Yılın başında sert hareketler gösteren altın, yatırımcıları hem heyecanlandırdı hem de temkinli olmaya itti. Ons fiyatı 5.594 dolara kadar yükseldikten bir gün sonra yaklaşık %9 değer kaybederek 4.400 dolara indi. Bu sert düşüş, piyasada ralli devam mı edecek sorularını yeniden gündeme taşıdı. Kısa vadeli yatırımcılar, rallinin ivmesini koruyup koruyamayacağını merak ediyor.
UBS: BU BİR “YENİDEN AYARLAMA” ibaresiyle UBS analistleri geri çekilmenin kalıcı bir trend değişimi olarak görülmediğini ifade ediyor. Bankaya göre düşüş, genelde güçlü rallilerde görülen orta vadeli bir düzeltme niteliğinde. Analistler, fiyatların 5.000 doların altında dengelendiğini ve bu bölgenin alım için cazip fırsatlar sunduğunu belirtiyor. 4.500–4.800 dolar aralığı ise kritik destek olarak öne çıkıyor. UBS, 2026 yılında spot altın fiyatlarının mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 15 daha yüksek kalabileceğini vurguluyor.
MERKEZ BANKALARI VE ETF TALEBİ GÜÇLÜ Altın rallısını destekleyen temel unsurlardan biri, merkez bankalarının artan alımları. UBS’e göre 2025 yılında merkez bankaları 863 metrik ton altın satın aldı; 2026’da bu rakamın 950 tona çıkması ve ETF girişlerinin 825 tona ulaşması bekleniyor. Ayrıca ABD’de yıl içinde iki faiz indiriminin beklenmesi, altın için ek bir destek unsuru olarak gösteriliyor. Geçmişte 1974 ve 2020 yıllarında görülen benzer geri çekilmelerin ardından yükseliş trendinin sürdüğünü hatırlatan analistler, mevcut oynaklığın da tarihsel örneklerle uyumlu olduğunu belirtiyorlar.
2026 İÇİN YENİ ZİRVE TAHMİNLERİ UBS’ın iyimser öngörüsü net rakamlarla ifade ediliyor. Orta vadede ons altının 6.200 dolara kadar çıkabileceğini ve yıl sonunda 5.900 dolar seviyelerinde dengelenmesini beklediğini kaydediyor. Enflasyon ve jeopolitik risklere karşı korunma arayışında olan yatırımcılar için altının portföylerde orta tek haneli bir payla tutulması öneriliyor.
ALTINDA RALLİ BİTMEDİ ÇIKIŞI Özetle, kısa vadeli sert düşüşlere rağmen küresel finans otoriteleri yükseliş trendinin sona ermediğini belirtiyor. Merkez Bankası talebi, faiz indirimi beklentileri ve jeopolitik riskler, değerli metalin önümüzdeki dönemde de yatırımcıların radarında kalacağını gösteriyor.