İç talepte ve küresel piyasalarda görülen dalgalanmalar, üretim ve ihracatta karşılaşılan finansman sıkıntılarını derinleştiriyor. Yüksek faiz oranları ve sıkı para politikalarının etkisiyle finansmana erişimde yaşanan güçlükler, ihracatçıları bu kez destek kredilerinin maliyetlerini yeniden değerlendirmeye itti. Reeskont kredileri teoride uygun maliyetli finansmanı amaçlasa da pratikte işlevini tam olarak yerine getiremiyor. Reel sektörden gelen görüşler, yüksek komisyonlar ve ağır teminat şartlarının kredinin ucuz bir finansman aracı olarak algılanmasını engellediğini belirtiyor ve mevcut yapı üretim ile ihracatı desteklemekten ziyade firmaların nakit akışını zorlaştırıyor. Teminat Gerekliliği Yüzde 125’e Ulaşan Oranlarda Örneğin, 60 milyon liralık kredi talebinde ihracatçılardan yaklaşık 75 milyon lira tutarında teminat mektubu talep ediliyor; masraflar ve kesintiler sonrasında net işe yarayabilir tutar firma hesabına yaklaşık 48 milyon lira olarak geçiyor. Bu durum, kredinin toplam teminatına eş tutarda bir yük yaratırken, söz konusu oranlar kur dalgalanmaları, ihracat belirsizlikleri ve tahsilat sorunları nedeniyle artan riskler nedeniyle uygulanıyor. Ekonomist Erol Taşdelen, kredi kullanım sürecinde teminatın zorunlu kılan yaklaşımın ihracatçılar üzerinde baskıyı artırdığını vurgulayarak mevcut sistemin saha performansına etkilerini anlattı. Krediden beklenen yük, kredinin kendisinden çok daha ağır görünüyor ve enflasyonla mücadele çerçevesinde bankaların kredi musluklarını kısmadığı bir dönemde bile pek çok ihracatçı gerekli teminatı bulamadığı için reeskont kredilerinden faydalanamıyor.
Masraf ve Komisyonlar Bütçeyi Zorluyor İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan da bu konudaki sıkıntıları dile getiriyor. İSO Meclisi’nde yaptığı konuşmada, teminat mektubu sistemiyle ilgili “akıl almaz bir uygulama” ifadesini kullanarak, firmaların faizleri peşin ödedikleri toplam riskin yüzde 100’üne denk gelen teminatı vermek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu durum, komisyon giderlerini artırıyor ve firmaların teminat limitlerini anlamsız biçimde azaltıyor.