Yeni yayımlanan konut raporlarına göre, net serveti 30 milyon doları aşan ultra yüksek gelirli bireylerin (UHNW) lüks ikinci ev tercihlerinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Bu zengin kesim, özellikle Florida’nın güneşli ve cazip şehirlerine yönelerek, ikinci ev yatırımlarını artırıyor. ABD’de Miami, bu talebin merkezinde yer alıyor ve şu anda ülkede ve dünyada en fazla ultra zenginin ikinci ev sahibi olduğu şehir konumunda bulunuyor. Raporlara göre, Miami’de toplamda 13 bin 211 ikinci konut, bu elit kesime ait. Bu durum, yalnızca ABD’de değil, küresel ölçekte de zengin yatırımcıların tercihlerinde belirgin bir kayma olduğunu gösteriyor.

Özellikle Londra ve Miami arasındaki yatırım akışında dikkat çekici bir artış gözlemleniyor. Beauchamp Estates’in hazırladığı 2025 yılı ortası “Londra’daki Milyarder Alıcılar” raporuna göre, Londra’daki lüks mülklerin büyük bölümünü elden çıkaran yatırımcıların %70’inden fazlası, yeni adres olarak Miami’yi tercih ediyor. Bu eğilimin temelinde, düşük vergiler, güneşli iklim ve sahil yaşam tarzı gibi faktörlerin etkisi büyük. Miami’nin cazibe merkezi haline gelmesinde, bu özelliklerin yanı sıra, şehirdeki gayrimenkul fiyatlarının ve yaşam kalitesinin de önemli rol oynadığı biliniyor.

Miami’deki emlak piyasasının hareketliliği, özellikle sahil semtlerinde yoğunlaşıyor. Burada satın alınan konutların büyük kısmı, ikinci veya üçüncü ev olarak kullanılıyor. Daily Mail’in haberine göre, bu alımların ana hedef kitlesini Kolombiya, Brezilya, Rusya ve Kanada’dan gelen uluslararası yatırımcılar oluşturuyor. Emlak danışmanı Jay Batra, bu yatırımcıların “mahremiyet arayışında” olduklarını ve özellikle su kenarındaki konutlara büyük ilgi gösterdiklerini belirtiyor. Manzaralı daireler, yüksek hizmet kalitesi ve lüks rezidanslar ön planda. Batra’ya göre, “Havuz, spor salonu gibi olanaklara sahip lüks kulelerdeki daireler rağbet görüyor. Ayrıca, müşteriler mahremiyet ve geniş bahçeler gibi özellikleri de tercih ediyor.”
Ancak, Miami’nin konut piyasası, son yıllarda bazı zorluklarla da karşı karşıya kaldı. 2021’de Surfside’da yaşanan apartmanın çökmesi, şehirde daha sıkı yapı denetimlerinin uygulanmasına sebep oldu. Bu gelişmeler, bina bakım ve sigorta maliyetlerini artırırken, aidatların yükselmesine neden oldu. Bu durum, yatırımcıların alım iştahını bir ölçüde azaltmış olsa da, piyasada nakit ödeme yapan alıcıların varlığı güçlü şekilde devam ediyor. Nakit alımlar, yüksek aidat ve sigorta maliyetleri gibi ek giderleri aşmak ve mahremiyetlerini korumak isteyen yatırımcılar tarafından tercih ediliyor. Batra, yaptığı açıklamada, son satışların tamamının nakit ödeme ile gerçekleştiğini ve bu eğilimin giderek arttığını vurguladı. Bu gelişmeler, Miami’deki lüks gayrimenkul pazarının, zengin yatırımcılar tarafından hâlâ canlı ve hareketli olduğunu gösteriyor.