DOLAR 44,4684 0.19%
EURO 51,2648 -0.07%
ALTIN 6.417,412,74
BITCOIN 29666290,56%
İstanbul
11°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Ağız Sağlığının Bağırsağa Etkisi: Mikrobiyom Dengesinin Kanser Riski ile İlişkisi
  • Gazete Köşesi
  • Sağlık
  • Ağız Sağlığının Bağırsağa Etkisi: Mikrobiyom Dengesinin Kanser Riski ile İlişkisi

Ağız Sağlığının Bağırsağa Etkisi: Mikrobiyom Dengesinin Kanser Riski ile İlişkisi

ABONE OL
29 Mart 2026 09:12
Ağız Sağlığının Bağırsağa Etkisi: Mikrobiyom Dengesinin Kanser Riski ile İlişkisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağız içerisindeki bakteri dengesi, diş hekimleri tarafından sıkça vurgulanan bir gerçektir: dengenin bozulması, bağırsaktaki flora üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Zararlı mikropların baskın hale gelmesi durumunda, bağırsak kanseri riskinin artabileceğine dair bazı çalışmalar işaret etmektedir. Ağızdan sindirime geçen bazı zararlı bakteriler, bağırsakta iltihabı tetikleyerek tümör oluşumunu destekleyebilir. Dişlerin yeterince temizlenmemesi, diş ipi kullanımının azlığı, sigara, yüksek şekerli ve lifsiz diyetler bu hassas dengeyi bozabilirler.

Kadınlarda diş eksikliği veya diş eti hastalığı gibi durumların, kolonun üst bölgelerinde bağırsak kanseri riskini bir miktar artırabileceği gösterilmiştir. Dr. Burhenne, diş eti kanamaları, şişkinlik veya çekilme gibi yaygın sorunların kolon kanseriyle ilgili risk göstergeleriyle bağlantılı olabileceğini belirtir. Plak birikiminin neden olduğu gingivitis ve periodontitis gibi durumlar, kanama ile kendini gösterebilir.

Harvard araştırmaları, periodontitisli bireylerde prekanseröz kolon polipleri riskinin %17–%21 daha yüksek olduğunu ortaya koyar. Dr. Burhenne, kanamanın yalnızca bir semptom olmadığını, aslında mekanizmanın kendisi olduğunu ifade eder. Ağızda belirgin olmadan da görülen hassas diş etleri ve aralıklı şişkinlikler, erken dönemde diş eti iltihabını gösterebilir.

Kalıcı kötü nefes, Fusobacterium nucleatum bakterisiyle ilişkilendirilebilir; bu bakteri hem diş eti hastalıklarında hem de bazı bağırsak tümörlerinde bulunabilir. Bakterinin tükürük veya kan yoluyla vücuda taşınabileceği ve bağışıklık sistemi üzerinden kanser gelişimine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Dilde görülen beyaz veya sarı kaplamalar, genellikle bakteriler, ölü hücreler ve yemek artıklarından kaynaklanır. Bazı dil kaplamalarının, ağız mikrobiyomundaki değişikliklerin bir göstergesi olduğu ve dolaylı olarak bağırsak kanseri riskine işaret edebileceği öne sürülür. Dr. Burhenne, bu kaplamaların adeta bir bakteri deposu gibi olduğunu ve günlük yuttuğumuz tükürüğün her şeyi bağırağa taşıdığını belirtir.

Diş kaybı dört veya daha fazlaysa, uzun süreli tedavi edilmemiş periodontitis nedeniyle oluşmuş olabilir ve Harvard ile AACR verilerine göre prekanseröz kolon polipleri riskini yaklaşık %20 artırabilir. Az sayıda diş kaybının bile riski hafifçe yükseltebildiği kabul edilmektedir. Uzmanlar, ağız sağlığını korumanın ve düzenli taramalara katılmanın hayat kurtarıcı olabileceğini vurgularlar.

İyi ağız hijyeni, fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli kontrollerin yanı sıra bağırsak kanserinden korunmada erken teşhis en etkili yöntem olarak öne çıkar. NHS bağırsak kanseri tarama programı, belirtiler ortaya çıkmadan dışkıda çok küçük kan izlerini tespit edebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmanın da riskleri önemli ölçüde azalttığı kabul edilir.

Bu haber yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlık sorunlarınız veya belirtileriniz olduğunda mutlaka bir sağlık uzmanına başvurun.

En az 10 karakter gerekli