Kullanılan ilaçlar ve günlük alışkanlıklar böbreklerin işlevlerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle yanlış uygulamalar, böbrekleri zorlayarak hasara yol açabilir ve zamanla böbrek yetmezliğine gidebilecek durumları tetikleyebilir. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Erol Demir bu risklere karşı dikkat edilmesi gereken noktaları ve önemli önerileri paylaşıyor.

Her gün yaklaşık 180 litre kanı süzen böbrekler, bu süzme sayesinde günlük 1-2 litre idrar üretir ve atıkları vücuttan uzaklaştırır. Ayrıca üre, sıvı dengesini düzenler; minerallerin dengesini sağlar; kemik metabolizmasını etkileyen kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler; pH seviyesini dengeleyen hidrojen ve bikarbonat seviyelerini ayarlar; çeşitli hormonlar üreterek kan hücrelerinin üretimine katkıda bulunur; bazı hormonlar sayesinde kalp sağlığını destekler ve ilaçların vücuttan atılmasına yardımcı olur. Böbrekte meydana gelen hasar bu pek çok fonksiyonun bozulmasına yol açabilir.
Kronik Böbrek Yetmezliği gün geçtikçe daha sık görülen bir sağlık sorunu haline geliyor. Ülkemizde şu anda kronik böbrek hastalığına sahip yaklaşık 9 milyon hasta bulunduğu tahmin ediliyor; bu sayı 2010’da yaklaşık 3 milyondu. Yaşlanma, kronik hastalıkların artması ve hastaların farkındalığının sınırlı olması, hastalıkların erken tanı ve tedavisini zorlaştırıyor. Böylece ilerleyen süreçte hastalığın durumu kontrolden çıkabiliyor.
Böbrek Sağlığına Dikkat Nasıl Hasar Görür?
Böbrek hasarı iki ana şekilde ortaya çıkabilir: ani (akut) böbrek hasarı ve uzun süreli sürdüğünde kronik böbrek yetmezliğine dönüşen durum. Akut böbrek hasarı özellikle yaşlılarda sık görülebilir ve bilinçsiz ilaç kullanımı, kontrast maddeler, enfeksiyonlar veya kanser gibi etkenlerle ilişkilidir. Uzun vadeli etkenler ise hipertansiyon, diyabet, taş hastalığı ve bazı ailesel böbrek hastalıklarıdır.
NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
1 – Fazla kilo Obezite böbrek hastalıklarını tetikleyebilir ve mevcut hastalıkları ağırlaştırabilir. Diyetisyen veya endokrinoloji uzmanıyla iş birliği yaparak kilo yönetimi önemlidir.
2 – Kronik hastalıkları önemsememek Hipertansiyon, diyabet ve benzeri durumlar için düzenli takip ve tedavi böbrek sağlığı için kritik. En az yılda bir kez idrar ve kan tahliliyle böbrek fonksiyonları kontrol edilmelidir. 40 yaşından sonra tansiyon ölçümü evde takip için faydalıdır.
3 – Tuz tüketimini aşırıya kaçırmak Ortalama bir Türk günde yaklaşık 14 gram tuz tüketirken önerilen günlük miktar 5 gramdan azdır. Özellikle ekmek, peynir, zeytin ve konserveler tuz yükünün başlıca kaynaklarıdır. Hipertansiyon veya böbrek hastalığı olanlar için tuz tüketimini azaltmak hayati öneme sahiptir.
4 – Hazır ve paketli gıdalara yönelmek Bu tür yiyecekler yüksek sedimentli besinler içerebilir ve böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir. Mümkün olduğunca doğal, mevsiminde sebze-meyve ağırlıklı ve dengeli bir diyet benimsenmelidir. Kronik böbrek hastalığında protein kısıtlaması ancak ileri aşamalarda gerekebilir.
5 – Sigara ve aşırı alkol Sigara ve alkol tüketimi, çok sayıda kanseri ve ölüm riskini artırmanın yanı sıra böbrek hastalıkları için de olumsuz bir etki yapar.
6 – Hareketsiz yaşam Günlük yaşamda hareketi artırmak, kısa yürüyüşler ve merdiven kullanımı gibi basit uygulamalar böbrek sağlığını destekler.
7 – Susuz kalmak Yeterli su tüketimi böbreklerin daha dengeli çalışmasına yardımcı olur. Sıvı ihtiyacı mevsime göre değişir; yazın daha fazla, kışın daha az olabilir. Ancak genel olarak yeterli sıvı almak önemlidir.
8 – Gelişigüzel ilaç kullanımı Ağrı kesiciler ve bazı antibiyotikler bilinçsiz kullanımda böbreğe zarar verebilir. İlaçlar yalnızca doktor kontrolünde ve gerektiği şekilde kullanılmalıdır.