DOLAR 44,2795 0.22%
EURO 50,5902 -0.78%
ALTIN 7.134,90-0,98
BITCOIN 31412480,21%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Türkiye-AB Hidrojen İşbirliğinde Yeni Ufuklar: Yatırım Taahhütleri ve Stratejik Açıdan Bir Köprü
  • Gazete Köşesi
  • Ekonomi
  • Türkiye-AB Hidrojen İşbirliğinde Yeni Ufuklar: Yatırım Taahhütleri ve Stratejik Açıdan Bir Köprü

Türkiye-AB Hidrojen İşbirliğinde Yeni Ufuklar: Yatırım Taahhütleri ve Stratejik Açıdan Bir Köprü

ABONE OL
23 Kasım 2025 01:00
Türkiye-AB Hidrojen İşbirliğinde Yeni Ufuklar: Yatırım Taahhütleri ve Stratejik Açıdan Bir Köprü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrupa Hidrojen Piyasası Birliği (Hydrogen Europe) CEO’su Jorgo Chatzimarkakis, hidrojenin Türkiye ile AB arasında çözümler üretilebilecek güçlü ve geleceğe dönük bir işbirliği alanı sunduğunu belirtti. COP30 kapsamında yaptığı değerlendirmede, küresel zorluklara rağmen sektörde kayda değer hidrojen projelerinin ilerlemesini vurguladı. Hidrojen pazarının büyümeye devam edeceğini ifade eden Chatzimarkakis, altyapı gelişiminin yavaş ilerlemesi ve finansal mekanizmaların sınırlı oluşunun büyümeyi hızlandırabileceğini dile getirdi. TÜRKİYE’NİN AVANTAJLARI VAR Chatzimarkakis, Türkiye’nin hidrojen konusunda pek çok avantajı olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli, Avrupa ile Ortadoğu arasında stratejik bir konum ve güçlü bir sanayi altyapısı, hidrojen üretimi için ideal koşulları oluşturuyor. Ayrıca mevcut gaz boru hatlarına dayanan enerji çeşitlendirmesi açısından AB için önemli bir ortak konumunda olabilir.” Türkiye için iki hedefli bir yol haritasını içeren stratejisinden bahseden Chatzimarkakis, sanayi, teknoloji, standart geliştirme ve sertifikasyon gibi alanlarda uluslararası işbirliğinin öne çıktığını söyledi. Ayrıca özellikle Avrupa pazarına yeşil hidrojen veya amonyak ihracatını güçlendirecek bağlantılar kurulabileceğini belirtti. Türkiye-AB ilişkilerinde bazı çözülmemiş konuların hidrojen sayesinde Pragmatik bir köprüyle aşılabileceğini vurguladı. Hidrojenin bu iki taraf arasındaki ilişkilerin olumlu bir yeniden başlangıç yapmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Chatzimarkakis, Türkiye’nin Hindistan-Akdeniz Ekonomik Koridoru gibi girişimlere daha yakın entegrasyonunun, projelerin yalnızca iklim ve enerji güvenliği açısından fayda üretmesini sağlamayacağını, güven inşa eden yeni alışkanlıklar, ortak planlama ve ortak standartlar da yaratacağını belirtti. 110 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM TAHAHHÜTÜ Dünyada şu anda onaylanmış, inşa halinde veya faaliyette olan 500’den fazla hidrojen projesi kapsamında 110 milyar doların üzerinde yatırım taahhütü bulunuyor ve bu, geçen yıla göre yaklaşık 35 milyar dolarlık bir artışı temsil ediyor. 2020’den itibaren küresel ölçekte sektör, yıllık ortalama %50 yatırım büyümesi kaydetti. Avrupa’da 2030’a kadar 2,3 milyon ton temiz hidrojen arzı öngörülüyor; ancak ulusal düzeyde düzenlemelerin uygulanmasındaki yavaşlık nedeniyle hedeflenen ivme elde edilemiyor.

En az 10 karakter gerekli