DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BITCOIN 3391320-7,12%
İstanbul

KAPALI

  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
  • Footer 3
Buzul Çağı Avcısının Gizli Dikişleri: Çekya’dan Taş Aletler ve Ticaret Ağlarının İzleri
  • Gazete Köşesi
  • Teknoloji
  • Buzul Çağı Avcısının Gizli Dikişleri: Çekya’dan Taş Aletler ve Ticaret Ağlarının İzleri

Buzul Çağı Avcısının Gizli Dikişleri: Çekya’dan Taş Aletler ve Ticaret Ağlarının İzleri

ABONE OL
14 Ekim 2025 20:36
Buzul Çağı Avcısının Gizli Dikişleri: Çekya’dan Taş Aletler ve Ticaret Ağlarının İzleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milovice köyünde 2009 yılında meydana gelen basit bir çöküntü, unutulmuş yeraltı mahzenlerini gün yüzüne çıkardı ve arkeologlar için adeta zaman kapsülü gibi bir buluntuyu ortaya koydu. İçeride, deriyle paketlenmiş bir kesenin içinde korunan 29 adet taş uçlu ve bıçaklı aletler, avcının günlük yaşamına dair çarpıcı ipuçları sundu. Bu koleksiyon, Buzul Çağı’nda yaşayan bir avcının nasıl ve neyle çalıştığını anlamamıza yardımcı oluyor.

Yakınlardaki bir ocak kalıntısının incelemesi, hayvan kırpma ve kereste işçiliğine uygun kullanılan bu aletlerin, 29.550 ile 30.250 yıl öncesine ait olduğunu netleştirdi. “Avcı kırılan büyük bıçakların parçalarını atmamış” ifadesi, israf nedir bilmeyen bir praktiktir gibi, o dönemin üretim felsefesinin bir parçasını gösteriyor. Mikroskopik analizler, çoğu bıçağın deriyi açmak ve ahşabı yontmak için yoğun olarak kullanıldığını, bazılarını ise mızrak veya ok uçları olarak görevlendirdiğini ortaya koyuyor.

Altı aletteki kırıklar, avına isabet ettikleri anlarda oluşan tipik çatlakları gösteriyor ve bu, arkeologlara avcının taktiklerini anlamada önemli bir rehber sağlıyor. İlginç olan ise kırılan parçaların atılmaması; deri işleme gibi daha sanatlı veya hassas işlerde yeniden değerlendirilip kullanılmasıdır. Bu davranış, hammaddenin değerini ve israfın zararını vurgular nitelikte.

Taşların kökeni de ayrı bir hikaye anlatıyor. Analizler, çakmaktaşlarının yaklaşık 130 kilometre kuzeyden geldiğini, diğer alet taşlarının ise yaklaşık 100 kilometre uzaktaki Slovakya’dan getirildiğini gösteriyor. Dahası, bir bıçağın nadir bir opaldan yapıldığına dair bulgu, avcının tek başına uzun mesafeler kat etmesinden ziyade, Orta Avrupa’daki farklı avcı-toplayıcı grupları arasındaki ticaret ve değiş-tokuş ağlarının varlığını işaret ediyor.

Gravettian kültürü kapsamında değerlendirilen bu aletler, dönemin Venüs heykelcikleriyle anılan sanatsal yanını sınırlı da olsa hatırlatır; fakat burada ön planda olan, zorlu yaşam koşulları altında hayatta kalma mücadelesidir. Bu buluntu, gördüğümüz gibi, tarih boyunca yalnızca büyük zaferlerle değil, donmuş topraklarda günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan insanların kişisel hikâyeleriyle de doludur.

En az 10 karakter gerekli