Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), 1963 yılında Washington D.C.’de kurulan ve o tarihten bu yana ABD siyasetinde önemli bir rol oynayan bir siyasi baskı grubudur. AIPAC, o kadar tanınmış bir kuruluş haline gelmiştir ki, ‘İsrail lobisi’ terimi birçok kişi tarafından sıkça kullanılmaktadır. Orta Doğu’da büyük bir savaşın eşiğinde olduğumuz bu günlerde, ABD’deki kritik seçimlere sayılı günler kala, insanların aklındaki en önemli sorulardan biri, ‘İsrail Lobisi’ gerçekten ne yapıyor ve ne kadar güçlü?’ sorusudur. The Interceptor adlı kâr amacı gütmeyen araştırma grubundan Akela Lacy, bu konuda aydınlatıcı bir makale yayımlamıştır.
2022 yılında seçim kampanyalarına finansal destek vermeye başlayan AIPAC, desteklediği adaylarla birlikte en büyük bağışçı konumuna yükselmiştir. Araştırmacılar, ABD’nin Federal Seçim Komitesi’nden elde ettikleri belgeleri inceleyerek, İsrail adına ABD’de yapılan harcamaların boyutunu gözler önüne sermişlerdir.
ELEŞTİRENLERİ SUSTURMA STRATEJİSİ
AIPAC, İsrail’i eleştiren kongre üyelerinin rakiplerine büyük yatırımlar yaparak, bu eleştirilerin önünü kapatmayı hedefliyor. AIPAC, kuruluşundan bu yana ilk defa devasa bütçesini, ABD’li vekillere karşı kullanmaya başlamıştır. Özellikle Demokrat vekiller arasında, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki askeri politikalarını eleştirenlerin varlığı, AIPAC’ı harekete geçirmiştir. Bu durum, AIPAC’ın, bu vekilleri susturma amaçlı politikalar benimsemesine yol açmıştır.
Son iki yıl içerisinde AIPAC’a bağlı ‘İsrail için Demokratik Çoğunluk’ grubu, İsrail’e giden milyonlarca dolarlık silah yardımlarını eleştiren vekiller Andy Levin (D-Mich) ve Marie Newman’ın kaybetmeleri için rakiplerine fon sağlayarak yerel seçimleri kaybetmelerine neden olmuştur. Bu süreçte İsrail, benzeri kampanyalar için yaklaşık 20 milyon dolar ayırmıştır. 2024 seçimleri için AIPAC, daha iddialı bir harcama bütçesi belirlemiştir; AIPAC, İsrail yanlısı politikaları destekleyen vekiller, partiler ve başkanlık adayları için 100 milyon dolar bütçe ayırmıştır. AIPAC’ın desteklediği 389 vekilden 57’sinin güçlü bir rakibi yoktu, 88 adayın ise hiçbir rakibi olmamıştır. AIPAC, kendi siyaset anlayışına uygun vekillerin seçilmesi için gereken her türlü yatırımı yaparken, İsrail’i eleştirmenin bedelini de kat kat artırmaktadır.
İKİ TARAFI DA FONLAMA POLİTİKASI
AIPAC, ABD’nin sağcılarını merkezinde toplayan Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen en büyük bağışçıları bünyesinde barındırmaktadır. Ancak bu durum, AIPAC’ın bir tarafa kaydığı anlamına gelmemektedir. AIPAC, ABD’nin iki büyük siyasi partisinin de finansmanını sağlamaya istekli bir gruptur ve ilgilendiği tek şey, vekillerin İsrail hakkında ne düşündüğüdür. AIPAC, ABD’nin 51 eyaletinin 50’sinde farklı vekillere destek vermiştir. En çok harcama, New York ve Kaliforniya eyaletlerinde yapılmıştır. Ohio eyaletindeki seçimlerde tarafsız kalan AIPAC, 233 Cumhuriyetçi vekili 17 milyon dolarlık bir bütçeyle desteklemiş, 152 Demokrat vekile ise 28 milyon dolarlık bir bütçe ayırmıştır. Ayrıca 3 bağımsız vekil için de 300 bin dolar yardım yapılmıştır. AIPAC, her iki partinin komisyonlarına da toplamda 3 milyon dolarlık bir bağışta bulunmuştur. Şu ana kadar yapılan harcamalar, beklenen etkiyi yaratmış ve İsrail’e yardımın koşullandırılmasını veya insan hakları ihlallerinin eleştirilmesini destekleyen Kongre üyelerinin sayısında azalma olmuştur.
DOĞRU VEKİLLERİ SEÇME STRATEJİSİ
AIPAC, Demokrat Parti’deki vekillere daha fazla para harcasada, Cumhuriyetçi vekilleri destekleme konusunda daha etkin olmuştur. Siyasi baskı grubu, Bell Latimer ve George Latimer gibi Demokrat vekillere toplamda çok daha fazla bağış yapmıştır. Bu vekiller, İsrail’in Orta Doğu’daki belirleyici güç olmasını en çok destekleyen isimlerdir. AIPAC’ın desteklediği Cumhuriyetçi Ryan Zinke, Filistin asıllı ABD vatandaşlarının ülkeden atılmasını savunurken, desteklenen Demokrat Sarah Elfreth’in kampanyasında İsrail konusu gündeme gelmemiştir. AIPAC’ın odak noktası, İsrail’in desteklenmesi değil, İsrail’in eleştirilmemesidir.
MÜTTEFİKLERİ KORUMA STRATEJİSİ
AIPAC’ın stratejisi yalnızca kendi tercih ettiği adayları desteklemekle sınırlı değildir. AIPAC, Kongre’den çıkmasını istediği adaylara karşı da büyük harcamalar yapmaktadır. Bu dönemde dikkat çeken iki örnek, AIPAC’ın, İsrail’i eleştiren iki üyesi Cemal Antony Bowman ve Cori Bush’u saf dışı bırakmak için 30 milyon dolar harcayarak tarihin en pahalı Demokrat Temsilciler Meclisi ön seçimine yol açmasıdır. AIPAC, İsrail yanlısı odak gruplarının Kongre’de kalmasını sağlamak için gereken harcamaları yapma konusunda da kararlıdır. Bu süreçte yaklaşık 17 milyon doları, İsrail’i eleştirmeyen veya destekleyen kongre üyelerinin koltuklarını koruması için harcamıştır.
PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
AIPAC için ABD Başkanı’nın kim olduğundan ziyade, Israel’e ne kadar destek vereceği daha kritiktir. Donald Trump, İsrail’e kayıtsız şartsız destek sözü verirken, Biden hükümetinin başkan yardımcısı olan Demokrat aday Kamala Harris’in daha ılımlı bir yaklaşım sergilemesi beklenmektedir. AIPAC, her ne kadar partizan bir tutum sergilemese de, başkanlık seçimlerini ve seçilecek başkanın hükümetinin her zaman İsrail yanlısı olmasını temin etme amacındadır.
1
Avrupa Birliği’nin Hayvan Refahı ve Sahipsiz Hayvan Sorunu İle İlgili Çalışmaları
2
New Jersey’deki Gizemli Dronlar ve Radyoaktif Materyal Arayışı
3
2024 Yılı Ülkelerin Güvenlik Durumu: En Güvenli ve En Tehlikeli Ülkeler
4
Leicestershire’da Roma Dönemine Ait Tarihi Hazine Bulundu
5
Kritik Altyapıların Kesintiye Uğrayabileceği Günlerde Evde Nakit Bulundurmanın Önemi