Ekonomideki yavaşlama, tüketici talebinin daralmasıyla özellikle perakende başta olmak üzere pek çok sektörde olumsuz tabloya yol açıyor. Sektör temsilcileri ise enflasyon düşüşüne karşın Türkiye’nin gıda gibi temel alanlarda dışa bağımlılığa karşı savunmasız kalması üzerinde duruyor. Eriyen orta sınıfın etkisi ve ülke genelindeki verimsizlikler, büyümeyi desteklemek yerine zayıflatıyor.
Girişimci bakış açıları Türkiye’nin büyüme modelini yeniden kurması gerektiğini vurguluyor. Yanıkoğlu, büyümenin hız kaybetmesi halinde perakendenin kaldıraç yeteneğini yitireceğini, bunun da tedarik zincirindeki dinamikleri olumsuz etkileyerek geniş çaplı bir hasara yol açacağını belirtiyor. Ülkenin nüfusu geniş bir üretim ve lojistik üssü olarak değerlenecek potansiyele sahipken, mevcut durum bunu gerçekleştirebilmekten daha çok uzakta görünüyor. Özellikle gıda arz güvenliğinin kritik olduğuna dikkat çekiliyor; bu güvenliğin korunması için mevcut mekanizmaların korunması şart.
AVM yatırımlarında belirgin durgunluk ekonomideki yavaşlamanın bir sonucu olarak perakende sektöründe 2026 için zorlu bir öngörü ortaya çıkıyor. Yanıkoğlu’na göre yeni emlak arzı artık görünmüyor ve bu durum gelecek için belirsizlik yaratıyor. Zincir marketlerin kapanması gibi gelişmelerin fiyat istikrarını bozabileceğine ve tedarik zincirinin kırılmasının enflasyonu tetikleyebileceğine vurgu yapılıyor. Bu bağlamda, kısa vadede değil uzun vadede de tasarruf ve tedarik güvenliğinin önem kazanacağı ifade ediliyor.
Kemere sıkma kalıcı bir durum olarak kabul edilmeli diyen analistler, orta sınıfın kriz nedeniyle değişen tercihlerinin yeni tüketim paradigmalarını şekillendireceğini belirtiyor. Artık birçok ürün için fiyatlar yüksek görülüyor ve bununla başa çıkabilmek adına tüketiciler, promosyonlara ve belirli ürün gruplarında bütçe odaklı tercihlere yöneliyor. Özellikle beyaz yakalı çalışanlar, yaşam standartlarını korumak için bütçelerini yeniden düzenliyor; ancak bu, tüketim tercihlerini kökten değiştirmeden sürdürmeye çalışıyorlar. Bu süreçte güven ve inandırıcılık, talep üzerinde belirleyici bir rol oynuyor.