Lagarde, Frankfurt’ta düzenlenen Avrupa Sistemik Risk Kurulu (ESRB) 9. Yıllık Konferansı’nın açılışında konuştu. Finansal sistemin hızla değiştiğini vurgulayarak, jeopolitik parçalanma, iklim değişikliği ve hızlı dijital dönüşümün sektörü yeniden biçimlendirdiğini ifade etti. Geçmişte Avrupa’nın finansal yapısının ağırlıklı olarak bankalara bağlı olduğunu hatırlatan Lagarde, risk belirlemede bankaların bilançolarının incelenmesinin ötesine geçildiğini belirtti; banka dışı finans sektörünün hızla büyüdüğünü ve bankalar ile banka dışı finans kuruluşları arasındaki sınırın belirsizleştiğini kaydetti.
Stabil kripto paraların ortaya çıkışına da değinen Lagarde, bunların referans varlık karşısında istikrarlı değer sunma amacıyla ihraç edildiğini, bugün ise biri köprü görevi gören bir araç olarak kripto ekosistemini ve varlık ticaretini kolaylaştırmakla yetinmediğini; zamanla konvansiyonel işlevleri benimseme hedefi taşıdıklarını söyledi. Ancak bu yeniliklerin yeniden gündeme getirdiği risklerin giriş bölümünün eskisinden farklı olmadığını vurguladı.
Lagarde, likidite riskinin en belirgin zorluklar arasında olduğunu belirtti. Riskli varlıklara yatırım yapanlar için kısa vadeli ve nominal değerde geri ödeme vaadi veren kurumların karşılaşabileceği güçlükleri hatırlattı ve bu tür yapıların çekilme riskini azaltmak adına yeterli likiditeye sahip olmaları gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda ESRB’nin özellikle para piyasası fonları konusunda alarm verdiğini dile getirdi.
AB Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği’nin (MiCA) sabit kripto paralarla ilgili riskleri ele almak üzere tasarlandığını belirten Lagarde, birincil şartların şu şekilde gerçekleşmesini öngördü: stabil kripto para ihraç edenlerin AB yatırımcılarının varlıklarını her zaman nominal değerde geri alabilmesini sağlamaları; ikincil olarak ihraççıların bankacılık mevduatlarında önemli miktarda rezerv bulundurması. Ayrıca, AB içindeki bir kuruluş ile AB dışı bir kuruluşun ortaklaşa ihraç ettiği çoklu ihraç modellerinin bazı boşluklar içerdiğini belirtti ve bu boşlukların AB mevzuatı tarafından AB dışı ihraççıları kapsamadığını kaydetti.
Lagarde, tehlikelerin farkında olduklarını ve bunları önlemek için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Avrupa mevzuatının, bu tür programların diğer yargı bölgelerindeki sağlam eşdeğerlik rejimleri ile uyumlu şekilde çalışmasını ve AB ile AB dışı kuruluşlar arasındaki varlık transferine ilişkin güvencelerle desteklenen bir çerçeve sunmasını istedi. Bu sayede AB’de faaliyet gösterebilen programların, kurumsal dayanıklılık ve yatırımcı koruması temelinde hareket edebileceğini belirtti.