ABD’de tarifelerin yasal zemine oturması süreci sürerken, Federal Temyiz Mahkemesi’nin küresel gümrük vergilerinin çoğunu yasa dışı bulmasıyla başlayan endişeler, Başkan Donald Trump’ın Yüksek Mahkeme’ye başvurma yönündeki söylemleriyle giderek derinleşti. Yönetim, kararın hızlı şekilde bozulmasını hedefleyerek bu yöndeki adımı vurguladı. Mali kaygılarla birlikte enflasyon endişeleri artarken, güvenlik limanları olarak görülen tahvil ve altın üzerinde hareketlenme görüldü.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri %4,30’a yükselirken, Japonya’da ise bu göstergen %1,63’e erişti ve Mayıs 2008’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Avrupa’da da getiriler yükselirken Fransa’da 10 yıllık tahvil %3,58 ile Mart 2025’ten beri en yüksek seviyeyi gördü; İngiltere’de ise %4,69’a ulaşan getiri, Ekim 2023 sonrası zirveyi işaret etti. Bu gelişmelerin ışığında yatırımcılar güvenli liman arayışını güçlendirerek altın fiyatlarını da rekor seviyelere taşıdı; ons altın dün 3.578,54 dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
Analistler, güvenli liman ilişkisinde geleneksel negatif korelasyonun bazı dönemlerde değişebileceğini belirtiyor. Tacirler Yatırım Başekonomisti Ekin Çınar’a göre uzun vadeli tahvil getirilerinde yukarı yönlü baskılar, dünya genelinde borçluluk ve bütçe açıklarıyla ilişkilendiriliyor. Çınar, ABD özelinde uzun vadede seri faiz indirimlerinin getirileri daha da yukarı ittiğini değerlendirirken, özellikle FED’in yıl sonuna kadar iki kez indirim yapmasını beklediğini ifade etti.
Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Burak Pırlanta ise bütçe açığı rekor seviyelere yaklaşırken yeni vergi ve harcama paketlerinin borç yükünü artırdığına dikkat çekti. Pırlanta, Trump’ın Çin’e yönelik tarife önerileri ve küresel ticaret zincirlerindeki olumsuz etkilerin enflasyonu körüklediğini ve tahvil talebini zayıflattığını belirtti; Japonya ve İngiltere’deki durumların da bu krizi derinleştirdiğini vurguladı.
YATIRIMCILAR ALTINA YÖNELİYOR Burak Pırlanta, Fed’in indirimleri başlasa bile uzun vadeli tahvil faizlerinin bu hızla hareket etmeyebileceğini, borçluluk endişelerinin baskıyı sürdürdüğünü ifade etti. Küresel faiz farklarının daralması halinde özellikle ABD tahvillerinden Japon tahviline bir kayışın hızlanabileceğini söyleyen uzmanlar, bu dönüşümün finansal piyasalarda geniş kapsamlı etkiler yaratabileceğini belirtti. Dolayısıyla yatırımcılar güvenli liman olarak görülen altın ve gümüş gibivarlıklara yönelirken, dolar rezerv payında da düşüş görüldü.
Sonuç olarak, çok yönlü bir baskı altında kalan finansal piyasalarda, maliye politikaları, merkez bankası kararları ve jeopolitik riskler bir araya geliyor. Altın ons fiyatları, değişken getirilerin ve belirsizliklerin etkisiyle yükselişini sürdürme eğiliminde; bu durum yatırımcıların portföylerini güvenli varlıklar tarafına kaydırmasına yol açıyor.