DOLAR 43,5205 0.04%
EURO 51,4445 -0.03%
ALTIN 6.994,721,26
BITCOIN 3313819-3,27%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
BES ve Altın: CDS İyileşmesiyle Güvenli Liman Stratejileri Yeniden Değerlendiriliyor
  • Gazete Köşesi
  • Ekonomi
  • BES ve Altın: CDS İyileşmesiyle Güvenli Liman Stratejileri Yeniden Değerlendiriliyor

BES ve Altın: CDS İyileşmesiyle Güvenli Liman Stratejileri Yeniden Değerlendiriliyor

ABONE OL
3 Şubat 2026 00:24
BES ve Altın: CDS İyileşmesiyle Güvenli Liman Stratejileri Yeniden Değerlendiriliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yücedağ, Türkiye’nin beş yıllık kredi risk priminin (CDS) 700 seviyelerinden başlayan düşüş hareketinin hızlandığını ve 210 baz puanın altına inmesinin Türk varlıklarının yeniden fiyatlanması bakımından kritik bir işaret olduğunu belirtti. TL varlıklara olan güvenin güç kazanması, enflasyon dinamiklerindeki zayıflama ve faizlerdeki düşüşün riskli varlıklar lehine bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Yatırımcı davranışlarını değerlendirdiğimizde, CDS’teki toparlanmanın BES katılımcılarının portföy tercihlerine anlık olarak yansıyor olsa da nihai kararların yalnızca CDS’e bakılarak verilmeyeceğini vurguladı; iç ve dış belirsizlikler, geçmiş deneyimler ve psikolojinin de etkili olduğunu kaydetti. Veriler, BES katılımcılarının güvenli liman tercihlerinin güçlü kaldığını ve kayıptan kaçınma eğiliminin belirleyici olduğunu gösteriyor. Sistem, uzun vadeli birikim yaklaşımıyla çalıştığı için katılımcılar, portföylerinde sigorta işlevi gördüğünü düşündükleri altın ve döviz fonlarını hızla azaltmaya yönelik bir baskı hissetmiyorlar.

ALTIN CAZİBESİNİ KAYBETMEDİ Lokman Yücedağ, iç piyasalardaki dezenflasyon sürecine rağmen geçmiş yılların yüksek enflasyon hafızasının BES katılımcılarının risk algısını etkilediğini belirterek, “Altın ve döviz bazlı emeklilik fonlarından hisse senedi emeklilik fonlarına doğru belirgin ve ani bir kayışın beklenmemesi şaşırtıcı değil.” dedi. Altının yükselişiyle ilgili olarak, hisse senedi piyasasının CDS düşüşinden teorik olarak en çok faydalanan sektör olduğuna rağmen küresel konjonktür nedeniyle altının hala güçlü bir seçenek olduğunu ifade etti. Fed’in faiz patikasındaki belirsizlikler, Orta Doğu ve Avrupa’daki jeopolitik gerginlikler ile küresel risk iştahını etkileyen söylemler, katılımcının koruma talebini halen sürdürdüğünü gösteriyor. Yücedağ, yatırımcıların yaklaşımını daha çok “kademeli çeşitlendirme eğilimi” olarak okumak gerektiğini belirterek, hisse senedi fonlarına artan ilgi olsa da bu yükselişin altın/döviz fonlarındaki ağırlığı belirgin biçimde azaltmadığını kaydetti.

FİYATLARIN ARTMASI YA DA AZALMASI ALIMLARI ETKİLEMİYOR Lokman Yücedağ, Türk tasarruflarının altına olan güvenini vurgulayarak VGA kodlu altın katılım fonlarının 263 milyar lirayla sektör liderliğini sürdürdüğünü ifade etti. Altın fonlarına girişler, fiyatlar ne yönde hareket ederse hareket etsin devam ediyor ve bu durum katılımcılar için yalnızca getiri değil, aynı zamanda güven aracı olarak da görülüyor. CDS’teki iyileşme ve makro görünüm TL varlıklar lehine güçlü bir taban sunsa da BES katılımcısının güvenli liman refleksinin kırılmadığına dikkat çekti. Hisse senedi emeklilik fonlarına yönelimin varlığı sürse de bu yönelişin agresif bir dönüşüm yerine belirsizlikler gölgesinde adım adım ilerleyen bir adaptasyon şeklinde olduğunun altını çizdi.

DALGALANMA BES’TEKİ PORTFÖYLERİ KORUYOR Yücedağ, Borsa İstanbul’da görülen son rekabetçi hareketlerin BES katılımcısının hisse senedi tarafına odaklandığını gösterdiğini, dalgalı dönemlerde portföyü koruma amacıyla talimatlarda dönemsel hareketlilik yaşandığını belirtti. BES fon büyüklüğünün 2 trilyon lira eşiğini aşmasının ve fon erişiminin genişlemesinin sistemin derinliği açısından kritik dönemeçler olduğuna vurgu yaptı. Bu iki gelişmenin birlikte okunması, BES’in birikim aracının ötesine geçerek uzun vadeli tasarrufları kurumsal yatırım disiplinine dönüştürme kapasitesini güçlendirdiğini ifade etti.

EMEKLİLİK FONLARIA İLGİ ARTTI Lokman Yücedağ, emeklilik fonları ve değişken fonlar gibi aktif yönetimli enstrümanlara olan ilgide artış kaydedildiğini söyledi. Piyasalarda karmaşıklığın arttığı dönemlerde doğru varlık dağılımının, ürün seçiminin ötesine geçerek kritik olduğunu belirtti. Profesyonel yöneticiler tarafından yürütülen varlık sınıfları arası geçişlerin, yatırımların değerinin daha iyi anlaşılmasına yol açtığını ifade etti. Gelecek döneme dair öngörülerinde, faiz indirimi döngüsünün sürmesi ve makroekonomik dengelenmenin güçlenmesi halinde pasif tek ürüne odaklı tercihlerden çok, içerdiği araçları aktif olarak değiştirebilen bir fon sepeti ve değişken fonların öne çıkacağını belirtti. BEFAS’ın sağladığı erişim avantajının katılımcının zamanla daha bilinçli çeşitlendirme davranışına evrilmesini destekleyeceğini ve bunun BES’in hem katılımcı faydasını hem de Türkiye’nin uzun vadeli birikim kapasitesini güçlendireceğini vurguladı.

En az 10 karakter gerekli