DOLAR 43,4309 0.01%
EURO 52,0450 0.23%
ALTIN 7.535,530,44
BITCOIN 38762130,33%
İstanbul
13°

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
400 milyon dolarlık soru: Türkiye’nin yangın uçakları nerede?

400 milyon dolarlık soru: Türkiye’nin yangın uçakları nerede?

ABONE OL
12 Ağustos 2025 00:00
400 milyon dolarlık soru: Türkiye’nin yangın uçakları nerede?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her yaz aynı kabusu yaşıyor ülke: iklim krizinin tetiklediği orman yangınları yalnızca ağaçları değil, anıları, evleri ve geleceğimizi de kül ediyor. 2023 yılında Dünya Bankası tarafından onaylanan 400 milyon dolarlık destek paketi, Türkiye’nin yangınlarla mücadelesini güçlendirmek üzere bağlandı; bu kaynak, elimizi alevlere karşı daha sağlam tutmayı vadetmişti. Ancak üzerinden iki yıl geçti ve bu devasa kaynağın gerçek yansıması ne oldu?

Teşrif eden olası filo sayısı ile mevcut tablo arasındaki fark, dikkati çeken bir gerçeği gündeme getiriyor: 400 milyon dolarlık destekle dünyanın en etkili yangın söndürme uçaklarından yüzlercesi alınabilirdi. AT-802 FireBoss amfibik uçaklar üzerinden hesaplandığında, en az 195 ve en çok 444 adetlik bir filonun hayata geçirilebileceği kayıtlarda duruyor. Buna rağmen, 2025 için alımı süren uçak sayısı yalnızca 20yle sınırlı kalıyor; çoğu uçak ise hala kiralık biçimde kullanılıyor.

Yetkililer, bütçenin yalnızca uçak alımına gitmediğini, pilot eğitimi, bakım ve altyapı yatırımlarını da kapsadığını savunuyor. Ancak bu savunmayı tartışmaya açanlar da var: Orman Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Türkyılmaz’ın “Sezonluk hava filosu yeterli” sözleri, konunun temel dinamiğini sorgulatıyor. Ormanı ve yaşayan canlıları tehdit eden yangınlarda sezon kavramının artık anlamını yitirdiği gün gibi ortada; bilimsel gerçekler, iklim değişikliğinin etkisiyle yangın sezonunun eskitildiğini gösteriyor.

Uzmanlar yalnızca havadakilere odaklanmanın yeterli olmadığını vurguluyor. Yetersiz eğitim, eksik donanımla müdahale edilmesi ve yangınlarla mücadelede bütüncül bir strateji eksikliği, milyonlarca canlının yaşadığı bu ekosistemi tehlikeye atıyor. Binlerce hektar orman, milyonlarca yaşam ve vatandaşların hayatı söz konusu olduğunda mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanmamak ölçüsünde, yangınları “pamukla koruma” stratejisiyle sınırlı kalmak demektir.

Yatırımlardan kaçınmanın kısa vadede görünen tasarrufları, uzun vadede çok daha ağır bedeller olarak geri dönüyor. Türkiye, yangınlarla mücadelede stratejik, kapsamlı ve sürdürülebilir adımları hayata geçirmek zorunda; aksi halde her yeni yangın sezonunda ağır bilanço ile karşılaşmayı sürdüreceğiz. Bu yalnızca bir orman meselesi değil, ülkenin geleceğinin meselesidir. Ayrıca, politik kararlar kaynakları maden işletmelerine açmayınca daha da netleşiyor.

En az 10 karakter gerekli