DOLAR 44,2126 0.08%
EURO 51,0572 0.35%
ALTIN 7.134,500,36
BITCOIN 3251416-0,56%
İstanbul
11°

PARÇALI BULUTLU

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Altın Fiyatlarındaki Güncel Gelişmeler ve Ekonomik Analizler

Altın Fiyatlarındaki Güncel Gelişmeler ve Ekonomik Analizler

ABONE OL
23 Nisan 2025 00:12
Altın Fiyatlarındaki Güncel Gelişmeler ve Ekonomik Analizler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Altın ve Reel Faiz İlişkisi: Uzun Süredir Bozulmuş Bir Bağ

İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, küresel piyasalarda altının normalde ABD reel faizlerle ters orantılı hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ancak uzun süredir altın, bu temel korelasyondan sapmış durumda ve ne olursa olsun belirsizlik ve jeopolitik gerginliklerden destek alarak trendini yukarı yönlü sürdürebiliyor” diye belirtti. ABD’de Kasım 2024’te gerçekleşen seçimlerde Donald Trump’ın yeniden başkan olma ihtimali, piyasalar üzerinde yeni bir belirsizlik atmosferi yaratmaya başladı. Trump’ın gümrük tarifeleri, göç politikaları ve vergi indirimleri gibi seçim vaatlerinin ekonomi üzerindeki olası etkileri konusunda artan soru işaretleri, piyasalarda risk iştahını azaltırken, yatırımcıların ve merkez bankalarının güvenli liman talebini artırdı. Bu gelişmeler neticesinde ons altın yeni rekorlara imza attı; bugün itibarıyla 3 bin 500 dolar seviyesine yükseldi. Ayrıca, ekonomik teoride kabul gören reel faiz ile altın fiyatı arasındaki ters yönlü ilişkinin bu süreçte gözle görülür şekilde işlememesi ve günümüzde altının belirsizlik ortamında trendini yukarı taşıması dikkat çekici bir durum olarak öne çıktı.

Altın Kendine Bir Trend Oluşturdu ve Kurumlar Beklentilerini Yükseltti

NORMAL ŞARTLARDA ALTIN VE FAİZ TERSTİR

İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifeleri ve ticaret savaşlarıyla başlattığı küresel ekonomik risklerin, altına olan ilgiyi artırdığını belirtti. Ons altının ardı ardına yeni rekorlar kırmasını değerlendiren Şekerci, “Normalde, altın fiyatlarının temel dinamiği ABD reel faizleri ile ters orantılıdır. Reel faizlerin düşüş eğiliminde olması, altının yükselmesini bekler; tam tersi durumda ise fiyatlar düşer. Ancak uzun süredir altın, bu temel ilişkiyi bozdu ve sürekli belirsizlikler ile gerginliklerin etkisiyle yukarı yönlü trendini sürdürüyor” ifadelerini kullandı. Şekerci, mevcut jeopolitik riskler arasında Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki jeostratejik gerginliklerin de altın fiyatlarını yukarı çeken faktörler arasında olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, altının yalnızca spekülatif bir araç olmanın ötesinde, teknolojik ve endüstriyel kullanım alanlarının da bulunduğuna değinen Şekerci, şu bilgileri paylaştı: “Yaklaşık %7-7,5 oranında teknolojik sektörlerde, %45 civarında ise mücevherat alanında kullanılıyor. Hindistan, Çin ve Orta Doğu ülkelerinin talebi büyük önem taşıyor. Ayrıca, dünya genelindeki merkez bankalarının altın alımları da bu yükselişte etkili oluyor. Özellikle 2008 finansal krizinden sonra, altının rezerv varlık olarak önemi ciddi biçimde arttı.”

Şekerci, belirsizliklerin devam etmesi halinde, altının ons fiyatında yukarı yönlü trendin bir süre daha devam edeceğine inandığını belirterek, “Kendi trendini oluşturan altın, kurumların beklentilerini sürekli yukarı yönlü revize etmesine neden oluyor. Bu, talebi kendi kendine artıran bir mekanizma yaratıyor. Temel analizle baktığımızda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri indireceği beklentisi olsa da, Fed’in bu konuda net bir karar vermediği görülüyor. Ancak, piyasalardaki belirsizlik ve artan riskler, yukarı yönlü trendin devamını destekliyor gibi görünüyor” şeklinde görüşlerini paylaştı.

FED’in Tepkisi ve Piyasalardaki Belirsizlikler

FED’İN TEPKİSİ BELİRSİZLİĞİ ARTIRMIŞTIR

Hande Şekerci, ABD’nin kısa ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki hareketleri detaylandırdı. Tarifelerin açıklandığı dönemlerde, Fed’in gevşeme yanlısı tutumu pek gözükmemesine rağmen, piyasalarda ABD ekonomisinin yavaşlayacağı endişeleri yoğunlaştı. Bu süreçte, tahvil faizlerinin aşağı yönlü hareket ettiğini ve ardından ticaret politikalarına dair yeni haber akışlarıyla faizlerin tekrar yükselişe geçtiğini belirtti. Ayrıca, ABD tahvillerinin toplamda yaklaşık 8-8,5 trilyon dolar tutarında olduğunu ve bunların yaklaşık 800 milyar dolarının Çin’in elinde bulunduğunu ifade etti. “En büyük tahvil sahibi ülke ise Japonya. ABD yönetimi, Çin’in elindeki tahvilleri elden çıkarma girişimlerinin, tek başına faizlerde ciddi oynaklık yaratacak seviyede bir etki yapmayacağını düşünüyor,” diyen Şekerci, Çin ile yaşanan ticaret savaşlarının, tahvil piyasası üzerinde doğrudan ve ciddi bir baskı oluşturmadığını belirtti. Ayrıca, kısa vadeli risklerin ön planda olduğu bu dönemde, ABD tahvil piyasasında uzun vadeli getirilerin daha güvenli ve stabil olduğunu düşündüğünü sözlerine ekledi. Enflasyon verilerinin ise, son dönemde biraz daha ılımlı seyrettiğine dikkat çeken Şekerci, tarifelerin ve jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki artıcı etkisinin henüz tam olarak netleşmediğini ve Fed’in hangi politikaları uygulayacağını kestirmenin zor olduğunu vurguladı. Sonuç olarak, ekonomik ve politik belirsizliklerin önümüzdeki dönemde piyasalarda yüksek volatiliteye neden olmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.

En az 10 karakter gerekli