DEİK ve EBS işbirliğiyle Brüksel’de düzenlenen AB-Türkiye İş Zirvesi’nde üst düzey katılımla tartışıldı. Konuşmalar, dünyanın ticaret dinamiklerinin değişmesiyle Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmacılar, güncel küresel koşullara uyum sağlamak için mevzuat uyumunun sürdürülmesi ve ticaret akışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekliliği üzerinde duran bakan yardımcıları, e-ticaret ve dijital ekonomi gibi yeni alanların artan önemine işaret etti. Dünyanın ticaretin kurallarını yeniden şekillendirdiğini söyleyen konuşmacılar, AB’nin Yeşil Mutabakatı ve dijital gündemiyle büyümeye odaklanan yeni bir ticaret yaklaşımına yöneldiğini ifade etti. Türkiye’nin mevzuatını AB ile uyumlu hâle getirirken, karar alma süreçlerinde Türkiye’nin önceliklerinin daha iyi yankılanması gerektiği belirtildi.
AB’nin 70’ten fazla ülke ile 44 tercihli anlaşması bulunduğunu hatırlatan katılımcılar, bu durumun Türkiye için sapmalar ve zorluklar doğurduğunu vurguladı. 2015 yılında başlatılan Gümrük Birliği güncelleme süreci, bugün gelinen noktada karar alma mekanizmaları ve müzakerelerin hızlandırılması gerektiğini gösterdi. AB Konseyi’nin müzakerelere başlama yetkisini henüz vermemesi ise süreci bir başka önemli konu olarak öne çıktı.
Güçlü üretim kapasitesi ve AB güvenliği bağlamında, Türkiye’nin sabit üretim kapasitesinin, savunma alanı dahil olmak üzere, Avrupa’nın ekonomik dayanıklılığını artıracağına inanılıyor. Yetkililer, AB’nin büyüme odaklı yaklaşımıyla Türkiye’nin stratejik bir ortak olarak konumunu güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca enerji güvenliği, iklim politikaları ve savunma sanayi işbirliği konularında somut projelerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
DEİK Başkanı Nail Olpak, Gümrük Birliği güncellemesinin sadece ekonomik bir zorunluluk olmadığını; hizmetler, e-ticaret ve sürdürülebilir değer zincirlerinde yeni potansiyellerin kilidini açacak stratejik bir fırsat olduğunu söyledi. “Bir ortaklıkta kayıplar büyük taraflar için daha belirgin olabilir,” diyerek karşılıklı çıkarlar ve uzun vadeli vizyonlar üzerinde durdu. Türkiye ve AB arasındaki ticaret ve yatırım bağlarının, karşılıklı bağımlılık ve istikrar hedefleriyle uyumlu olarak güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel ticarette yön verici bir işbirliği, Mehmet Ali Yalçındağ’ın değerlendirmesinde, enerji güvenliği ve tedarik zinciri alanlarında Türkiye’nin Avrupa için stratejik bir ortak olduğu belirtildi. Savunma sanayii alanında güvenli ve güvenilir ortaklıklar kurmanın iki tarafın çıkarlarına hizmet ettiği ifade edildi. NATO bağlamında Türkiye’nin konumu ve Avrupa güvenliği açısından rolü hakkında yapılan yorumlar, güvenlik ve savunma alanında ortak projelerin artması gerektiğine işaret etti.
Program kapsamında üst düzey AB yetkilileri ve iş dünyası temsilcileri, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve dijital konuların ele alındığı panellerde fikirlerini paylaştı. Bu çerçevede, ilişkinin geleceğine dair daha somut adımların atılması hedefleniyor.