson ve Shih-Han Hung tarafından geliştirilen “sertifikalı rastgelelik” protokolü oluşturuyor. Bu protokol, klasik müdahaleyi en aza indirerek kuantum bilgisayarların gerçekten rastgele bitler üretmesine olanak tanıyor.
Aaronson, bu çalışmanın kendi teorik önerisinin ilk kez deneysel olarak başarıyla uygulandığını belirtti. Klasik yöntemlerle rastgele sayı üretmek aslında pek mümkün değildir. Örneğin, zar atmak veya bir kart çekmek gibi fiziksel eylemler dahi, karmaşık olsa da belirli fizik kurallarına tabidir ve yeterince güçlü bir bilgisayar bu düzenlilikleri çözebilir. Oysaki kuantum dünyasında parçacıkların özellikleri gerçekten önceden belirlenemez.
Araştırma ekibi, Quantinuum’un System Model H2 kuantum bilgisayarını kullanarak 56 kübiti bir araya getirdi. Bu sistemin çözmesi gereken problemler, tamamen bu kübitlerin rastgele kararlarına bağlıydı. Ortaya çıkan sonucu test etmek için birden fazla süper bilgisayar devreye sokuldu. Toplamda 1.1 exaflop işlem gücüne sahip süper bilgisayarlar, kuantum bilgisayarın sonucunu teorik modellerle karşılaştırarak gerçek rastgelelik standardını geçtiğini doğruladı. Bu durum, mevcut hiçbir süper bilgisayarın çözümde bir desen ya da tahmin edilebilirlik bulamayacağı anlamına geliyor.
Elbette, kuantum belirsizliğini kullanarak rastgele bitler üretmek yeni bir fikir değil. Ancak bu çalışmanın en önemli farkı, internet üzerinden erişilebilen bir kuantum bilgisayarla gerçekleştirilmiş olması. Yani bu tür rastgele sayı üretimi artık dünya çapında herkesin erişimine açılabilir. Quantinuum CEO’su Rajeeb Hazra, bu gelişmeyi “kuantum bilgisayarlarının gerçek dünya uygulamalarının bir parçası haline gelmesinde önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlıyor. Hazra’ya göre, bu başarı yalnızca kuantum güvenliğini ileriye taşımakla kalmıyor, aynı zamanda finans, üretim gibi birçok sektörde daha gelişmiş simülasyonlara kapı aralıyor.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
4
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar
5
Deniz Buzlarının Azalması ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri