DOLAR 44,2213 0.03%
EURO 51,2168 0.27%
ALTIN 7.123,900,17
BITCOIN 3278623-2,07%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda Görme Engelli Bireylerin Zorlukları

Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda Görme Engelli Bireylerin Zorlukları

ABONE OL
9 Ocak 2025 01:48
Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda Görme Engelli Bireylerin Zorlukları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin, Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Elgin, görme engelli bireylerin hayatlarında karşılaştıkları zorlukların altını çizerken, bu durumun sadece bireyleri değil, toplumun genel yapısını da etkilediğini vurguladı.

“Görme engelli yaşam, kuşkusuz son derece zordur ve bunun en zorlayıcı biçimlerinden biri de doğuştan ya da sonradan gelişen hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan görme engelli durumudur,” diyen Elgin, görme engelinin tanımını şöyle yaptı: “Görme engeli, bireyin iyi gören gözünün 20/200 yani 10’da 1 oranında görme yetisine sahip olması durumudur. Toplumda bu durumun görülme oranı ise yüzde 6 ila 7 arasındadır.”

Çocukların doğdukları andan itibaren çevrelerini gözlemlerken çok sayıda bilgi, beceri ve davranış kazandıklarını belirten Elgin, “Görme engelli bireylerin bilişsel ve sosyal gelişiminde büyük zorluklar yaşaması kaçınılmazdır. Bu bireyler, hayatlarının erken dönemlerinde, özellikle çocukluk döneminde, toplum içinde büyük engellerle karşılaşmaktadırlar,” dedi.

Özellikle eğitim süreçlerinin görme engelli çocuklar için son derece zorlayıcı olduğunu ifade eden Elgin, “Bu çocuklarımız, çoğu zaman normal sınıflarda eğitim alamamaktadır. Eğitim sistemimizde görme duyusu son derece kritik bir yere sahiptir. Görme engelli çocuklarımızın, görme dışındaki duyularıyla eğitim almaları gerekmektedir. Bu nedenle özel sınıflarda ya da özel okullarda eğitim almaları gerekmektedir. Ancak, bu imkanlara sahip olamayan çocuklar, zamanla kendilerini izolasyona iterek diğer çocuklarla ve toplumla olan iletişimlerini kaybetmektedirler,” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Elgin, iş hayatında da benzer zorlukların yaşandığını belirterek, “Görme engelli bireyler, yeterince verimli çalışamadıkları için uygun bir iş bulmakta zorlanmakta ve bu durum onları maddi ve manevi olarak başkalarına bağımlı hale getirmektedir. Bu da onların üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır,” dedi.

“Görme engelli bireylerin çoğu, kalıtımsal ya da doğuştan gelen hastalıklar nedeniyle bu duruma düşmektedir. Bu hastalıkların çoğu kalıcı olduğundan, bu durumla mücadele etmek son derece önemlidir. Akraba evlilikleri, bu konuda belirleyici bir faktördür. Dolayısıyla akraba evliliklerinin önlenmesi veya ailelere genetik danışmanlık verilmesi kritik bir öneme sahiptir,” diyen Elgin, hamilelik dönemlerinde karşılaşılan bazı durumların da görme engelini etkilediğini ifade etti.

  • Hamile bireylerin geçirdiği çeşitli enfeksiyonlar
  • Kan uyuşmazlıkları
  • Prematür doğumlar
  • Artan çoklu gebelik oranları

“Bu durumlarda doğan çocuklar, ciddi görme engeli riski taşımaktadır. Bu hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi, görme engelini büyük ölçüde önleyebilir,” diyen Elgin, sonradan edinilen bazı durumların da önemine dikkat çekti. “Kazalar, iş kazaları ve trafik kazaları gibi durumların önlenmesi, görme engelli bireylerin sayısını azaltabilir. Ayrıca, şeker hastalığı, glokom ve yaşa bağlı sarı nokta hastalığı gibi edinsel hastalıklar, özellikle ileri yaşlarda ciddi görme engeli riski oluşturur. Bu hastalıkların erken teşhis ve tedavi ile önlenebilir olduğunu belirtmek isterim,” şeklinde sözlerini tamamladı.

En az 10 karakter gerekli