DOLAR 45,4425 0.03%
EURO 53,3498 0.17%
ALTIN 6.860,550,20
BITCOIN 3616344-1,57%
İstanbul
14°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Türkiye’nin Gaz Altyapısında 70–80 Milyar m3 Üretim ve 10 Milyar m3 İhracat Kapasitesi Hedefi
  • Gazete Köşesi
  • Ekonomi
  • Türkiye’nin Gaz Altyapısında 70–80 Milyar m3 Üretim ve 10 Milyar m3 İhracat Kapasitesi Hedefi

Türkiye’nin Gaz Altyapısında 70–80 Milyar m3 Üretim ve 10 Milyar m3 İhracat Kapasitesi Hedefi

ABONE OL
14 Aralık 2025 00:24
Türkiye’nin Gaz Altyapısında 70–80 Milyar m3 Üretim ve 10 Milyar m3 İhracat Kapasitesi Hedefi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye, uzun yıllardır sürdürdüğü altyapı projeleriyle doğal gaz arz güvenliğini güçlendirmeye devam ediyor. Karada olan iki LNG terminali ve üç FSRU olmak üzere toplam beş tesisiyle günlük gazlaştırma kapasitesini 161 milyon metreküp seviyesine ulaştırdı. Ayrıca ülkenin doğal gaz şebekesindeki giriş noktaları 14’e, günlük gaz alma kapasitesi ise 495 milyon metreküpe yükselmiş durumda. Silivri ile Tuz Gölü’ndeki yeraltı depolama kapasitesi 6,3 milyar metreküpe erişirken, yerli gaz üretim kapasitesinin de artırılması için adımlar atılıyor.

Bu yatırımlar sayesinde Türkiye, çok çeşitli kaynaklardan gaz tedarik etme ve Avrupa ile Suriye gibi piyasalara gaz ihraç etme konumuna geldi. Planlanan uzun vadeli projeler, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküp tüketim ihtiyacını aşarak 70–80 milyar metreküp gaz teminine imkân tanıyacak kapasiteye yönelirken, ihracat kapasitesinin 10 milyar metreküpe çıkması da hedefler arasına giriyor.

Enerji sektörü toplantılarında konuşan PETFORM Genel Sekreteri Murat Kalay, fazla gazın ihracata yönlendirilmesinin ek gelir sağlayacağını ve ithalat faturalarının azalacağını ifade etti. BOTAŞ öncülüğünde bölge ülkelerine gaz satışının önemli olduğuna vurgu yapan Kalay, özel sektörün de bu ticaret döngüsüne katılımının gerekliliğini belirtti. Kamu şirketi olarak BOTAŞ’ın hareketleri kontrollü kalsa da özel sektörün dinamizmi bu süreci hızlandırabilir ifadesini kullandı.

Kalay, arz güvenliği konusunda Türkiye’nin bir sorun yaşamadığını, mevcut boru hattı sözleşmeleri, LNG terminalleri ve yeraltı depolama tesisleri ile olağanüstü dönemleri güvenli şekilde atlatabildiğini söyledi. Bu yapı, Türkiye’yi Güneydoğu Avrupa için kritik bir konuma taşırken, bölge ülkeleri enerji tedariklerinde Türkiye ile entegre sistemler ve karşılıklı anlaşmalar üzerinden güvence arıyor. Türkiye ise ihtiyacını uygun maliyetle karşılayıp bölgede alternatif bir kaynak sunuyor.

DEVLET KADAR ÖZEL SEKTÖR DE AKTİF OLMALI Kalay, gazın gerçek maliyeti üzerinden fiyatlandırılmasına yönelik düzenlemelerin uzun süredir beklenen bir adım olduğunu belirtti. Gazın gazla rekabet edebilmesi için Türkiye’nin güçlü altyapısına ek olarak özel sektörün de aktif olması gerektiğini vurguladı. Avrupa’da bazı şirketler yalnızca gaz ticaretiyle değer üretiyor; Türkiye’de de aynı sermaye gücü ve nitelikli iş gücü mevcut. Sübvansiyonun kademeli olarak uygulanmasıyla piyasanın daha aktif hale geleceğini ve ticaret hacminin artacağını ifade etti.

Kalay, ortalama hane tüketiminin üzerinde kalan enerji kullanımında daha maliyet odaklı bir fiyatlamaya geçilmesinin piyasayı uzun vadede daha sağlıklı kılacağını söyledi. Bu yaklaşım, gazın gazla rekabet güçünü artıracak, ithalat imkanı genişledikçe piyasanın derinleşmesini sağlayacak ve son kullanıcıya olumlu yansıyacaktır. Gerekli durumlarda ihtiyaç sahibi hanelerden ücret alınmayabilir, ancak diğer kullanıcılar gerçek maliyet üzerinden faturalandırılmalıdır.

Kalay ayrıca enerji verimliliğini teşvik etmek için doğru fiyatlamanın kilit rol oynadığını belirtirken, piyasanın derinleşmesi ve rekabetçi ortamın vatandaşlara olumlu etkilerinin netleşeceğini ifade etti. Özetle, güvenli ve uygun maliyetli enerji için altyapıyı güçlendirmeye ve özel sektörü daha fazlasıyla katmaya odaklanıyoruz.

En az 10 karakter gerekli