Ankara’da cuma namazı öncesi Hacı Bayram-ı Veli Camii yakınlarında elma dağıtımı sırasında yaşananlar, sokaktaki ekonomik gerilimin bir yansıması olarak hafızalara kazındı. Ücretsiz verilen elmaları almak için vatandaşlar adeta birbirlerini ezerken, tartışmalar kısa sürede kavgaya dönüştü. Dağıtımı organize eden isim olarak kamuda tanınan ve 76 yaşındaki Muhammet Yılmaz öne çıktı. Denizli’den topladığı elmaları, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. yıl dönümü anısına Ankara’ya getiren Yılmaz, iyilik amacıyla yapılan bir ikramın bu şekilde sonuçlanacağını öngörememişti.
Gerginlik yükseldi Yoğun kalabalık nedeniyle oluşan kuyrukta önce sözlü anlaşmazlıklar çıktı; ardından itişmeler yaşandı ve bazı kişiler düşme tehlikesiyle yüzleşti. Görgü tanıklarının aktardığına göre iki yaşlı vatandaşın bastonlarla karşı karşıya gelmesi, gerginliğin boyutunu gösterdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, elma için adeta yarışan bir kalabalık gözlemlendi. Tepkiler ise sertti: “İnsanlar aç dediklerimizde inanmıyorlar ama bu görüntüler gerçeği gösteriyor” ifadeleri öne çıktı. Gelir tablosuyla vatandaşın günlük yaşamı arasındaki uçurum da dikkat çekti; “Mesele bir elma değil, biriken yoksulluk, sıkışmışlık ve öfke” denildi.
‘Kilogramla değil, tane ile alınıp paylaşılıyor’ Pazar ve marketlerde elma fiyatları çeşitlere göre 50 ile 125 lira arasında değişiyordu. Artan giderler nedeniyle ürün maliyetleri yükselirken, vatandaşın alım gücü aynı hızda büyümüyordu. İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez’in ziyaret ettiği pazarcı esnafı da durumu doğruladı ve şöyle konuştu: “Vatandaş artık kilogramla değil, tane ile alıyor. Bazen bir elma alıp eve bölüştürenler bile var.”
‘Sorumlu sarayda oturan’ Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, milyonlarca kişinin açlık ve sefalet sınırında yaşadığını söyleyerek sorumluluğu siyasi maşaya bağladı. Konfederasyonun 18’inci kuruluş yıldönümünde yapılan konuşmada, ifade özgürlüğünün engellenmesini Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilişkilendirdi. Yıldırım, “Çocuklarımız aç kalıyorsa, kiralarını ödeyemiyorsak ve konuşmaktan korkuyorsak sorumlu sarayda oturandır. Bunun ötesi yok,” dedi. Ayrıca “İktidar tercihini sermayeden ve patronlardan yana kullandı; bu politikanın net sonucu küçük bir azınlığı zenginleştirdi ve 86 milyonluk nüfusun büyük kısmını yoksullaştırdı” ifadelerini kullandı.