Ramazan Bayramı öncesinde Artvin çarşısında gözlenen hareketlilik, esnafın yüzünü güldürmekten uzak kaldı. Şarküteri sahibinin ifadeleriyle başlayan sohbet, hareketliliğin geçici olduğunu vurguluyor: bayram haftasında artış var fakat bu süreç kısa sürüyor ve sonuçta her şey yeniden duruluyor. Artvin hurması ise kilosu 600 liradan satılırken Medine hurması 1.000 ile 1.200 lira arasındaki fiyatlarda bulunuyor ve bu karşılaştırma, fiyat-performans açısından pek iç açıcı değil.
Berber Ümit Tüysüz, yaklaşık 35 yıldır çalıştığını belirterek arife gününde bazı yoğunluklar beklediğini, ancak insanlarda alım gücünün düştüğünü belirtiyor. Domatesin kilosuna bakınca piyasanın gidişatı netleşiyor; insanlar “Saçımı öyle kes ki 3 ay ya da 4 ay sonra geleyim” diye fısıldıyorlar.
Resul Akasakal adlı emekli, fiyatlar nedeniyle bayram sevincini tam olarak yaşamadığını dile getiriyor: mısır unu ve yağ için bile günlerce çaba harcarken “22 yıllık emekliyim, böyle kötü günler görmemiştim” sözleriyle dertleşiyor. Bayramı köye çekip gitmeyi planlasa da piyasaların durumuna hayıflanıyor: “Bayram yok bize, ne bayramı kardeşim? Çay 20 lira, nasıl gezelim? Mahvolduk.”
Bir vatandaş ise artan hayat pahalılığı nedeniyle bayram ziyaretlerinin ve geleneklerin zayıfladığını anlatıyor: “4 bin lira sadaka verdim; ne alırsam alamıyorum. Et, şeker, hepsi pahalı. Misafir de yok; bayrama dair hediye ya da ziyaretler azaldı. Çocuğa 200 lira versen bile beğenmiyor.” Bu, “Eski bayramlar kalmadı” hissiyatını güçlendiriyor.
Fiyatların yüksek olmadığını düşünen bazı Artvinliler ise pazarın genel olarak durumu iyi gösterdiğini ve herkesin mevcut durumundan memnun olduğunu vurguluyor. Pazar fiyatlarının yüksek olmadığını savunan bir vatandaş, “Para bol, herkes hâlinden memnun; mazot da öyle. Eskiden mazot bulmak için aylarca uğraşırdım, şimdi ise her şey bol” diyerek olumlu bir izlenim paylaşıyor.