Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun haftalık verileri, vatandaşların kredi ve kart borçlarındaki yükselişi net bir şekilde gösteriyor. 8 ayda borçlar, önemli ölçüde artış göstererek toplam tutarı yeniden şekillendirdi. 2025 başında tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borçları, yılın ikinci yarısında kayda değer bir yükselişle dikkat çekti.
Ocak’tan Eylül’e kadar olan dönemde borçlarda kaydedilen artış Ev/İşyeri kredileri ve taşıt kredileri gibi kalemleri etkiledi; konut kredileri hafifçe yükselirken taşıt kredileri ise geriledi. İhtiyaç kredileri ve kredi kartları ise borç yükünü daha da ağırlaştırdı.
“İNSANLARIN AY SONU GELİŞİNDEN ÖTE ÇARE YOK” başlığıyla yapılan açıklamada, yurttaşların geçimlerini sürdürmek için banka kredilerine ve kredi kartı limitlerine bağımlı hale geldiği ifade edildi. Taşıt kredilerindeki belirgin düşüş, yeni araba alımının zorlaştığını gösterirken ihtiyaç kredisi ile kart borçlarındaki hızlı yükseliş ise günlük yaşamı sürdürmenin temel yolunun borçlanmak olduğunu ortaya koyuyor.
İktidarın ekonomik istikrar ve enflasyondaki iyileşme söylemlerinin, söz konusu rakamlar karşısında sarsıldığı belirtiliyor. “Borçla ayakta duran hane halkı ekonomisi sürdürülebilir değildir” ifadesiyle, borcun birikmesinin toplumsal sonuçları vurgulanıyor.
CHP’li yetkili, bu görüntüyü yalnızca istatistik olarak görmüyor; milyonlarca ailenin günlük yaşamını, çocuklarının giderlerini ve ev kirasını etkileyen gerçek bir drama olarak değerlendiriyor. Finansal sıkıntılar, artık sadece bireysel değil aile düzeyindeki borçlanma ihtiyacını da büyütüyor.