Merkez bankalarının altına yönelmesiyle küresel rezerv dengeleri kritik bir eşikten geçiyor. Bloomberg verilerine göre son 30 yılda ilk kez ABD hazine tahvillerinin önüne geçen altın stokları, küresel rezervlerin görünen yüzünde önemli bir dönüşümü işaret ediyor. 30 yılın en yüksek seviyesinde olan toplam altın rezervi, ABD tahvillerinin payını geride bırakmış durumda ve analistler bu değişimin ülkelerin dolar odaklı varlıklardan bilinçli bir uzaklaşmayı gösterdiğini belirtiyor.
ABD TAHVİLLERİNİ SOLLADI Bloomberg verileri, artık küresel merkez bankalarının rezervlerinde altının payının yüzde 24 civarında olduğunu, ABD hazine tahvillerinin payının ise yaklaşık yüzde 21 olduğuna işaret ediyor. Toplam altın rezervlerinin yaklaşık 4 trilyon dolar düzeyine yükseldiği dikkate alındığında, tahvillerin payı 3,9 trilyon dolar civarında seyrediyor. 2015 son çeyreğinde ise rezervlerdeki oranlar ABD hazine tahvillerinde yüzde 33, altınlarda yüzde 9 seviyesindeydi.
MERKEZ BANKALARI İÇİN STRATEJİK ALTERNATİF Analistler, döviz varlıklarındaki bu dengedeki değişimin Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası varlıkların dondurulması kararlarıyla başladığını belirtiyor. 2022 yılında ABD ve müttefiklerinin Rus Merkez Bankası varlıklarını yaklaşık 300 milyar dolar dondurması, dolar cinsinden varlıklara olan hassasiyeti gözler önüne serdi. Bu süreçte risk taşımayan ve yaptırımlardan muaf olan altın, merkez bankaları için stratejik bir alternatif haline geldi.
DÜNYA ALTIN KONSEYİ AÇIKLADI Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre, 2025 yılında rezervlerinde toplam altın alımlarında bir artış kaydedildi ve bu dönemde 863 tonla yıllık bazda en yüksek dördüncü artış görüldü. En yoğun alımı yapan ülke Polonya Merkez Bankası oldu ve rezervlerini 550 tona yükseltti. Çin Halk Bankası da resmi olarak 27 tonluk bir alım açıkladı; ancak Dünya Altın Konseyi, geçen yılki toplam alımların yaklaşık yüzde 57’sinin bildirilmediğini ve gerçekik birikimin çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.
ALIMLAR SÜRECEK Dünya Altın Konseyi’nin 2025 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi, merkez bankalarının gelecekte de altın alımlarını sürdürme niyetinde olduğunu gösteriyor. Katılımcılar altın rezervlerini azaltmayı düşünmüyor; doların küresel rezervlerdeki payının ise beş yıl sonra daha düşeceğini öngörüyorlar. ABD dolarının küresel ticarette, emtia fiyatlamasında ve finansal sözleşmelerdeki baskın konumu sürse de, toplam rezervlerdeki payı yüzde 58’e gerilemiş durumda. Bu bağımlılık, ABD’nin mali açıklarının düşük faizle finanse edilmesini giderek zorlaştırıyor. Ayrıca 2025 yılı, altının yaklaşık %70 oranında yükselişle tamamlanması ve 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansını göstermesi bekleniyor.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.