Amerika Birleşik Devletleri’nde vize başvurusu yapan bireylerin, onay almadan önce kapsamlı bir şekilde sosyal medya paylaşımları detaylı şekilde incelenecek. Bu yeni uygulama, özellikle Gazze Şeridi’nde bulunmuş kişiler ve bölgeyle ilgili geçmişi olan başvuru sahipleri üzerinde yoğunlaşacak. Trump yönetimi, Perşembe günü yayımladığı yeni talimatla birlikte, 1 Ocak 2007 sonrası Gazze ziyaretinde bulunmuş tüm vize adayları için sosyal medya geçmişlerinin detaylı araştırılmasını zorunlu kıldı.

Reuters tarafından erişilen Dışişleri Bakanlığı iç yazışması, bu kararın amacı hakkında şu bilgileri içeriyor: Yabancı ziyaretçilerin ülkeye girişinde daha katı denetimler yapmak ve güvenlik açısından risk oluşturabilecek kişilerin vize başvurularını reddetmek. Bu uygulama, ülke güvenliğine katkı sağlamak ve sınır dışı edilme olasılıklarını azaltmak amacıyla getirildi.
Bahsi geçen talimat, tüm vize kategorilerini kapsayacak şekilde tasarlandı. Yazışmada, Gazze’de resmi veya diplomatik görevler yapmış kişiler, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri gibi geniş bir yelpazede kişiler de bu incelemenin dışında kalmayacak. “Güvenlik açısından sakıncalı olabilecek verilerin tespiti halinde, ‘SAO’ adlı güvenlik danışma süreci başlatılacaktır” ifadesi yer alıyor. Bu süreç, başvuru sahibinin ABD için ulusal güvenlik açısından risk teşkil edip etmediğine karar vermek adına yürütülecek detaylı bir soruşturma olarak tanımlanıyor.

İnceleme kapsamında, İç Güvenlik Bakanlığı tarafından başvuranın tüm sosyal medya hesapları ve internet kullanım alışkanlıkları titizlikle taranacak. Güvenlik riski oluşturan içerikler tespit edilirse, vize reddedilecek veya iptal edilecek. Bu uygulama, Trump yönetiminin güvenlik vizyonunu yansıtarak, ülkeye giriş yapacak kişilerin güvenliğinden emin olmayı hedefliyor.
17 Nisan tarihinde imzalanan ve tüm ABD diplomatik temsilciliklerine gönderilen belge, bu yeni uygulamayı resmiyet kazandırdı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mart ayı sonunda yaptığı açıklamada, bugüne kadar 300’den fazla vize iptali gerçekleştirdiğini belirtti. Bakanlık sözcüsü ise, bu güvenlik taramalarının detaylarına ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı, ancak her vize başvurusunun kapsamlı bir güvenlik incelemesi ile değerlendirildiğini vurguladı. “Trump yönetimi, ülkemizi ve halkımızı korumak adına en yüksek ulusal güvenlik ve kamu düzeni standartlarını gözetmektedir” dedi. Ayrıca, başvuru sahiplerinin vize süresi boyunca sürekli denetim altında tutulduğunu da sözlerine ekledi.

Özellikle İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına karşı çıkan öğrenci ve sivil toplum üyelerine yönelik vize iptalleri, tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu kişiler, ABD’nin dış politikasını eleştirirken, bu süreçlerin ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiği yönünde kaygılar dile getiriliyor. ABD Anayasası’nın 1. Maddesi ve ilgili maddeleri, herkesin göçmen statüsü gözetmeksizin ifade özgürlüğünü güvence altına alıyor. Ancak, bazı öğrencilerin, özellikle Gazze savaşına dair düşüncelerini açıkladıkları için vizeleri iptal edildi. Tufts Üniversitesi’nden Rümeysa Öztürk’ün gözaltına alınma anı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Maskeli ajanlar tarafından gözaltına alınan Öztürk’ün görüntüleri, benzer durumların artabileceğine işaret etti. Rubio, bu konuda yaptığı açıklamada, “Herhangi bir kişiyi vizesinden mahrum bırakmak veya iptal etmek benim hakkım, bu tür sorun çıkartanları her zaman vize iptali ile karşı karşıya bırakırım” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hükümetin tutumunun sert ve kararlı olduğunu gösteriyor.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Yeniden Açıldı