DOLAR 44,2262 0.06%
EURO 51,2075 0.33%
ALTIN 7.078,03-0,48
BITCOIN 32690360,33%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Ergün Atalay’dan Kamu Çalışanları ve Ekonomik Durum Analizi

Ergün Atalay’dan Kamu Çalışanları ve Ekonomik Durum Analizi

ABONE OL
9 Mayıs 2025 00:36
Ergün Atalay’dan Kamu Çalışanları ve Ekonomik Durum Analizi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atalay’ın Basın Toplantısı ve Toplu İş Sözleşmesi Değerlendirmeleri

Atalay, konfederasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yarın, kamudaki son toplu iş sözleşmesi çerçeve protokolünün imzalanmasının ikinci yılı olacağını hatırlattı. Bu protokolün imzalanmasından kısa bir süre sonra, enflasyon nedeniyle “ne sözleşmenin ne ücretin günümüzdeki değerini koruduğunu” vurguladı. Atalay, açıklamasında şunları dile getirdi: “30 yıldır hiç karşılaşmadığımız ekonomik zorluklar ile yüz yüzeyiz.”

Afetler, deprem, yangın ve savaş gibi felaketlerde ilk bedel ödeyenlerin kadınlar, çocuklar ve çalışanlar olduğunu belirten Atalay, yaklaşık iki yıl önce kamu toplu iş sözleşmesi çerçeve protokolü imzalandığında medyada “İşçi müdürü geçti”, “Çöpçü genel müdürü geçti, daire başkanı geçti” gibi haberlerin yapıldığını hatırlattı. Bu süreçte, ‘işçi’ ve ‘memur’ ayrımına pek değinmeden, her iki grubu da koruyucu bir tutum sergilediklerini ve bu duruşu sürdüreceklerini dile getirdi.

“400 İŞÇİ İŞİ BIRAKTI, SEBEBİ ÜCRET DÜŞÜKLÜĞÜ”

Atalay, sözlerine şöyle devam etti: “Şu an, emekli olan kamu çalışanlarından yüzde 50 daha fazla ücret alan bir sistemle karşı karşıyayız. Bu durum, dünya genelinde görülebilecek en çarpıcı ücret dengesizliği örneklerinden biridir. Eskiden devlet kapısının önünde kuyruklar olurdu, şimdi ise tarım, savunma sanayii, demiryolları, şeker fabrikaları gibi birçok alanda en az yüzde 10, ortalama yüzde 25 oranında fire verilmektedir. İşçiler, iş yerlerine girmekte zorlanıyor; özellikle savunma sanayinde geçen yıl 400 beyaz yakalı çalışanı iş bırakmak zorunda kaldı. Sebep ise, özel sektörle karşılaştırıldığında iki veya üç kat daha düşük ücretlerdir. Hükümet yetkililerine ve Maliye Bakanlığı’na bu sorunu çözmeleri için çağrıda bulunmamıza rağmen, arkadaşlar kapıya kondu.”

Atalay, ekonomiyle ilgili alınan sıkılaştırma politikalarının ‘ekonomik durumun iyileştiği’ iddialarını da eleştirerek, çalışanların ve işçilerin bu gelişmelerden herhangi bir fayda görmediğini söyledi.

Kamudaki İşçilerin İlişkili Çalışma Koşulları ve Güncel Durum

Kamudaki işçilerin, Toplu Sözleşme Çerçeve Protokolü kapsamında, bu yıl TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ sendikalarıyla yapılan müzakereleri hatırlattı. Atalay, şu açıklamaları yaptı: “Her sendika kendi sözleşmesini kendisi yapıyor. 27 Şubat’ta ilk teklifimizi sunduk. Aradan yaklaşık iki ay geçti, hükümetten şu ana kadar herhangi bir cevap alamadık. Bu durumda, çalışanların dayanma gücü kalmadı. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla marketteki fiyatlar arasında dağlar kadar fark var. 2002 yılında vergi dilimine girmek 22 kat artarken, bugün bu oran 6 katına çıktı. Mart ayında yüzde 20’lik oranlara ulaşmayı planlıyoruz, haziran ayında ise yüzde 25’e çıkacağız. Bugüne kadar yüzde 35 oranını kimse göremedi, fakat önümüzdeki dönemde bu oranı göreceğimizi tahmin ediyoruz. Maliye Bakanı’nın politikaları ise, ne emekliye ne de işçilere fayda sağlamıyor; ülkenin genel refahını artırmıyor.”

