DOLAR 44,9385 0.1%
EURO 52,7870 -0.05%
ALTIN 6.844,060,50
BITCOIN 34325280,92%
İstanbul
11°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Enerji Piyasalarında Sarsıntı: Birol’un Perspektifleri ve Türkiye İçin Olası Seçenekler
  • Gazete Köşesi
  • Ekonomi
  • Enerji Piyasalarında Sarsıntı: Birol’un Perspektifleri ve Türkiye İçin Olası Seçenekler

Enerji Piyasalarında Sarsıntı: Birol’un Perspektifleri ve Türkiye İçin Olası Seçenekler

ABONE OL
22 Nisan 2026 00:36
Enerji Piyasalarında Sarsıntı: Birol’un Perspektifleri ve Türkiye İçin Olası Seçenekler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birol, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel enerji piyasalarına nasıl sarsıcı bir etki yaptığını ve bu süreçten çıkış için ne tür öngörülerde bulunduğunu AA muhabirine aktardı. Uzun süreli baskının, küresel ekonominin yüzeysel dengelerinin ötesinde, büyük bir kırılmaya yol açabileceğini ifade eden uzman, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının dünya ekonomisini felce sürükleyebileceğine dikkat çekti. Gözlemlerine göre 110 trilyon doların üzerinde bir küresel ekonomi için bu boğazın kapanması net bir enerji güvenliği riski doğuruyor ve ülkelerin kısa ve orta vadede hangi adımları atabileceğini tartışmaya başladığını belirtti. Kısa vadede petrol arzında günlük yaklaşık 13 milyon varil kayıp olduğuna vurgu yapan Birol, dünyanın toplam petrol talebinin 100 milyon vardiya civarında olduğunu varsayarken bu kaybın anlamlı bir daralmanın göstergesi olduğunu söyledi. Doğal gazda da benzer düzeyde bir eksik üretimin söz konusu olduğuna işaret eden Birol, “toplam kriz, bugüne kadar yaşananlar arasında şimdiye kadarki en büyük enerji krizi olabilir” yorumunu yaptı. Ayrıca gübre, sülfür, helyum ve petrokimya gibi emtiaların arz zincirlerindeki kırılmaların da kritik bir tehdit oluşturduğunu sözlerine ekledi. Birol, Körfez bölgesinde şu an 200’ün üzerinde ham petrol ve petrol ürünü tankeri ile 10 LNG tankeri dolu halde beklediğini belirtti ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasının arzı piyasaya sürerek bir miktar rahatlama getirebileceğini ifade etti. Ancak varılan sonuç, alternatif sağlanan arz güvenliğinin sağlanması için güvence ve süreklilik gerektirir, diye ekledi. Enerji tesislerinin hasarlı seviyeleri şaşırtıcı ölçüde yüksek; mevcut veriler, petrol ve gaz sahaları, rafineriler ve LNG terminalleri dahil 84 enerji tesisinin hasarlı olduğunu ve 34’ünün ciddi veya çok ciddi hasar gördüğünü gösteriyor. Üretimin normale dönmesinin en az iki yıl süreceğini, bazı tesisler için bu sürecin daha da uzayabileceğini belirtti. OYNAK BİR PETRO PİYASASINA HAZIR OLMAK GEREKTİĞİ yönündeki uyarısını yineleyen Birol, piyasalarda fiyatları belirlemenin asıl unsuru olarak Hürmüz Boğazı’nın güvenli ve sürekli açık kalacağını teyit eden bir durumu görüyor. Sigorta şirketlerinin gemileri sigortalayabilmesi ve ticaret akışının sürdürülebilmesi için bu güvence kritik. Gelecek aylarda petrol piyasasında yüksek volatilite olasılığını herkesin öngörmesi gerekiyor; özellikle gelişmekte olan ülkeler için bu durum enflasyonu hızlandıracak ve dış ticaret açığını büyürecek. Birol, IMF ve Dünya Bankası başkanlarıyla kurulan acil kriz koordinasyon grubunun bu ülkeler için finansal ve yönlendirme desteğini artıracağını hatırlattı. TÜRKİYE İÇİN BİRKAÇ ALTERNATİF VAR savaşın yükselişiyle birlikte ülkelerin alternatif güzergahlar, teknolojiler ve enerji ortaklıkları üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Türkiye için öne çıkan seçeneklerden biri Basra ile Ceyhan arasındaki boru hattını genişletmek ve mevcut hattı güçlendirmek; diğer bir seçenek ise Bakü-Ceyhan koridorunun kapasitesinin artırılması olarak ifade edildi. Birol, projelerin siyasi, finansal ve yasal olarak sağlam temellere oturtulması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin enerji akışını Akdeniz ve Avrupa’ya yönlendirebilecek bir konuma sahip olmasının önemli bir avantaj olduğunu ekledi. BÖLGEDEKİ ENERJİ TESİSLERİNDEKİ DURUM ABD/İsrail-İran çatışmalarının başlamasından sonra Orta Doğu’daki enerji altyapısında belirgin hasarlar kaydedildi. Katar’da LNG üretiminin önemli tesisleri Ras Laffan ve Mesaieed ile Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak gibi ülkelerde bulunan altyapılar da zarar gördü. Ancak bu zararların telafisi için çalışmalar sürüyor ve bölgesel enerji akışlarının güvenceye alınması için çeşitli önlemler alınıyor.

En az 10 karakter gerekli