Orta Doğu’daki gerilimler enerji maliyetlerini yükseltti ve tedarik zincirlerinde sıkıntılara yol açtı. OECD’nin küresel görünüm raporu, bu gelişmelerin küresel büyümeyi korurken bile bazı bölgelerde baskı unsuru oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların aksamaları, enerji altyapısının zarar görmesi ve bu durumun fiyatları yukarı yönlü tetiklediği belirtiliyor.
Piyasalardaki volatilitenin artması, özellikle Asya ülkelerinde finansal koşulları sıkılaştırdı. Gerilimin süresi ve kapsamı ise belirsizliğini koruyor; bu durum enerji maliyetlerinin uzun vadeli yüksek seyretmesini ve işletme giderlerinde belirgin bir artışı gündeme getiriyor. Küresel büyümenin dayanıklılığına rağmen fiyat baskılarının tüketici enflasyonunu yukarı çekebileceği öngörülüyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve tedarikte yaşanan aksaklıklar, bazı büyük ekonomilerde enflasyonun hedeflerin üstünde seyretmesine neden oluyor. Bu durum, orta vadeli görünümde enflasyon beklentilerinin enerji maliyetlerindeki artışla daha da güçlenebileceğini gösteriyor. OECD, Aralık 2025 için küresel büyümeyi 2026’da %2,9 olarak öngörmüş olsa da 2025’teki %3,3’lük büyümeye kıyasla bu rakamın gerilediğini belirtiyor. 2027 için ise büyüme tahmini %3’e çekiliyor.
Türkiye için olabilirlikler açısından bakıldığında, Orta Doğu’daki gerilimin ve enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle Türkiye’nin bu yılki büyüme tahmini %3,3’e çekildi ve 2027 için öngörü %3,8 olarak revize edildi. Enflasyon için ise sırasıyla %26,7 ve %16,9 oranları öngörülüyor.
ABD, Euro Bölgesi ve Çin için öngörü ise değişmedi değil, bir miktar revize edildi. Amerika Birleşik Devletleri’nde büyüme bu yıl %2, 2027’de %1,7 olarak öngörülüyor. Euro Bölgesi’nde 2024’te %0,8 büyüme, 2027’de %1,2 ile dengelenmesi bekleniyor. Çin’de ise bu yıl %4,4, gelecek yıl ise %4,3 büyüme öngörülüyor.
G20 enflasyon baskısı alt başlığıyla özetlenen bölümde, enerji fiyatı baskılarının azalması varsayılırken küresel enflasyonun bu yıl %4’e, 2027’de %2,7’ye gerilemesi bekleniyor. Ancak Orta Doğu’dan ihracatta yaşanan aksaklıklar ve kilit emtialardaki arz kısıtları bu projeksiyonu tehdit ediyor. Bu durum, enflasyonu yükselterek büyümeyi aşağı çekebilir ve yapay zeka yatırımlarından elde edilecek potansiyel faydaların öngörüldüğü kadar güçlü olmayabileceğini gösterebilir.
Enerji piyasalarındaki mevcut kırılganlıklar zamanla yatışsa bile, para politikalarının küresel ekonomideki enflasyon baskısını sınırlamak amacıyla temkinli davranması gerektiğini vurgulayan açıklamalar dikkat çekiyor. Kamu borç sürdürülebilirliğini güvence altına almak için bütçe disiplini ve verimlilik odaklı reformların hayata geçirilmesi gerekliliği de dile getiriliyor.
Orta vadede enerji maliyetlerinin ve enflasyonun kontrol altında tutulması için global ölçekte politik çerçevelerin güçlendirilmesi gerekiyor.