DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BITCOIN 36454231,20%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Herkes nakit peşinde, büyük şirketler bile borcunu ödeyemiyor

Herkes nakit peşinde, büyük şirketler bile borcunu ödeyemiyor

ABONE OL
6 Ağustos 2025 09:12
Herkes nakit peşinde, büyük şirketler bile borcunu ödeyemiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sıkı para politikalarının devam ettiği, faiz oranlarındaki artışların ve finansman erişimindeki ciddi kısıtlamaların ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediği günlerde, hem bireyler hem de şirketler mali açıdan büyük zorluklar yaşamaya başladı. Bireylerin kredi ve kredi kartı borçları için uygulanan yapılandırma sınırları gevşetilmesine rağmen, bu adımlar yeterli olmuyor ve talep sürekli artıyor. Şirketler ise, finansman sağlama ve borçlarını ödemede yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle bankalara başvuruyor. Bu başvuruların büyük çoğunluğu, vadelerin uzatılması ve borç yapılandırması şeklinde oluyor; şirketler, böylece ödemelerini geciktirerek mali sıkışıklıklarını hafifletmeye çalışıyor.

Merkez Bankası’nın Faiz İndirimleri ve Kredilere Yansımaları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Temmuz ayında politika faizinde indirim döngüsüne başladı. Ancak, bu faiz indirimlerine rağmen bankacılık sektöründe uygulanan kredi kısıtlamaları devam etti. Ticari ve bireysel kredilere ilişkin uzun süredir yürütülen sınırlamalar ve yüksek faiz oranları, finansmana erişimi giderek zorlaştırdı. Uzmanlar, özellikle KOBİ’lerin kredi limitlerini zaten doldurduğunu ve yeni kredi kullanımı için gereken teminatların yetersiz kaldığını belirtiyor. Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarında yapılandırma kurallarını hafifletse de, ticari kredilerde aynı esneklikten bahsedilmiyor. Buna rağmen, bankalar kendi inisiyatifleriyle hem KOBİ’lere hem de büyük ölçekli şirketlere çeşitli yapılandırma seçenekleri sunmaya başladı.

Bankaların Talepleri Karşılayamaması ve Yapılandırma Eğilimleri

Bankacılık sektörü kaynakları, yapılandırma taleplerinin hemen her kesimden geldiğine dikkat çekiyor. Borçlarını ödemek yerine nakitte kalmayı tercih eden şirketler, borçlarını erteleyerek mali yapılarını korumaya çalışıyor. Özellikle bireysel borçlular ve küçük işletmeler arasında yapılandırma başvurularının yoğunlaştığı, büyük şirketlerin ise bu trende katıldığı görülüyor. Bu noktada, dev şirketlerin ekonomideki baskınlığı ve sistemik risk endişeleri, bankaların talepleri karşılamada zorluk yaşamasına neden oluyor. Kaynaklar, büyük şirketlerin yapılandırma taleplerini reddetmenin, sistemde ciddi bozulmalara yol açabileceği endişesiyle karşı karşıya kalındığını belirtiyor. Ayrıca, bazı şirketlerin taleplerinde vade uzatma ve borç ödemelerinde kesinti gibi adımlar öne çıkıyor.

Zorlu Holding’in Yapılandırma Hamlesi ve Etkileri

Mayıs ayı sonunda kamuoyuna yansıyan haberlerde, Zorlu Holding’in yaklaşık 1.3 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli Türk Lirası borcunu, vadesini 15 yıla kadar uzanan Euro cinsinden kredilerle yeniden yapılandırdığı öğrenildi. Ek olarak, finansal istikrarı korumak amacıyla 500 milyon Euro tutarında ek finansman sağlandı. Bu adımla, holdingin kısa vadeli borçlarının toplam içindeki payı %60’tan %40’a düşürüldü ve böylece finansal yükü hafifletildi. Zorlu’nun bu girişimi, diğer büyük holdinglerin de benzer stratejilere yönelmesine zemin hazırladı. Bu gelişmeler, piyasa ve ekonomi çevrelerinde, büyük şirketlerin finansal yapılarını sürdürülebilir hale getirmek için yeni yöntemler arayışında olduklarına işaret ediyor.

Sistemik Risk ve Bankaların Zorlukları

Ekonomim’den Şebnem Turhan’ın haberine göre, dev şirketlerin ekonomideki zincirleme etkisi ve büyük borç talep dalgası, bankaların yapılandırma taleplerini karşılamada ciddi zorluklar yaşamasına neden oluyor. Bir bankacılık kaynağı, bu durumun, yapılandırma gerçekleşmediği takdirde sistemde büyük bir risk oluşturacağı endişesini dile getiriyor. Buna karşılık, başka bir uzman ise, bu taleplerin her büyük şirketten gelmediğini ve belirli birkaç dev oyuncunun öne çıktığını belirtiyor. En çok talep edilen düzenleme ise vade uzatımı ve borçların erteleme şeklinde oluyor; bazı durumlarda ise, borç ödemelerinde kesintiye gidilerek, şirketlerin finansal yükü hafifletilmeye çalışılıyor.

FYY ve Borç Yeniden Yapılandırma Verileri

Türkiye Bankalar Birliği (TBB)’nin açıkladığı verilere göre, 2019 yılında hayata geçirilen Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) çerçevesinde, Haziran ayında yalnızca 4 şirketle toplam 849 milyon TL’lik borç yeniden yapılandırıldı. Bu rakam, bir enerji şirketinin 6 milyar TL’yi aşan borcunun yalnızca FYY dışındaki yollarla, yani farklı kredilendirme yöntemleriyle yeniden düzenlenmesinin de olduğunu ortaya koyuyor. 2025’in ilk yarısında, toplam 12.6 milyar TL tutarında borcun yeniden yapılandırılması gerçekleşti; bu, geçen yıl aynı dönemdeki 836 milyon TL’lik rakamın oldukça üzerinde. Mart 2025 itibarıyla, TBB üyelerinin bilançosunda yeniden yapılandırılmış veya itfa planına bağlanmış kredilerin toplam tutarı 814.6 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakamlar, sektördeki büyük ölçekli yeniden yapılandırma faaliyetlerinin ivme kazandığını gösteriyor.

Fitch’in Değerlendirmesi: Likidite Riski ve Ekonomik Zorluklar

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in yayınladığı son rapora göre, Türk sanayi şirketlerinin kredi notları 2025 boyunca ciddi baskılar altında kalmaya devam edecek. Ekonomik yavaşlama, sıkı kredi politikaları, daralan kâr marjları ve yüksek borçlanma maliyetleri, şirketlerin likidite riskini artırıyor. Ayrıca, Türk Lirası’nın kademeli değer kaybetmesi, ithal girdilere bağlı maliyetleri yükseltiyor ve döviz cinsinden borçlanmayı daha da zorlaştırıyor. Yüksek enflasyon, hem alım gücünü düşürüp hem de işçilik maliyetlerini artırdığı için, özellikle ihracata dayalı faaliyet gösteren şirketler, örneğin Arçelik ve Vestel gibi firmalar, maliyetleri fiyatlara yansıtmakta güçlük çekiyor. Rapor, para ve maliye politikalarındaki öngörülemezliğin, şirketlerin uzun vadeli planlamalarını olumsuz etkilediğine ve finansal istikrarı tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

En az 10 karakter gerekli