ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Tufts Üniversitesi’nde doktora eğitimi gören ve sivil Gümrük ve Göçmen İdaresi (ICE) tarafından ani ve hukuksuz bir biçimde tutuklanan Rumeysa Öztürk, yaklaşık altı hafta süren zorlu tutukluluk döneminden sonra bugün özgürlüğüne kavuştu. Öztürk’ün serbest bırakılmasıyla birlikte ailesine ve arkadaşlarına kavuşmasının yanı sıra, Amerika’ya dönüşü büyük bir sevinçle karşılandı.

Öztürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırılarına karşı okulunun tutumunu eleştiren ve bu durumu dile getiren ortak imzalı bir yazı kaleme aldığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Haftalar süren gözetim ve zorluklar içerisinde tutulan genç akademisyene, astım ilaçlarına ulaşım dahi engellenmiş ve sağlık sorunları artmıştı. Bugün ise Logan Uluslararası Havalimanı’nda yaptığı açıklamada kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, “Yeniden derslerime ve arkadaşlarıma kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi.

Hakimin, dün yaptığı açıklama ile Öztürk’ün tahliyesine hükmetmesi üzerine, genç akademisyen hemen serbest bırakıldı. Bu gelişme, uzun ve belirsiz bir sürecin ardından yaşanan sevindirici bir adım olarak kayıtlara geçti.
Öztürk, tutukluluk sürecinde yaşadıklarını “Benim için gerçekten zor bir dönemdi” sözleriyle anlattı. O dönemlerde yanındakilere ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, kendisine destek olan akademisyenlere, öğrencilere ve aktivistlere teşekkürlerini iletti. Ayrıca, gözaltında tutulduğu süre boyunca kendisiyle aynı odada kalan ve çeşitli zorluklar yaşayan yüzlerce kadının unutulmaması gerektiğine dikkat çekti.

ABD’deki göçmen karşıtı politikaların ve Trump yönetiminin sert tutumlarının ardından, özellikle göçmen öğrenci vizesinin iptal edilmesiyle birlikte birçok akademisyenin ve öğrencinin mağdur edildiğine vurgu yaptı. Bu süreçte yaşananlar sadece hukuki değil, aynı zamanda insani bir kriz olarak görülüyor.

Yetkililer, Rumeysa Öztürk’ün vize iptal edilmesinin gerekçesi olarak, Tufts Üniversitesi’nin öğrenci gazetesinde yayımlanan ve İsrail bağlantılı şirketlere yönelik yatırımların durdurulmasını savunan yazıya imza atmasını gösterdi. Bu yazı, politik açıdan hassas bir konu olarak değerlendirildi ve gözaltı sürecinin başlangıcı için bahane olarak kullanıldı. Massachusetts Temsilcisi Ayanna Pressley ve diğer Demokrat milletvekilleri, genç akademisyeni ziyaret ederek durumu yakından takip etti.
Pressley, yaptığı açıklamada “Rumeysa’nın yaşadıkları yalnızca bir zulüm değil. Bu, sistematik ve bilinçli bir korkutma girişimi. İnsanları susturmaya yönelik, organize edilmiş bir mesaj” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Öztürk’ün kötü koşullarda tutulduğunu ve astım krizlerine rağmen sağlık hizmeti alamadığını da sözlerine ekledi.

Gözaltına alındıktan sonra kısa bir süre Vermont’ta tutulan Rumeysa Öztürk, daha sonra ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından hızla Louisiana’ya sevk edildi. Halen Vermont’taki federal yargıç William Sessions’ın yürüttüğü davada, Öztürk’ün temel haklarının ihlal edildiğine dair ciddi iddialar ortaya kondu. Mahkeme, Cuma günü yaptığı duruşmada, genç akademisyenin serbest kalmasına karar verdi ve böylece adaletin yerini bulduğunu gösterdi.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi