Küresel ticarette giderek artan belirsizlikler ve jeoekonomik riskler karşısında Avrupa Birliği yeni ticaret ortaklarını güçlendirme yönünde adımlarını hızlandırıyor. 17 Ocak’ta MERCOSUR ile varılan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), yürürlüğe girerse Güney Amerika ülkeleri AB ile Türkiye arasındaki mevcut ticari dengeyi değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak gündemde yer alıyor. Türkiye ise bu anlaşmadan kapsamlı imtiyazlardan yararlanamayacak konumda kalıyor; çünkü STA’ya taraf değildir ve bu nedenle benzer avantajları alamayacaktır. Anlaşmanın resmen yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu ile MERCOSUR üyelerinin yasama organlarının onayı şart. Onay süreci tamamlandığında, 2024’te 111 milyar euro olan MERCOSUR–AB ticaret hacminin kısa sürede 150 milyar euroyu aşması bekleniyor.
AB’DEN STA ATAĞI: HİNDİSTAN ÖNE ÇIKIYOR Ekonomi dünyasından gelen yorumlar, jeoekonomik belirsizliklerin artmasıyla AB’nin serbest ticaret anlaşmalarını hızla sonuçlandırmaya yöneldiğini gösteriyor. MERCOSUR anlaşması imzalanmasına rağmen yürürlüğe geçişinin gecikebileceğini belirten uzmanlar, Hindistan, Tayland, Malezya, Avustralya, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle de görüşmeleri hızlandıran AB’nin, ortaklarına güven veren bir ticaret yaklaşımı benimsediğini vurguluyor. Bu adımlar, serbestleşmiş küresel ticaret vizyonu ile korumacılık kaygıları arasındaki dengeyi kurmayı amaçlıyor.
VON DER LEYEN: TARİHİ BİR ANLAŞMANIN EŞİĞİNDEYİZ Davos’taki konuşmasında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Hindistan ile AB arasındaki stratejik ortaklık ve diyalog yolunun önemine dikkat çekti. İki tarafın karşılıklı dayanıklılık inşa ettiğini söyleyen von der Leyen, “Tarihi bir ticaret anlaşmasının eşiğindeyiz” ifadesini kullandı. Bu pazar, iki milyar insanı kapsayacak büyüklükte bir potansiyel barındırıyor ve küresel gayri safi yurt içi hasılanın önemli bir kısmını etkileyebilecek nitelikte bulunuyor.
TÜRKİYE İÇİN ÇİFTE RİSK: TİCARET VE YATIRIM Türkiye açısından dosyada iki önemli risk öne çıkıyor: bir yandan AB’nin Gümrük Birliği’ni güncellemeden MERCOSUR, Hindistan ve Asya’nın hızla büyüyen ekonomileriyle yürütülen STA’lar doğrudan ticari baskılar oluşturabilir; diğer yandan bu tür anlaşmaların yatırımları, hizmetler sektörünü ve Kamu İhalelerini de kapsaması halinde AB kaynaklı yatırımların Türkiye yerine bu ülkelere yönelmesini tetikleyebilir. Özellikle AB’nin Vietnam ile imzaladığı STA sonrası ticaret hacminin önemli ölçüde artması örnek gösteriliyor. Türkiye’nin AB ile ticareti, güncellenen bir Gümrük Birliği olmadan yavaş ilerliyor ve bu durum, ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, hızlanan STA trafiğinin Türkiye için Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu daha acil hale getirdiğini ifade ediyor. AB’nin yeni ortaklarla pazarlarını genişletmesi sürerken, Türkiye’nin süreç dışında kalması potansiyel ticaret ve yatırım kayıplarını beraberinde getiriyor.