70 Yaşında Çalışıp İş Kazasına Uğrayan Çalışanlar ve Ekonomik Zorluklar

Atalay, gündemdeki kamu sözleşmeleri ve emekli maaşları konusuna değinerek, “70 yaşında hala çalışan ve iş kazası geçiren büyüklerimiz var. Neden 70 yaşında insanlar çalışmak zorunda kalıyor? Çünkü ekonomik sıkıntılar bu durumu zorunlu kılıyor. Çocuklar, gençler ve çalışanlar, çoğu zaman hak ettikleri ücretleri alamıyor ve kıt kanaat geçinmeye devam ediyorlar.” diyerek, işçilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Ayrıca, “Bizler, çok zorluk çekiyoruz ama sefa içinde değiliz” ifadeleriyle, emeğin hakkını almanın önemine vurgu yaptı.

Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Maliye Bakanı ve Çalışma Bakanı’na sesleniyorum; sözleşme görüşmeleri asgari ücret, emekli zamları veya memur zamlarına benzemiyor. Bu süreç, aralık ayında başlayan ve şu an devam eden bir süreç. Grev kararları alınmak üzere ve önümüzdeki günlerde Demiryolları, enerji ve karayolları gibi sektörlerde ciddi hareketlilikler yaşanabilir. Ayrıca, enerji ve savunma sanayinde de bu hareketlilikler devam edecek.”

Sendika ve İşveren Tarafındaki Gelişmeler

Atalay, kamu işveren sendikasına 27 Şubat’ta 21 maddelik teklif sunduklarını, fakat işveren tarafının ‘Parasal konuları konuşmam’ şeklinde yanıt verdiğini belirtti. “Biz, parasal olmayan konularla ilgilenmiyoruz; çünkü en büyük sorunlarımızın temelinde maddi talepler yatıyor. İşçiler ve çalışanlar, mesai, gece zammı, servis, yemek gibi birçok konuda çözüm bekliyor. Yetkiyi kendilerinde gören işveren sendikası ise, ‘Benim yetkim yok’ diyerek sorunu çözmekten kaçınıyor.”

Atalay, ayrıca, “Maliye Bakanı’nın dünyası farklı, bizim dünyamız başka. Onlar dar bir çerçeveden bakarken, biz milyonlarca çalışan ve emekçinin hakkını savunuyoruz. Bir gün maliyeyi yerin altına sokup, çalışma şartlarını görmelerini isterim.”

Demokrasiden Yana Olma ve Yargıya Güven

Atalay, demokrasiye olan bağlılığını ve adaletin tesisi için verdiği mücadeleyi vurguladı: “İstanbul’da tutuklamalar oldu, madende yaşanan olaylara tanıklık ettik. Haklı davalarımızı kamuoyu önünde dile getirdik. Adaletin zamanında ve doğru şekilde tecelli etmesi gerektiğine inanıyoruz.” Ayrıca, “Hakim ve savcıların tamamına yanlış yapıyorlar diyemeyiz. Yıllarca eğitim almış, belli bir seviyeye gelmiş adliye çalışanlarına da saygı duymak gerekir. Onlar da doğru kararlar vermek için mücadele ediyor. Bu ülkenin hâkim ve savcılarına güvenmek zorundayız.”

Ara Zam ve Vergi Düzenlemesi Talepleri

Atalay, “Ara zam ve vergi düzenlemesi taleplerimizi her saniye iletiyorum. Dün de Çalışma Bakanı’na bu konuda sözlü olarak ilettim. Maliye Bakanı’ndan ise olumlu bir yanıt beklemiyorum çünkü onun dünyası başka. Bu nedenle, söz konusu taleplerimi kamuoyuyla ve ilgili makamlara sürekli iletiyorum.”

Gelecek dönemdeki asgari ücret görüşmeleriyle ilgili ise, “Bu ücretle bir ay veya bir hafta geçinmek mümkün değil. Hükümetin yeni yasal düzenlemeleri yapması gerekiyor. Eğer bu düzenleme yapılmazsa, Aralık ayında masada olmayacağımızı açıkça belirttik. Adil ve katılımcı bir komisyon kurulmalı; içinde HAK-İŞ, DİSK ve TÜRK-İŞ temsilcileri yer almalı.”

En az 10 karakter gerekli