Küresel petrol akışlarının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler ve tırmanan çatışma ortamı, Avrupa’yı fosil yakıt bağımlılığının riskleriyle yüzleştiriyor. Avrupa ülkeleri yenilenebilir enerjiye yönelse de, mevcut altyapı eksiklikleri nedeniyle rüzgar ve güneş yatırımları her yıl milyarlarca euroluk potansiyel verimini boşa harcıyor.
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik olası operasyonları, petrol arzının küresel çıtasını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimaliyle piyasaları sarsıyor. Çatışmanın öncesinde varil başına 63 doların altında olan petrol fiyatları süreç içinde bazı zamanlarda 100 doları aştı. Buna karşılık, yükselen maliyetler İngiltere’yi Kuzey Denizi’nde yeni petrol ve gaz arama lisansları konusunda baskıya iterken, Oxford Üniversitesi’nin güncel analizleri, bu potansiyeli hanehalkı için en fazla 82 sterlin (95 euro) tasarruf olarak gösteriyor. Ancak tamamen yenilenebilir enerjiye geçilmiş bir Birleşik Krallık’ta hane başına yıllık tasarruf yaklaşık 441 sterlin (510 euro) seviyesine ulaşıyor.
Avrupa, yeşil enerjiye yaptığı yüksek düzeyde yatırımları sürdürürken, üretimi tüketememe hali nedeniyle önemli cezalarla karşı karşıya kalıyor. Geçen yıl Birleşik Krallık, rüzgar türbinlerini devre dışı bırakarak gaz santrallerine yönelmek zorunda kaldı ve bu tercih için yaklaşık 1,47 milyar sterlin (yaklaşık 1,78 milyar euro) ödemeyle sonuçlandı. Sadece dün, boşa giden rüzgar enerjisinin maliyeti 1,31 milyon sterline ulaştı. Almanya’da ise yenilenebilir enerji üretiminin sınırlandırılması karşılığında ödenen tazminatlar geçen yıl 435 milyon euroya çıktı. 2025’in ilk dokuz ayında İspanya ve Fransa’da da enerji üretimini kısıtlama oranları rekora ulaştı.
Rüzgar çiftliklerinin yoğun bulunduğu günlerde elektrik şebekesi talep edilenin üzerinde enerjiyle dolup taşabiliyor. Avrupa’nın mevcut ağları, özellikle açık denizlerdeki büyük ölçekli üretimi taşıyacak şekilde yeterince esnek değil. Octopus Energy’nin açıklamasıyla özetlenen bu durum, şebekede yoğun saat trafiğinin enerjiyi ihtiyaç duyulan yere ulaştırmada zorluklar oluşturduğunu gösteriyor. YAKIN YERLERDEKİ EVLERE BEDAVA ELEKTRİK VERİLİYOR başlığı altında yer alan yeni bir yaklaşım ise, kısıtlama bölgelerinde yaşayanlara rüzgarlı günlerde indirimli veya bedava elektrik sunmayı amaçlıyor.
Aurora Energy Research’in 2025 tarihli çalışması, Avrupa’da şebeke tıkanıklığının maliyetinin 2024’te yaklaşık 9 milyar euroya yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu tıkanıklık nedeniyle kesintiye uğrayan yaklaşık 72 TWh enerji, Avusturya’nın bir yıllık elektrik tüketimine denk. Şebeke yatırımları son beş yılda yıllık ortalama 70 milyar euroya ulaşırken, uzmanlar bunun yetersiz olduğunu vurguluyor. İngiltere Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanlığı, kapasite fazlasını azaltmaya yönelik yeni bir deneme başlattı: Rüzgar çiftliklerine yönelik kısıtlamalar için para ödemek yerine, kısıtlama bölgelerine yakın yaşayan vatandaşlara rüzgarlı günlerde indirimli ya da bedava elektrik sunulacak. Greg Jackson, Octopus Energy CEO’su olarak bu yaklaşımı olumlu bulsa da, geçici çözümlerin yeterli olmadığını ifade ediyor: “Sürekli bir politika değişikliğine gidilirse, insanlar elektrikli araçlar, ısı pompaları ya da bataryalar satın alabilir; talebi kaydırmanın kalıcı yolu budur.”