DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
ALTIN 6.965,351,07
BITCOIN 34109730,76%
İstanbul
13°

AÇIK

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Jeopolitik Riskler ve Türkiye: Altın Piyasasında Yeni Dinamikler

Jeopolitik Riskler ve Türkiye: Altın Piyasasında Yeni Dinamikler

ABONE OL
7 Ocak 2026 01:36
Jeopolitik Riskler ve Türkiye: Altın Piyasasında Yeni Dinamikler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güçlenen jeopolitik gerilimler ve küresel riskler ışığında, 2026’ya yönelik beklentiler ilk çeyrek raporlarında ağırlık kazanmaya başladı. Dünya Altın Konseyi (WGC) Küresel Araştırma Başkanı Juan Carlos Artigas’ın değerlendirmeleri, Jeopolitik Risk Endeksi’nin (GPR) 100 puanlık artışının kısa vadede altın fiyatlarını yaklaşık %2,5 oranında yukarı taşıyabileceğini gösteriyor. Bu bağlamda Türkiye özelinde altın talebinin neden bu kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye, küresel talep dengelerinde belirleyici bir konuma işaret ediyor. Artigas’a göre Türkiye, Çin, Hindistan ve ABD gibi büyük ekonomilere kıyasla ölçek olarak küçük olsa da, altın talebinin en dinamik olduğu ülkelerden biri konumunda. Bunun arkasında uzun yıllardır süregelen kültürel öneme sahip olan birikim alışkanlığı ile enflasyon, kur belirsizliği ve ekonomik gelişmelere karşı bir güven aracı olarak altının tercih edilmesi yer alıyor. Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervlerinde küresel düzeyde ilk 10–11 arasına giren bir konum bulunuyor ve 2025 itibarıyla dünyanın en büyük beş alıcısından biri olma hedefi vurgulanıyor. Bankacılık sistemiyle yakın bir işbirliği içerisinde Merkez Bankası, rezervlerini tutmanın ötesinde altını Türkiye finansal sisteminin kritik bir bileşeni haline getiriyor.

Paradan sonra yatırımcı davranışı da değişiyor. Türkiye’deki yastık altı altın miktarına ilişkin net bir rakam paylaşılmasa da, dünya genelinde yer üstünde bulunan altın stoklarının yaklaşık beşte birinin bireylerin doğrudan mülkiyetinde olduğuna işaret ediliyor. Ancak bu tamamı doğrudan yastık altında değil; bazıları özel kasalarda veya bankalarda da tutuluyor. Küresel stokların yaklaşık %17–20’sinin bireysel sahiplikte olması, altının talep yapısında hâlâ kritik bir rol oynamaya devam ettiğini gösteriyor.

Fiziksel altından dijital altına geçişin hızlandığına dair değerlendirme, yatırımcıların altına erişimini çeşitlendiren çeşitli araçlar üzerinden dikkat çekiyor. Günümüzde 120’den fazla altın destekli ETF bulunuyor ve bu fonlar toplamda yaklaşık 4 bin ton fiziki altın içeriyor. Ancak yatırımcılar için hangi formatın daha cazip olduğuna ilişkin hâlâ ince ayarlar söz konusu.

Jeopolitik gelişmeler altın üzerinde yalnızca anlık etkiler yaratmıyor. Artigas, yaşanan şokların küresel ekonomi, ticaret akışları veya finansal piyasalara kalıcı etkiler yaptığında altına olan talebin destekleyici konumunu uzun vadeye taşıdığını belirtiyor. Son yıllarda altının güçlü performansında jeopolitik dinamiklerin belirleyici rolü öne çıkıyor ve 2025’te düşük faiz ortamının yatırım amaçlı talebi güçlendireceği düşüncesi güvence verici bir faktör olarak gösteriliyor. Ayrıca 1971’den beri en güçlü yıllardan biri olarak öne çıkan 2025 için, portföylerdeki altın rolü net bir şekilde korunuyor. Yatırımcılar, tahvil ve hisse senedi korelasyonunun yükselmesiyle dengeleyici varlıklara yönelmeye devam ediyorlar.

Altın için üç olası senaryo konusunda WGC’nin doğrudan fiyat tahmini yapmadığını hatırlatmak gerekiyor. Ancak farklı makro senaryolar üzerinden şu kanılar paylaşıldı: Eğer ABD ekonomisinde yavaşlama ve finansal riskler artarsa, altının fiyatında yüzde 10–15 aralığında bir artış görülebilir. Küresel resesyon veya derin jeopolitik gerilimler durumunda getiriler yüzde 30’a varabilir. Riskler azalır ya da faizler yükselirse ise yüzde 20’lere varan bir aşağı yönlü baskı oluşabilir. Bu hareketler, makroekonomik gelişmelere bağlı olarak çift haneli getirilerin mümkün olduğu bir ortamı işaret ediyor. Ayrıca Artigas, altının güvenli liman kimliğinin kripto varlıklar tarafından tehdit edildiği görüşüne katılmıyor; talep yapısının yatırım sadece finansal araçlarla sınırlı kalmayıp mücevher ve elektronik gibi gerçek kullanım alanlarını da kapsadığını belirtiyor.

*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.

En az 10 karakter gerekli