Enflasyonla mücadelede yaklaşık 2.5 yıldır devam eden yüksek faiz ve düşük kur politikası, üretim adımlarını, maliyetleri ve planları köklü biçimde değiştirdi. Artan iflaslar ve kapanan fabrikalar, iş dünyasının bütçelerini aylık olarak yeniden düzenlemek zorunda kaldığını gösteriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi geçmiş dönemdeki başkanlarından İsmail Gülle, üretimdeki karlılık sorununa dikkat çekerek “Kâr yoksa sürdürmek zorlaşıyor” dedi. Gülle, yüksek faizin etkilerini iflaslar ve konkordato süreçlerinde gördüklerini belirtti ve şöyle konuştu: “Enflasyon yüzde 28-30’a gelir, faiz de ucuzlar diye umut ediyorduk. Ancak hedeften sapıldı, faizler beklenenin çok üzerinde kaldı. Gelir kur %20 civarında iken, ödediğimiz faizler %45’e ulaştı ve bu kadar artan gideri karşılamak kolay değil.”
SİYASETİN ETKİSİ VAR Gülle’nin 2026’ya ilişkin öngörüleri, “2026’yı taşıyan her şeyin son olması” yönünde oldu. “Kur baskısı azalmazsa gündem daha sıkı para politikaları etrafında şekillenecek” diyen Gülle, kurda denge sağlandığında dahi asgari ücret tartışmalarının bu kadar boy göstermeyeceğini söyledi. Enflasyonu tetikleyen faktörlerle ilgili olarak ise “Siyaset tehdit edici kararlar alıyor; siyasi konjonktür enflasyonu etkiliyor” ifadelerini kullandı. Sanayinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gülle,
plan değişikliklerinin ne kadar sık yaşandığına ilişkin olarak “Sürekli planlarımızı değiştiriyoruz. Günü yaşadık, planlar artık yalnızca plan olarak kaldı” dedi. ‘Enflasyonla mücadele kısa sürede tamamlanmalıydı’
Türkiye Makina Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, 2026’da küresel rekabetin yoğun olduğu bir dönemin sancılı geçeceğini belirtti. “Her ay bütçe yapıyoruz; ekonomi kendi doğal akışında ilerlemediği için mücadele manuel bir süreç gibi görünüyor” diye ekledi. Dalgakıran, enflasyonla mücadelede sürecin daha kısa sürede sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. ‘Kimse yatırım yapmıyor’ ifadelerini paylaşan Makina İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ağrikli, “Geleceği göremiyoruz, maliyet yaratamıyoruz, planlama yapamıyoruz. Böyle bir atmosferde kimse yatırım yapmıyor. Krizler başladığında ilk etkilenen sektör makine sanayimiz oluyor” dedi. Ağrikli, devletin teşvik yerine güvenli bir iş ortamı sağlamasını ve üretim ile satışta rekabet edilebilir bir zemin oluşturulmasını istedi.