Üretici kesimlerin artmasıyla başlayan süreç, şap hastalığının ülke genelinde etkisini artırmasıyla hayvancılık ve et sektöründe kriz sinyallerini kuvvetlendirdi. Yetersiz desteğin ve yanlış politikaların sonucu olarak arzda dip noktaya, fiyatta ise zirveye yaklaşan bir tablo ortaya çıktı.

Yeni bir faiz yükünün gölgesinde faaliyete devam eden üreticiler, canlı hayvan ithalatı ile et ithalatındaki artışın tetiklediği kaygıları paylaşıyor. Canlı hayvan ithalatı yılın ilk sekiz ayında 794 milyon dolar seviyesine ulaşırken, et ithalatında Avrupa kaynaklı artış öne çıktı ve toplam 326 milyon doları buldu.
Şap’ta ikinci dalga olarak nitelendirilen süreç Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sencer Solakoğlu tarafından aktarıldı. Hastalığın Adana ve Konya çevrelerinde tekrar belirginleştiğini söyleyen Solakoğlu, kesimlerin yoğunlaştığını ve bazı durumlarda hayvanların yaşanan standardın çok altında kesildiğini belirtti. “Şu anda Cumhuriyet tarihinin en kötü yönetilen süreciyle karşı karşıyayız,” diyen Solakoğlu, ilerleyen dönemde eti stoklamakta güçlük çekileceğini ve Avrupa’da da hayvan sayısındaki kısıtlamaların etkisini artıracağını ifade etti. İthalat kontrolleriyle birlikte çoğalan maliyetler karşısında küçük aile işletmeleri artık bu işe tekrar dönmeme kararı alıyor.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler, sübvansiyon kredilerindeki faiz yükünün artırılmasıyla karşı karşıya kalırken, ithalat hız kesmiyor. Sığır ithalatı yaklaşık 1 milyar dolar hedefine doğru ilerliyor.
2024 yılını kapsayan veriler, bu yılın ocak-ağustos döneminde canlı sığır ithalatının 159 bin 980 ton ve 794.9 milyon dolar değerine ulaştığını gösteriyor. Geçen yıl aynı dönemde 704.6 milyon dolarlık ithalatla 140 bin 852 ton canlı hayvan ülkeye getirilmişti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 verileri ise et ithalatının 326 milyon doları aştığını ortaya koyuyor. Polonya’dan 219.5 milyon dolarlık büyükbaş hayvan eti, Fransa’dan 51 milyon dolarlık ve Macaristan’dan 26.2 milyon dolarlık et ithalatı da kayıtlara geçti.