Yinelemekte fayda var: iklim değişikliğiyle mücadelede hedeflenen sınır 1,5°C’nin altında tutulmaya çalışılırken, 2035’e kadar sera gazı emisyonlarının 2019 seviyelerine kıyasla yaklaşık %55 oranında azaltılması gerekmektedir. Bu hedefin pratikte ulaşılabilirliği, ülkelerin şimdiye dek attığı adımların yetersizliği nedeniyle zor görünüyor.

Gelecek on yıl içinde 1,5°C eşiğini aşma tehlikesinin küçültülmesi konusunda UNEP raporunda, “Gerekli kesintilerin büyüklüğü ve kalan kısa süre ile siyasi zorluklar göz önüne alındığında, 1,5°C hedefinin büyük olasılıkla önümüzdeki on yıl içinde aşıla bileceğini” belirten ifadeler yer alıyor. 2015 Paris Anlaşması kapsamında ülkeler, küresel ısının 1,5°C’nin altında sınırlandırılması ve 2°C’nin çok üzerinde olmaması üzere taahhütlerde bulundu. Bu hedefler, kuraklık, yangın ve aşırı sıcak dalgaları gibi olayların şiddetini azaltmayı amaçlıyor.

BAŞ EDİLEBİLİR Mİ? Kirsten Zickfeld liderliğindeki iklim bilimcileri, 1,5°C’ye kadar olan ısınmanın etkileriyle başa çıkmanın mümkün olduğunu, ancak bu sınırın ötesinin özellikle gelişmekte olan ülkeler ile ada devletleri için son derece tehlikeli olduğunu vurguluyor. Rapor, 1,5°C ile 2°C arasındaki küçük farkın bile büyük sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor; örneğin 2°C’lik ısınma, aşırı sıcaklara maruz kalacak nüfusu iki katından fazlasıyla artırabilir.
Arktik bölgelerinde buzsuz yazların görülme sıklığı 1,5°C sınırında yüzyılda bir kez, 2°C sınırında ise bu durum on yılda bir kez yaşanabilir. Ayrıca mercan resifleri %29 daha fazla zarar görme riskiyle karşı karşıya kalabilir; donmuş topraklar için ise çözümlenme potansiyeli %38 oranında artabilir. EMİSYONLAR YÜZDE 35 AZALTILMALI ifadesi, 2°C eşiğinin altında kalabilmek için 2035 yılına kadar 2019 seviyelerine kıyasla emisyonların bu oranda düşmesi gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut taahhütler, dünyanın yaklaşık 2,3–2,5°C arasında bir ısınmaya mahkûm olduğunu gösteriyor ve mevcut senaryonun sürmesi halinde bu rakam 2100’e kadar 2,8°C’ye yükselebilir.
UNEP’in raporu, geçen yıla kıyasla umut verici bir iyileşme olduğunu belirtse de, bu değişimin yaklaşık 0,3°C’lik kısmı daha iyi analiz yöntemlerinden, kalan kısmı ise siyasi kararlar nedeniyle ortaya çıktığını ortaya koyuyor. Paralel olarak, Paris Anlaşması’ndan ayrılan ülkelerin bu kazanımları geri alabileceği de ifade ediliyor. Rapor, Çin başta olmak üzere bazı ülkelerin yeni taahhütlerinin 1,5°C ile 2°C arasındaki farkı ciddi biçimde değiştirmediğini belirtiyor ve uluslar hâlâ hedeflerden uzak kalıyor mesajını yineliyor. COP30 öncesi gelen bu içerik, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın Reuters’a yaptığı açıklamalarla destekleniyor. Lula, çevresel hedeflerin izlenmesi için uluslararası bir çevre konseyinin kurulması gerektiğini söyledi ve aksi halde hiçbir ilerlemenin kayda değer olmayacağını ekledi.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar
4
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
5
YouTube’da Bilim Meraklıları İçin En İyi 10 Kanal