DOLAR 44,6337 0.27%
EURO 51,6013 -0.2%
ALTIN 6.703,010,27
BITCOIN 2981283-0,10%
İstanbul
16°

HAFİF YAĞMUR

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Altın Fiyatları ve Jeopolitik Riskler: 2024’ün Ardındaki Pazar Dinamikleri

Altın Fiyatları ve Jeopolitik Riskler: 2024’ün Ardındaki Pazar Dinamikleri

ABONE OL
4 Nisan 2026 00:36
Altın Fiyatları ve Jeopolitik Riskler: 2024’ün Ardındaki Pazar Dinamikleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD-İsrail-İran geriliminin yayılma etkileri varlık piyasalarında belirgin hareketlere zemin hazırladı. Savaşın ilk ayları geride kalırken, enerji maliyetlerinde görülen artışın enflasyon baskılarını güçlendirdiği ve Fed’in olası sertleşen duruşuna ilişkin kaygıları tetiklediği ifade ediliyor. Bu süreçte güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleriyle birlikte, altının ons fiyatı mart ayında beklentileri aşağı yönde zorladı ve %11,3’lük bir düşüşle 2008 Küresel Finansal Krizi sonrası en sert aylık kaybını kaydetti.

Jeopolitik gerilimlerin küresel enflasyon risklerini artırması ve likidite ihtiyacının artmasıyla birlikte, altın 4.099,52 dolara kadar geriledi; bu, Kasım 2025’ten bu yana görülen en düşük seviye olarak kayda geçti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon baskılarını yükselteceği endişesiyle tahvil getirilerinin yükseldiği bir ortamda, Fed’in bu yıl faiz indirimi yapmayacağı yönündeki beklentiler ve güvenli liman olarak dolara olan talep altın fiyatlarını baskıladı.

Enerji kaynaklı enflasyonun büyümeyi yavaşlatması ihtimali, Fed’in daha sıkı para politikasına gideceği yönündeki spekülasyonları güçlendirdi; bu da altın üzerinde baskıyı sürdürdü. Piyasa görüşleri, Merkez bankalarının yıl boyunca politika faizini sabit tutacağı yönündeyken, bazı yetkililerin “güvercin mesajlar” vermesine rağmen faiz indiriminin yatırımcı beklentileri tarafından geniş çapta fiyatlardan çıkarıldığı şeklinde özetlenebilir. Ayrıca, bazı merkez bankalarının rezervlerinden altın sattığı haberleri de fiyatları baskılayan etmenlerden biri oldu.

Ocak ve Şubat aylarında sert yükseliş kaydeden altın, mart ayında %11,3 değer kaybederek 1.113,22 dolarlık seviyeye geriledi ve bu düşüş, Ekim 2008 krizine denk gelen en sert aylık değişimi oluşturdu. Oysa başlangıçta ocak ayında %12,42 artışla Kasım 2009’dan bu yana en kuvvetli aylık performansa ulaşan sarı metal, şubatta da %8,9 artışla yatırımcısını 7 ay üst üste kazandırmıştı.

Gümüşte de tablo benzer şekilde değişti: Ocakta %17,2, şubatta %12,6 artan gümüşün onsu martta %19,9 düşüşle 75,1 dolara indi. Analistler, bu tür dönemlerde altının tek başına güvenli liman rolünü oynamaktan çok, likidite arayışlarının bir göstergesi olarak hareket ettiğini belirtiyorlar. Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, bu dönemin, küresel finans krizinin en derin dönemlerinden beri görülen en sert aylık kaybı olduğuna dikkat çekti ve ana sürükleyicinin, enerji fiyatlarındaki artış ile faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguladı.

Hansen’e göre, faiz oranlarına ilişkin beklentilerin hızla yeniden fiyatlandığı bu süreçte, enerji maliyetlerindeki yükseliş enflasyon korkularını yeniden alevlendiriyor ve ABD tahvil getirileri yükseldikçe, getirisi olmayan bir varlığı elde tutmanın fırsat maliyeti artıyor. Bu durum yatırımcıları varlıklarını likiditeye yönlendirmeye itiyor ve dolar talebini güçlendiriyor; böylece altın dışında işlem yapan yatırımcılar için altın fiyatları daha da pahalılaşıyor.

Mevcut jeopolitik sarsıntılar, talebi çökertici bir kriz yerine arz kaynaklı bir enflasyon olayına işaret etse de, Hansen şu ayrımı yapıyor: Finansal istikrarsızlığa karşı korunma amacıyla değil, geniş çaplı borç azaltma süreciyle karşı karşıya kalan bir dönemde altın, özellikle likidite kaynağı olarak işlev görüyor. Yatırımcılar, başka alanlarda zararlarını kapatmak için pozisyonlarını azaltma yoluna gidiyorlar ve bu da altındaki değer kaybını derinleştiriyor.

En az 10 karakter gerekli