Harry Perkins Tıbbi Araştırma Enstitüsü Epigenetik Laboratuvarı ekipleri, bal arısı zehrinin agresif meme kanseri hücrelerini hedef alarak yok etme potansiyeline odaklandı. Meme kanseri, cilt kanserleri hariç en çok ölümün yaşandığı türler arasında yer alıyor ve 2025 için 326.950 yeni invaziv vaka ile yaklaşık 43.000 ölüm öngörülüyor.

Ekibin klinik öncesi çalışmaları, zehrin ana bileşeni olan melittin ile hedefli bir yaklaşım üzerinde yoğunlaşıyor. Melittin, hücre zarında delikler oluşturarak kanser hücrelerini öldürme yeteneğine sahip ve tek bir enjeksiyonun altı saat içinde lokal etkisini gösterdiği; etkisinin bir hafta kadar sürdüğü belirtiliyor. Normal hücrelere zararının ise sınırlı olduğu ifade edildi.
Doğrudan tedavi olarak uygulama şu an mümkün değil. Zehrin doğasında bulunan melittin ile birlikte bazı bileşenler, kanser hücrelerini daha hedefli biçimde ayırt edebilmeye yardımcı olabilir. Ancak bal arısı zehri, alerjen ve toksik özellikler taşıdığı için doğrudan tedavide kullanılamıyor. Hedefli melittin formu, tümöre nüfuz etme kapasitesini güçlendirirken antitümör etkinliğini artırmayı ve sağlıklı dokuları korumayı amaçlıyor.
Minnesota Üniversitesi’nden Dr. Robert Clarke, doğal ürünlerle geliştirilen kanser ilaçlarının uzun süredir kullanıldığını belirterek, bu çalışmanın da benzer bulgularla uyum içinde olduğunu vurguladı. Özellikle bazı meme kanseri alt tiplerinde, özellikle triple negative meme kanseri (TNBC) gibi agresif türlerde zehre karşı daha yüksek hassiyet gözlemleniyor. TNBC için şu an onaylı hedefli tedavi bulunmuyor.
Yumurtalık kanseri üzerinde de çalışmalar sürüyor. Aynı yaklaşımın yumurtalık kanseri hücrelerinde etkili olduğu belirtiliyor ve ilk bulgular, hedefli melittinin bu kanser türüne karşı tek başına melittine göre altı kat daha etkili olduğunu gösteriyor. Clarke, umut vaat eden sonuçlar elde edildiğini ancak güvenlik verilerinin henüz netleşmediğini sözlerine ekledi. Laboratuvar deneyleri, gerçek hastalardaki toksisiteyi tam olarak yansıtmayabilir.
Yan etkileri azaltmaya odaklanılıyor. Dr. Wang, hedefli melittin tedavisinin mevcut kemoterapi ve radyoterapileri tamamen yerine geçmek yerine onları tamamlayacak şekilde uygulanacağını söyledi. Eğer yan etkiler azaltılır ve etkinlik artırılırsa, bazı kemoterapi ilaçlarının yerini alması da mümkün olabilir. Amaç, daha az toksik ve daha hassas kanser tedavileri geliştirmek yönünde.