ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, güçlü bir video mesajı ile sosyal medya platformlarından nükleer savaş tehdidine karşı ciddi uyarılarda bulundu. 1945 yılında atom bombasıyla tahrip edilen Japonya’nın Hiroşima şehrine yaptığı ziyaret, onun üzerinde derin izler bıraktı. “Hiroşima’da 80 yıl önce atılan tek bir bomba, şehri tamamen yok etti ve yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.” diyerek, o dönem yaşananların boyutunu ve trajedisini gözler önüne serdi.
Gabbard, ziyaret sırasında edindiği izlenimlerini aktarırken, ölü sayısının kamuoyunda açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu iddia etti. Ayrıca, bu ciddi rakamların ABD istihbarat kurumlarının raporlarına mı dayandığını soranlara ise, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi herhangi bir kesin yanıt vermekten kaçındı. Gabbard’ın yardımcılarından Alexa Henning, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Geçmişi anlamadan geleceğimizi inşa edemeyiz. Başkan Trump da nükleer savaşın yıkıcı sonuçlarının farkında ve barışçıl çözümleri destekliyor.” ifadelerine yer verdi.
Videoda, günümüzdeki nükleer silahların Hiroşima’dakinden çok daha yıkıcı ve güçlü olduğu vurgulandı. Gabbard, “Bugün, yalnızca tek bir nükleer başlık, dakikalar içinde milyonlarca insanın hayatını sonlandırabilir.” diyerek, modern silahların yıkıcı gücüne dikkat çekti. Ayrıca, siyasi elitlerin ve savaş yanlısı güçlerin bilinçli olarak nükleer gerilimi tırmandırdığını ve bunun küresel barışa ciddi tehditler oluşturduğunu savundu:
Gabbard, videoyu şu anlamlı sözlerle noktaladı: “Hiç kimse, nükleer felaket korkusuyla yaşamaya mahkum edilmemeli.” O, küresel barış ve istikrar için ortak mücadele edilmesi gerektiğine inanıyor. Gabbard’ın açıklamalarıyla paralel olarak, yardımcısı Henning, Gabbard’ın Başkan Trump’ın kalıcı barış ve istikrar hedeflerini açıkça desteklediğini ifade etti. Ancak, ABD’nin Ukrayna’daki vekalet savaşını sürdürdüğü, Gazze’deki çatışmalara göz yumduğu ve İran’a karşı sert askeri tehdit dilini devam ettirdiği de dikkat çekiyor.
Öte yandan, ABD ile Çin arasındaki artan gerilimler de yeni bir endişe kaynağı oluşturuyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, kısa süre önce yaptığı açıklamada, “Çin, Tayvan’a saldırırsa, biz savaşmaya ve bu savaşı kazanmaya hazırız.” diyerek, bölgedeki tansiyonun yükseldiğine işaret etti. Bu açıklamalar, nükleer savaş riskinin başka bir boyutunu gözler önüne seriyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi