Bir meyve sineğinin beyni, sinir ağının derinliklerinde gezinilen bir yolculukla dijital bir ortama aktarıldı ve sanal bir bedene bağlandı. Sistem, kimseye öğretilmeden kendi akışını buldu; temizlik, beslenme ve hareket gibi temel davranışlar, simülasyonun içinde kendiliğinden ortaya çıktı. Bilim dünyası bu sınırı tartışırken, bir sonraki hedef olarak daha karmaşık bir canlının dijital emülasyonunu öne sürüyor: Fare beyni.
UZUN ZAMANDIR ARANAN HEDEFE GİDEN YOL
İlgili ekip, canlı bir beynin tüm sinir ağlarını dijital platforma aktarma fikrini gerçeğe dönüştürdü. Nöroteknoloji alanında faaliyet gösteren Eon Systems, meyve sineğinin beyin haritasını tarayarak yaklaşık 50 milyon sinaptik bağlantıyı dijital ortama taşıdı ve bu dijital beyni fiziksel yasaların işlendiği bir sanal bedene yerleştirdi. Projenin önde gelen isimlerinden Dr. Alexander D. Wissner-Gross, bu çalışmanın “tam beyin emülasyonu” alanında önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Yıllardır yapay zekanın önündeki en büyük zorluklardan biri, biyolojik bir beynin tüm bağlantılarını dijital ortamda canlı tutabilme meselesiydi; şimdi bu sınır aşıldı.
DAVRANIŞLAR DOĞAL OLARAK ORTAYA ÇIKTI
Çalışmanın en dikkat çekici noktası, ortaya çıkan davranışların önceden programlanmamasıydı. Sanal sinek, video oyunlarındaki gibi hareket etme, temizlenme ve beslenme gibi günlük faaliyetleri kendi içinde sergiledi. Araştırmacılar, bu kalıpların beynin mevcut sinaptik ağına dayandığını ve simülasyon ortamında kendiliğinden ortaya çıktığını belirtiyor. Böylelikle bu deney, yapay zeka modellerinin sinek davranışlarını taklit ettiği önceki çalışmalardan ayrışıyor; burada gerçek bir biyolojik beynin dijital kopyası söz konusu.
50 MİLYON SİNAPTIPK BAĞLANTI, %95 DOĞRULUK
Çalışma, 2024 yılında Nature’da yayımlanan kapsamlı bir beyin modeline dayanıyor. Eon’un ekip liderliğindeki çaba, yetişkin bir meyve sineğinin beynini temsil eden 125 binden fazla nöron ve yaklaşık 50 milyon sinaptik bağlantıyı dijital ortama aktardı. FlyWire konektom veri seti ve makine öğrenmesi teknikleriyle oluşturulan model, motor davranışları tahmin etmede yaklaşık %95 doğruluk sağladı. Ancak ilk sürümün bedensiz olduğunu belirtmek gerekir; aktivite üretilebiliyor, fakat bu aktivitenin harekete dönüşeceği fiziksel bir beden mevcut değildi.
BEDENSİZ HALDEN BEDENE GEÇİŞ
Yeni çalışmada, araştırmacılar bu açığı kapatıyor. Önceki beyin modeli NeuroMechFly v2 simülasyon çerçevesi ile MuJoCo fizik motorunu birleştirdi; böylece dijital beyin, fizik kurallarıyla çalışan sanal sinek bedenine entegre edildi. Bu adım, duyusal verilerin sinir ağı boyunca iletilmesini, motor komutlarının üretilmesini ve sanal bedenin bu komutlara uygun hareket etmesini sağlayan tam bir algı-hareket döngüsünü oluşturdu. Beynin algıdan harekete uzanan yolunun artık eksiksiz bir şekilde simülasyonda çalıştığı ifade ediliyor.
GELİŞİMİN SIRADIŞI YOLU
Eon Systems, bu çalışmayı daha büyük bir adım olarak görüyor. Bir sonraki hedef, yaklaşık 70 milyon nöron içeren bir farenin beyninin tam konektom haritasını çıkararak yüksek doğruluklu bir dijital emülasyon yaratmak. Bu rakam, meyve sineğinin beynindeki nöron sayısının yaklaşık 560 katına karşılık geliyor. Bilim insanları için asıl zorluk, yöntemin pratik olarak uygulanabilir olup olmadığından çok, verinin ve ölçeğin yönetilebilirliğinde yatıyor. Meyve sineği üzerinde elde edilen başarı, daha karmaşık beyinlerin dijital olarak modellenmesini mümkün kılıyor ve insan beynine dair keşif yolculuğunu ileriye taşıyor.
1
Elon Musk ve Anonymous Arasındaki Dijital Çatışma
2
“Old Smokers” Adı Verilen Yeni Bir Yıldız Türü Keşfedildi
3
Google 2024 Çevre Raporu: Yapay Zeka ve Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi
4
Yağmur Olasılığı: Anlamı, Hesaplanması ve Yanlış Anlamalar
5
Deniz Buzlarının Azalması ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri