Steve Jobs’ın işe alım süreçlerinde odak noktası sadece yetenek ve deneyim değildi; adayın içsel motivasyonunu ve tutkularını ortaya çıkaran yapı taşı arardı. Görüşmelerinde en kilit sorunun basitçe “Neden buradasınız?” olduğunu belirtirdi, fakat cevaplar tek başına değil, o cevabın ardındaki meta veriler üzerinde durur, adayın gerçek arzusunu ve karakterini okumaya çalışırdı.
Jobs’a göre teknik beceriler zaten bir ön koşulduğunda, adayın işi neden istediğini anlamak çok daha önemlidir. Adayın kendini kısıtlı bir hedef yerine yüksek sesle dile getirebildiği anlarda, motivasyonun kendini motive eden bir yapı olduğuna işaret ederdi. Bu, şirketin kısa vadeli çıkarlarından çok, uzun vadeli gelişim ve öz tatmin arayışını yansıtıyordu.
İyi “Bencil” Cevap Örnekleri: “Bu pozisyonu, gelecekte kendi işimi kurmak için gereken becerileri edinmek amacıyla istiyorum.” “Yaptığım işten gurur duyabileceğim bir ortamda çalışmak benim için önemli.” “Liderlik becerilerimi bir üst seviyeye taşımak için buradayım.”
Kaçınılması gereken klişe cevaplar: “Şirketin büyümesine yardımcı olmak” gibi ifadelerin arkasında, samimi bir tutkudan çok ezberlenmiş bir motivasyon bulunduğunu savunurdu. Jobs için esas olan, adayın gerçek tutkusu ve kişisel hırsının, bilinçli veya bilinçdışı bir şekilde öne çıkmasıydı; ezberlenmiş cevaplar bu samimiyeti örtbas edebilirdi.