ABD’nin Visa Integrity Fee kapsamında özellikle turist vizeleri için maliyetler belirgin şekilde arttı. Daha önce 185 dolar olan B1/B2 vizeleri, ek ücretle birlikte 435 dolara yükseldi. Bu artış, başvuru maliyetlerinde %135’lik bir yükselişe yol açtı. Öğrenci (F, J, M) ve çalışma vizeleri (H-1B, L-1, O-1) de bu ek ücretten etkileniyor. Vize Muafiyet Programı (ESTA) kapsamındaki yolcular ise bu ek ücretten muaf tutuldu; ancak ESTA başvuru ücreti de arttırıldı. Böylece vize almadan ABD’ye gidenler de ek maliyetle karşı karşıya geliyorlar.
ÜCRET GERİ ALINABİLİR Mİ? NTV’de yayımlanan habere göre, ABD yasaları teoride ücretlerin iade edilmesine olanak tanıyor. Ancak vizelerin uzun süreli geçerliliği ve uygulamadaki belirsizlikler nedeniyle çoğu başvuru sahibinin fiilen geri ödeme alamadığı belirtiliyor.
EKONOMİYE ETKİSİ TARTIŞMALI Kongre Bütçe Ofisi (CBO), yeni ek ücretlerden yıllık yaklaşık 2,7 milyar dolar gelir bekliyor. Ancak turizm sektörü temsilcileri bu maliyetlerin ABD’yi ziyaret etmek isteyenleri azaltabileceğini ve sektörde 29 milyar dolara varan kayba yol açabileceğini savunuyor. Özellikle 2026 FIFA Dünya Kupası ve 2028 Los Angeles Olimpiyatları öncesinde bu uygulamanın uluslararası katılımı düşürebileceğine vurgu yapılıyor.
TURİST SAYISINDA ŞİMDİDEN DÜŞÜŞ BAŞLADI Uygulamanın hayata geçmeden önce bile yabancı turist sayısında %6’lık bir gerileme kaydedildi. Bazı ülkelerde rezervasyonların ise %40–60 azaldığı bildiriliyor. Uzmanlar, bu eğilimin vize ücretlerindeki artışla daha da belirginleşebileceğini ifade ediyor.
DÜNYANIN EN PAHALI VİZELERİ ARASINA Yeni düzenlemeyle ABD vizeleri, dünyadaki en pahalı vizeler arasına girdi. Bu durum, turizmde öne çıkan ülkelerle rekabette ABD’nin rekabet gücünü zayıflatabileceği yönünde değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.
ABD’NİN CAZİBESİ AZALABİLİR Vize ücretlerindeki bu yükseliş, turizm, eğitim ve iş gücü hareketliliğini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, maliyetlerin artmasının ABD’nin küresel çekiciliğini azaltabileceği konusunda görüş birliğine varıyor.