DOLAR 43,4283 0.06%
EURO 51,9836 0.2%
ALTIN 7.683,152,41
BITCOIN 3813333-1,60%
İstanbul
14°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Mantarların Geleceği ve İklim Değişikliğinin Etkileri

Mantarların Geleceği ve İklim Değişikliğinin Etkileri

ABONE OL
26 Mayıs 2025 11:12
Mantarların Geleceği ve İklim Değişikliğinin Etkileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Doğada Mantarların Yeri ve Önemi

Mantarlar, doğada her yerde karşımıza çıkan, ekosistemlerin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Çeşitli ortamlar olan toprak, çürüyen bitki ve hayvan kalıntıları, su ve hatta hava içerisinde bulunabilirler. Geniş bir organizma grubunu oluşturan mantarlar, küften mantara kadar çok çeşitli türleri içerir. Bu organizmalar, hem doğanın dengesini sağlar hem de birçok canlı türü için besin kaynağı oluştururlar. Ancak, mantarların insan sağlığı üzerindeki etkileri oldukça karmaşıktır ve çoğu zaman ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler.

Mantar Enfeksiyonlarının Güncel Durumu ve Ölüm Oranları

edition.cnn.com’un raporlarına göre, dünya genelinde mantar enfeksiyonları yılda yaklaşık 2,5 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Ancak, bu rakamlar veri eksikliği ve farklı ülkelerdeki sağlık altyapısının yetersizliği nedeniyle gerçek ölüm oranlarının çok daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Uzmanlar, özellikle iklim değişikliğinin mantarların yayılımını ve enfeksiyon oranlarını nasıl etkileyeceği konusunda araştırmalarını derinleştirmektedir.

İklim Krizi ve Mantarların Yayılımı

Manchester Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, özellikle akciğerleri etkileyen ve yaşamı tehdit eden aspergillozis hastalığına neden olan Aspergillus mantarlarının gelecekteki yayılımını detaylı bilgisayar simülasyonları ve tahminler aracılığıyla haritaladı. Çalışma, iklim krizi derinleştikçe, bu tür mantarların Kuzey Amerika, Avrupa, Çin ve Rusya gibi yeni bölgelerde ortaya çıkacağını öngörüyor. Bu araştırma şu anda bilimsel çevrelerce değerlendirilmekte ve peer-review aşamasındadır.

Mantarlar ve Kurgu Dünyası

“The Last of Us” gibi popüler HBO dizileri, mantar enfeksiyonlarının gerçekliğine dikkat çekmeye başladı. Dizi, mutant mantarların insanların çoğunu şiddet yanlısı yaratıklara dönüştürdüğü distopik bir dünyayı anlatıyor. Van Rijn, bu dizinin kurgu olduğunu ancak mantar enfeksiyonlarının gerçekten milyonlarca insanın yaşamını tehdit ettiğine işaret ederek, bu sorunun daha fazla fark edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Mantarların Büyüme ve Yayılma Mekanizması

Aspergillus mantarları, dünyanın dört bir yanındaki topraklarda küçük filamentler şeklinde büyüyerek, çevreye sporlar yayar. Havaya saldıkları sporlar, insanların solunum yoluyla içlerine alınabilir. Çoğu kişi bu sporları fark etmeden vücuttan atarken, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde enfeksiyon gelişebilir. Özellikle astım, kistik fibroz, KOAH gibi solunum yolu hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler veya ciddi grip, COVID-19 gibi hastalıklar geçirenler risk altında bulunur.

Aspergillozis ve Semptomlar

Aspergillozis, genellikle ateş ve öksürük gibi yaygın belirtilerle kendini gösterir. Ancak, bu hastalık yüksek ölüm oranlarına sahip olup (%20-40), teşhis edilmesi zordur çünkü semptomlar diğer solunum yolu hastalıklarıyla benzediğinden doktorların dikkatini çekmeyebilir. Van Rijn, mantar patojenlerinin tedaviye karşı giderek daha dirençli hale geldiğine ve yalnızca dört temel antifungal ilacın mevcut olduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, enfeksiyonların tedavisini güçleştiriyor ve hastaların hayatta kalma şansını azaltıyor.

İklim Değişikliğinin Mantarların Yayılımına Etkisi

İklim değişiklikleri, Aspergillus flavus gibi türlerin yayılımını önemli ölçüde artırabilir. Fosil yakıt tüketiminin devam etmesi halinde, bu türlerin Kuzey Amerika, Çin ve Rusya’nın bazı bölgelerine yayılması %16 oranında artabilir. Aspergillus flavus, ciddi enfeksiyonlara neden olabilen ve antifungal ilaçlara dirençli olan bir türdür. Ayrıca, gıda güvenliği açısından da tehdit oluşturmakta olup, çeşitli mahsulleri enfekte ederek gıda zehirlenmelerine yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü, 2022 yılında bu türü kritik mantar patojenleri listesine dahil etti.

İklim ve Mantarların Kuzey Kutbu’na Yayılması

Öte yandan, Aspergillus fumigatus gibi türler, küresel sıcaklıkların artmasıyla birlikte daha ılıman iklimlere doğru yayılma gösterecek. Çalışmalar, bu türlerin 2100 yılına kadar %77,5 oranında yayılımını artırabileceğini ve Avrupa’da yaklaşık 9 milyon kişinin bu enfeksiyon riski altında olabileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle sağlık altyapısının zayıf olduğu bölgelerde büyük bir tehdit oluşturabilir.

Sıcaklık Artışlarının Mantarların Yaşam Alanlarını Değiştirmesi

Isınan dünya, mantarların yaşam alanlarını genişletmekle kalmayıp, aynı zamanda sıcaklık toleranslarını da artırmakta. Bu durum, mantarların insan vücudunda daha iyi hayatta kalabilmesine olanak tanıyabilir. Kuraklık, sel ve aşırı sıcak hava olayları gibi ekstrem hava durumu olayları da mantarların yayılmasına katkıda bulunur. 2011 Missouri Joplin kasırgası sonrası yaşanan salgınlar, doğal afetlerin sonrasında mantar enfeksiyonlarında artışa neden olmuştur.

Uzmanların Görüşleri ve Gelecek Perspektifi

Exeter Üniversitesi’nden Elaine Bignell, “Yeni Aspergillus çalışması, doğal çevremizde yaşayan mantarların oluşturduğu tehditlere ve bunların yayılmasındaki değişimlere karşı ne kadar hazırlıksız olduğumuzu gösteriyor” diyerek, araştırmanın önemine vurgu yapıyor. Ancak, uzmanlar bu konuda hâlâ birçok bilinmeyen olduğunu ve daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. UC Berkeley’den Justin Remais, özellikle Aspergilloz’un ölümcül doğası göz önüne alındığında, çevredeki mantarların nerelerde bulunduğu ve kimlerin enfekte olabileceği konusunda veri eksikliğinin ciddi bir sorun olduğunu ifade ediyor. 2013-2023 yılları arasında ABD’de tespit edilen 20.000’den fazla vakayı inceleyen Remais, vaka sayısının her yıl yaklaşık %5 oranında arttığını belirtiyor. Bignell ise, bakteriler, virüsler ve parazitler hakkında geniş bilgi sahibi olmamıza rağmen, mantar hastalıkları konusunda yeterince bilinçli olmadığımızı vurgulayarak, “Ölümcüllük göz önüne alındığında, bu durumu tersine çevirmek için acil adımlar atmalıyız” diyerek, gelecekte herkesin bu enfeksiyonlardan etkilenme riskinin yüksek olduğunu söylüyor.

En az 10 karakter gerekli