Birleşmiş Milletler’in mali tablosu alarm veriyor: yıllık aidatlarını zamanında ödemeyen bazı üye ülkeler nedeniyle nakit akışında sıkıntılar yaşanıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ocak ayı sonunda üye ülkelere gönderdiği mektuplar, 2025 yılını rekor miktarda ödenmemiş borçla kapattıklarını ve bu durumun finansal çöküş riskini artırdığını ortaya koyuyor. “Derinleşen kriz, programların uygulanmasını tehdit ediyor ve mali çöküş ihtimalini yükseltiyor. Durum yakın gelecekte daha da ağırlaşabilir.” ifadesi, bu uyarının merkezinde.
Bu kriz iki temel dinamikten besleniyor. Birincisi, bazı ülkelerin zorunlu aidatlarını ödememesi veya geciktirmesiyle oluşan nakit sıkışıklığı. İkincisi ise BM’nin bütçelerin kullanılmayan kısmını üye ülkelere iade etme zorunluluğu; bu kural, 1945’ten bu yana yürürlükte. Yetkililer, ABD’nin ödemelerinin yaklaşık %95’inden sorumlu olduğunu ve Washington’un bütçeye yaklaşık 2,2 milyar dolar borcu bulunduğunu belirtiyorlar. Ayrıca aktif barış misyonları için yaklaşık 1,9 milyar dolar borç da listeye ekleniyor. Bu mali baskılar, BM Genel Merkezi’nin New York’ta ağustos ayında kapatılması ihtimalini ve eylülde yapılacak Genel Kurul Toplantısı’nın iptalini gündeme getirebiliyor.
ABD ve Çin en yüksek katkıya sahip üye ülkeler olarak öne çıkıyor . Alman Kalkınma ve Sürdürülebilirlik Enstitüsü’nden BM Finansmanı Uzmanı Ronny Patz’a göre, BM’nin iki ana bütçesi bulunuyor: çekirdek bütçe ve barışı koruma operasyonları için ayrılmış ayrı bir bütçe. Bu kalemler, üye ülkelerin zorunlu aidatlarıyla finanse ediliyor; mülteci yardımları ve kalkınma projeleri gibi pek çok faaliyet ise gönüllü katkılara dayanıyor. Aidatların ülkelerin ekonomik gücüne göre belirlendiği belirtiliyor ve en yüksek pay ABD’de: %22. Çin ise payını son yıllarda %20’ye yükseltti. Zorunlu aidatlar zamanında ödenmediğinde çekirdek bütçe sarsılıyor, gönüllü bağışlarda yaşanan düşüş ise insani yardım ve programlarını zorlaştırıyor.
Krizin odağında ABD’nin gecikmiş ödemeleri var Patz, ABD’nin 2024 bütçesi için ya hiç ödeme yapmadığını ya da çok sınırlı bir ödeme gerçekleştirdiğini ifade etti. 2025 bütçesi için de benzer durum geçerli. 2026 bütçesi için durum netleşmedi. Çin ise son yıllarda ödemelerini yıl içine yayarak gerçekleştirdiğini, bu durumun da nakit akışını bozduğunu söyledi. Patz, BM’nin mali olarak iflas etmek üzere olabileceğini belirtse de mevcut tasarruf tedbirleriyle bu riski geçici olarak hafifletmenin mümkün olduğunu, ancak harcamaların kısılmasıyla krizin daha da ağırlaşacağını kaydetti.
Reformlar ve bütçe acil önlemler Patz, üye ülkelerin mali krizi yalnızca kısa vadeli olarak değil, uzun vadeli bir sorun olarak ele almaları gerektiğini vurguluyor. Mevcut kuralların, özellikle harcanamayan ödeneklerin iadesine ilişkin hükümlerinin acilen değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. ABD’nin ödeme yapmaması halinde kalan kaynaklar üzerinden “acil durum bütçesi” oluşturulması önerisini de dile getiriyor.