DOLAR 45,4098 0.24%
EURO 53,5661 0.56%
ALTIN 6.874,790,87
BITCOIN 36718860,99%
İstanbul
19°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Yapay Zekada Güvenlik, Yurt İçinde Üretim ve Siber İstihbaratın Önemi: Uzman Görüşleri
  • Gazete Köşesi
  • Teknoloji
  • Yapay Zekada Güvenlik, Yurt İçinde Üretim ve Siber İstihbaratın Önemi: Uzman Görüşleri

Yapay Zekada Güvenlik, Yurt İçinde Üretim ve Siber İstihbaratın Önemi: Uzman Görüşleri

ABONE OL
1 Kasım 2025 11:48
Yapay Zekada Güvenlik, Yurt İçinde Üretim ve Siber İstihbaratın Önemi: Uzman Görüşleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günümüz teknolojileri, eğitimden sağlığa, hukuktan finansa kadar pek çok alanda hayatı kolaylaştırırken beraberinde bazı riskleri de barındırıyor. Özellikle paylaşılan kişisel ve kurumsal verilerin güvenliği, yapay zeka platformlarının kullanımıyla yeniden gündeme geliyor. Oxford Üniversitesi’nden Dr. Ömer Güneş, bu platformları kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri ve dijital bağımsızlığın önemini vurguluyor.

Güneş, bazı hizmet alanlarında yapay zekanın kullanıldığına dikkat çekiyor ve bu süreçte öğrencilerin kendi bilgilerini, öğrenme süreçlerinde yapay zeka ile paylaşma durumlarına değiniyor. Sağlık konularında ise regülasyon gereği hasta verilerinin buluta aktarılmaması gerektiğini belirtiyor; annelerin çocuklarının sağlık durumlarıyla ilgili soruları yapay zekaya yöneltiyorsa bile, kişisel verilerin anonimleştirilerek paylaşılması gerektiğini ifade ediyor. Veriler yurt dışında bulunan sunucular üzerinden işlendiğinde güvenlik tehlikesinin artabileceğini ve yerli çözümlerin tercih edilmesinin ülke güvenliği açısından önemli olduğunun altını çiziyor.

Yatırım tavsiyeleri konusunda da dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Güneş, yapay zekanın finansal durumla ilgili önerilerinin mutlaka sorgulanması gerektiğini hatırlatıyor. Finansal tavsiyelerin sorumluluk yükünden bağımsız olmadığını ve danışmanların bile “yatırım tavsiyesi değildir” ifadesiyle sorumluluklarını sınırlamaya çalışabildiğini vurguluyor.

OLUMLU KONUŞMASI DEĞİL DOĞRU BİLGİYİ VERME ÖNEMLİ başlığı altında, yapay zekanın zaman zaman uyumlu, zaman zaman uyumsuz yanıtlar verdiğini belirten Güneş, doğru bilgiyi hedefleyen bir yaklaşımın önemine işaret ediyor. Modelleri tek bir çatı altında kullanmanın gerekliliğini sorgulayarak, farklı amaçlar için birden fazla modelin kullanılabileceğini, günlük hayatı kolaylaştıran bir yeteneğe sahip olan yapay zekanın ise kendi karakteri ve kimliğinin olmadığını belirtiyor.

ABD kökenli şirketlerin yapay zeka alanında baskınlığına karşı Çin’in son dönemdeki artan varlığını da vurgulayan Güneş, yapay zekanın bilinçli bir varlık olmadığını, ancak veriyle beslendikçe “bilinçliymiş gibi” göründüğünü ifade ediyor. Güvenlik açısından ise kullanılan modellerin sürekli denetim altında olması ve Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığının artırılması gerekliliğini savunuyor. Kurumlarda yapay zeka kullanan personelin iyi eğitim almasının, kötü senaryolar için sızma operasyonları gibi olayların çalışılmasının da önem taşıdığını vurguluyor.

Türkiye’de yerli yapay zeka üretimi konusunda net bir yol haritası gerektiğini söyleyen Güneş, bu alanda yürütülen çok sayıda çalışma içinde özellikle Türkçe duyarlı modeller ve alan spesifik çözümler geliştirebilecek girişimlerin önemine işaret ediyor. Sağlık alanındaki klinik süreçler için güvenilir, kendi hekimlerimizin test ettiği ve veri sızması olmayan çözümlerin Türkiye’de tutulması gerektiğini belirtiyor. “Yerli yapay zeka, dijital egemenliğin ötesinde kültürel egemenliğin de kilit unsuru” diyor.

SİBER İSTİHBARATIN KRİTİK ROLÜ bölümünde S4E kurucusu Dr. Onur Aktaş, milli güvenlik ve dijital egemenlik bağlamında siber istihbaratın modern çatışmalarda oynadığı merkezi rolü işliyor. Lübnan’da Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarının patlatılması üzerinden yapılan analojiler, dijital varlıklar üzerinden elde edilen istihbaratın ölçeğini gösteriyor. Aktaş, konvansiyonel savaşların da dijital istihbarat üzerinden yürütüldüğünü ve dijitalleşmenin sağlık, ulaşım, otomotiv gibi kritik altyapılarda giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguluyor. Dijitalleşmeyi güvenli kılan tek yolun güvenliği sağlayacak regülasyonlar ve caydırıcı güçler olduğunun altını çiziyor: ülkeler güvenliği yönetmedikçe dijital dünyada kolay hedefler olmaya devam ederler.

En az 10 karakter gerekli